
İLK 8 KASIM MERASİMİ…
08 Kasim 2019 13:42:52
(I)
Kurtuluş savaşımızı da içine alan Cumhuriyetimiz bir milli-demokratik devrimdir.Devrimin yarım kalmış olması onun bu niteliğini değiştirmez.
Cumhuriyet,feodal Osmanlı’nın her alandaki reddidir.Bir milli-demokratik devlet yaratma projesidir.
Göktürk konfederasyonundan bu yana tarihte önemli devletler kurmuş olan Türkler,kurtuluş savaşını da kapsayan cumhuriyet devrimiyle,tarih sahnesine ilk kez millet olarak çıktılar.Cumhuriyetle Osmanlının ümmeti,millete dönüştü.
Tarihten biliyoruz, milli-demokratik bir devlet yaratmak öncelikle bir kültür sorunudur.600 yıl ortaçağ kültürüyle beslenmiş Anadolu halkına cumhuriyeti anlatmak,onları çağdaş bir kültürle donatmak kolay bir iş değildi.Bu görevi Halkevleri üstlendi.
Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda,bağımsız bir toprağımız ve iyi kötü bütünleşmiş bir pazarımız vardı.Ama,en azından ortak bir yazı dili ile kültür birliğimiz yoktu.
Halkevleri,milleti millet yapan beş karakterden (toprak,Pazar,kültür,dil ve manevi şekillenme)son üçünü inşaa etmek görevini üstlenmişti…
00
8 Kasım’a geliyorum…
Taşkömürünün Ereğli’de 1829 yılında bulunduğu Osmanlı’dan bu yana biliniyordu.Osmanlı gazetelerinde,örneğin Sabah’ta,haber bile olmuştu.
Ama elde,yine de,ayrıntılı bir bulunuş öyküsü yoktu.
Bu görevi,1932 yılında,Zonguldak Halkevi yerine getirdi.
Burada sözü 1930’lı yılların Zonguldak Halkevine bırakıyorum:
“Halkevimizin kuruluş tarihine kadar Ereğli-Zonguldak havzasında,maden kömürünün ilk keşfine (bulunmasına)ait malumat(bilgi),sadece ilk bulunuş senesi tarihinden ibaretti.Bu tarih,1829 senesidir.
Halkevi komiteleri faaliyete başladıktan sonra başardıkları mühim hizmetler arasında bilhassa bu mesele ile meşgul olmuşlardır.Halkevi,kömürün keşfi tarihi etrafındaki en sahih (gerçek) malumatı genişletmek,kaşif hakkında mevcut rivayetleri derinleştirerek ve kömürün keşf gününü tespit ederek Uzun Mehmet tarafından ilk maden kömürü damarının hicri 1245 Kasımının birinci günü bulunduğu neticesine varmıştır.Bu tarih,elde mevcut eski takvimlerde miladi seneye tatbik edilmiş ve Türkiye’de ilk maden kömürünün keşif tarihi olarak 8 Teşrinisani (Kasım) 1929 tarihi kat’i olarak tespit edilmiştir.
(…)
Uzun Mehmet’in kömürü keşf tarihini tespit eden Komite şu zevattan (kişilerden)t eşekkül etmiştir:
Esbak(eski)havzai fahmiye müdürü umumisi(genel müdürü)Hüseyin Fehmi (İmer)Bey,Zonguldak gazetesi başmuharriri (yazarı)Tahir Kara Uğuz Bey,Halkevi neşriyat komitesi mümessili(temsilcisi)Ahmet Naim (Çıladır)Bey”.(Cumhuriyetin On Yılında,Zonguldak Halkevi yayını,İstanbul Sanayi inefise matbaası,1932,s.116 ve 118)
1932 yılındaki ilk kutlama milli bayram programıyla yapılmıştı:
Halkevini okuyalım:
“8 Teşrinisani(Kasım)1932’de,vilayetimiz topraklarında gömülü hazinenin keşfinin 103’ncü yıldönümü şerefine ve o hazineyi bulan Uzun Mehmet namına çok samimi bir ihtifal (anma) yapılmıştır.Merasime mektepler,izciler,resmi ve hususi(özel)bütün teşekküller,cemiyetler ve halk iştirak etmiştir.
O gün Uzun Mehmet adına dikilen bir abidenin açılma merasimi yapılmış,bir cadde ve bir parka Uzun Mehmet ismi verilmiştir.
O gün bu merasim yalnız vilayet merkezinde değil,vilayetin bütün kazalarında da tatbik edilmiş;Ereğli halkı ,Uzun Mehmet’in doğduğu Kestaneci köyüne kadar giderek tezahürat yapmıştır.
Bayram münasebetiyle Halkevi,Ticaret Odası,Maden müesseleri,Uzun Mehmet ailesine teberruatta(bağışta)bulunmuşlardır.
Uzun Mehmet bayramına bilaistista(ayrımsız)bütün İstanbul ve Ankara gazeteleri alaka göstermiş,bayram günü hepsi Uzun Mehmet’e uzun bentler (sütunlar)ayırmıştır.Bayram gecesi İstanbul radyosunda maden kömürünün Uzun Mehmet tarafından keşfine ait müderris(profesör)Refik Beyefendi tarafından bir konferans verilmiştir.”(Aynı eser,s.117).
Şimdi canalıcı soruya geliyorum…
Kömür 1829 yılında bulunmuş…
O zamandan ta 1932 yılına kadar kimsenin umurunda değil bu.Kim bulmuş,nerede ve nasıl bulmuş arayan soran yok.Haliyle tören filan da yok.
Tam 103 yıl!
Cumhuriyet ilan ediliyor,aradan geçiyor 9 yıl,yine yok!
Aslında,laf aramızda,çok da önemli değil kömürü kimin bulduğu!
1930 başlarında ne oluyor da kömüre bir b
ulunuş öyküsü yazılmasına gerek duyuluyor?
Bu soruyu yarınki yazımda yanıtlayacağım.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.











