
2020,”HAYIRLARA VESİLE OLACAK”MI?
29 Kasim 2019 18:36:31
Muhalefetin iyice tökezlediği bir sırada iktidardakilerin “kontrat yenilemek”için gittikleri fırsatçı/baskın erken seçimleri bir yana koyacak olursak,sandıksal demokrasilerde erken seçime,”üçlü dalga”karar verir.
Üçlü dalga,peşpeşe büyüyerek gelen ekonomik,sosyal ve siyasal krizlerdir.Enazından yakın geleceği görme yeteneğine sahip siyasal iktidarlar,bu üç krizin iç-içe geçirip derinleşmesi sürecine,ya da kaotik bir sürece girilmeden,erken seçim yoluna başvurabilirler.Bu onlara hem daha az yıpranma olanağı sağlar,hem de,yeniden durumu kurtarma fırsatı!
Güzelim ülkemizde başa oynayan siyasetçilerin kimisi,şu sıralar,hayli pes perdeden,kimisi de utangaç bir ifadeyle de olsa,erken seçimi seslendirmeye başladılar.
İktidardakilerin (AKP+MHP) erken seçime yaklaşımı,negatif! İstemiyorlar.Bu tavırla,”işler yolunda”mesajı vermeye çalışıyorlar.Anamuhalefet ile öteki muhalefet partileri de bu konuda çok net bir tavır takınmadılar henüz.”Her zaman hazırız”gibi muğlak ifadelerle durumu geçiştiriyorlar.
Ama yine de erken seçimin seslendirilmeye başlanması önemlidir.Çünkü,ateş olmayan yerden duman çıkmaz! Artık iktidarın da kabül ettiği gibi Türkiye bir ekonomik kriz koşulları içinde.İyimserliğinin boyutu fantastik bir irtifa kazanmış olan Hazine Bakanı Berat (Albayrak) Bey’in son yaptığı “toparlanıyoruz”açıklaması bile,ekonomimizin dağınıklığını gösteriyor! Mecazen,iktidarın toparlanıp gitmekte olduğu şeklinde bir algıda da yaratmıyor değil bu açıklama!
Ekonomik kriz,sosyal krize yolaçar.Bu da kendisini spontane kitle hareketleri şeklinde gösterir.Kitle hareketleri,imza toplamaktan sokak gösterilerine kadar çeşitli formlarda ortaya çıkabilir.
Şu sıralar dünyanın çeşitli ülkelerinde,bu arada komşumuz İran’da da benzeri sokak hareketleri var.Bunlar da ekonomik krizden beslenen hareketler…
Bizde sokak hareketleri yok.Çünkü ekonomik kriz kitle gösterilerine yolaçacak bir derinliğe ve sürekliliğe kavuşmadı henüz.İyimser bir yaklaşımla,kavuşamayabilir de.Ama,sözüne güvenilir iktisatçılarımız bu konuda çok iyimser değil,tam tersi! İşsizliğin,pahalılığın ve yoksulluğun arttığını işaret eden yaşamsal gerçekler de onları doğruluyor zaten.
Buradan şöyle mantıki bir sonuç çıkar:
Ekonomik kriz,2020’de daha da kötüye giderse,bunun yolaçacağı derin sosyal ve siyasal krizler,Türkiye’yi bir erken seçimin eşiğine taşıyabilir.
Ben de öyle olacağını düşünüyorum.
Hatta şunu bile söyleyebiliriz:
“Saraydaki CHP’li” gibi provokatif olaylar,bir erken seçimin ön hazırlıkları olarak bile kabül edilebilir.
Anlaşılıyor ki,iktidarın olsun muhalefetin olsun alt gündeminde erken seçim belirgin bir şekilde öne çıkmaya başladı.
Şu anlama geliyor bu:
Genel seçimin zamanında yapılmaması olasılığı,yapılmasına ağır basmaya başladı.
Bunun bir başka göstergesi de,AKP’den kopan önemli isimlerin şu sıralar parti kurma çalışmalarına hız vermesi…
Bir TV’ye açıklamalarda bulunan Babacan’ın,dolaylı yoldan,”Tek Adam”sisteminin tutmadığını söylemesi ve bunun belirtileri olarak da ekonomik kriz ile özgürlüklerin kısıtlılığını işaret etmesi,O’nun da Türkiye’nin yakın geleceğinde önemli değişikliklerin olabileceğini hissettiğini gösteriyor.
Babacan’ın Batı’da karşılığı olan bir politikacı olması,onun bu görüşlerinin Batı tarafından da,-en azından-yadsınmadığı anlamına geliyor.
Biliyoruz ki yeni partiler siyasal istikrara sahip olmayan ülkelerde doğar daha çok.Ülkemizin gerçekleri,özellikle Başkanlık Sistemi’ne geçildikten sonra,merkeziyetçi bir yönetim üslubuyla siyasal istikrarın sağlanacağı şeklindeki tezi boşa çıkarttı.
Aslında sözü edilen yapay bir istikrardı.Çünkü demokrasinin tam anlamıyla yaşam bulmadığı ülkelerdeki istikrar,demokrasinin boğulması ile sağlanan istikrardır ki,dedik ya,yapaydır!
Sorun şurada düğümleniyor:
Olası bir erken seçi
m beraberinde Başkanlık Sistemi’nin yerine Parlamenter Sisteminin yeniden “ikamesi”koşuluyla mı gelir,yoksa Sistemi içselleştiren bir kabüllenme ile mi?
2020’nin en önemli gündem maddesi bu olacak gibi geliyor bana…
Kişisel görüşüm şu:
Başkanlık Sistemi tutmadı.Ama,parlamenter sisteme yeniden dönülmesi halinde siyasal istikrarın sağlanacağı tezi de o kadar inandırıcı değil.
2020,pek de “hayırlara vesile olacak”bir yıl olacağı benzemiyor özetle…
Ama yine de umudumuzu yitirmeyelim.Yitirecek başka şeyimiz de kalmadı zaten!..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








