
LAZ-KIVIRCIK AYRIMI PROVOKASYONDUR!
01 Subat 2020 17:32:21
Yeni Ufuk’ta yayınlanan bir okur mektubu benim için uyarıcı oldu:
Okurumuz mektubunda AKP Ereğli İlçe Başkanı Fatih Çakır’ı eleştiriyordu. Mektubu okurken, eleştirilerin tümü içinde kaybolmuş gibi görünen, ama aslında kıymık gibi rahatsız edici bir detay dikkatimi çekti.
Neydi o?
Etnik ve bölgesel ayrımcılıktı!
Okurumuz, Çakır’ı, parti içinde olsun, genel planda olsun ayrımcı bir politika izlemekle suçluyordu. Okurumuza göre, son yerel seçimde AKP’nin bir önce ki seçime göre büyük oy kaybetmesinin nedenleri arasında bu da vardı. AKP, diğerlerinin yanısıra bu ayrımcı politika yüzünden seçimi kaybetmişti…
Çakır’ın başarısız bir politikacı olduğu kesin!
Zaten herşey ortada:
Son yerel seçimde elindeki belediyeyi 10 puanlık oy kaybıyla CHP’ye teslim etmesi bile, sadece bu bile, bu niteleme için yeter de artar!
Etnik ve bölgesel ayrımcılığa gelince…
Çakır’ı bu konuda eleştiremem, çünkü gerçekten ayrımcı bir politika izleyip izlemediği konusunda bir bilgim yok. Tek bir okur mektubundan yola çıkarak bu konuda spekülasyonlara girişmek de bana göre değil.
Ama, iddia doğruysa, Çakır’ın hala ol koltukta niçin oturmaması gerektiğinin bir başka ciddi nedeni de ortaya çıkıyor.
Herneyse…
Yerel jargona, “Laz-Kıvırcık” şeklinde giren “yerli-yabancı” ayrımcılığı, Ereğli’nin ve genelde Zonguldak ve çevreresinin 140 yıldır kanayan yarasıdır:
1867 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesi, kömür madeninde işçi olarak sadece Ereğli dahilindeki 14 köyün 15-55 yaş arasındaki erkeklerinin çalışabileceğini buyuruyordu. Çalışma zorunluydu ve 12’şer günlük “nöbetler” (gruplar) şeklinde uygulanacaktı.
Zaman içinde maden işletmeciliğinin gelişmesi ve Ereğli köylerinden alınan işçilerin yetersiz hale gelmesi ile 1880’li yılların başlarından itibaren yasak kalktı. Bunun üzerine Türkiye’nin dörtbir yanında özellikle de, o tarihlerde “Lazistan” olarak anılan Doğu Karadeniz ile Güneydoğu’dan Zonguldak-Ereğli ve çevresine işçi akını oldu. İşçi akınını, zaman içinde, küçük ve ortaölçekli ticaret sermayesi izledi. Tüccar-ağaların egemen olduğu yerel sosyal yapı değişime uğramaya başladı.
Erdemir’in yapımı ile yeni bir sosyal düzene geçildi. Kentte yaşayan ahalinin etnik ve bölgesel yapısındaki bu değişim, yerli-yabancı ayrımcılığını körükledi. Yeni sosyal mozaik kötü siyasetçiler tarafından her alanda sömürüldü, günümüze kadar uzandı…
Sadede geleyim:
Etnik olsun bölgesel olun ayrımcılık provokasyondur! Neoliberal kirli politikacıların halkı bölmek için kullandığı bir tuzaktır bu!
Çünkü onlar da bilir ki bölünen halk güçsüz düşer, onları yönetmek ve manipüle etmek kolay hale gelir.
Ereğli halkı bu kirli oyunu bozmalı artık! Bu oyunun aktörlerini siyasetin dışına itmeli ve bölücü politikalara sırtını dönmelidir.
Ereğli’de yaşayan herkes, etnik ve bölgesel kökenleri ne olursa olsun bu kentin insanıdır, Ereğli’lidir.
Siyaset, etnik ve bölgesel ayrımcılık temelinde değil, sınıfsal temelde yürütülürse gerçekçi olur, fayda sağlar.
Siyasetçi ayrımcılık mı yapıyor politikacı, itiverin onu bölücülüğün çöp tenekesine!
Bu gibilerden ne kente, ne bölgeye, ne de ülkeye bir fayda gelmez!
Bu değerlendirmem bütün siyasal partiler için geçerlidir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








