
KEMAL ANADOL’UN SEMPOZYUMU (2)
02 Ekim 2019 11:40:52
(2)
Geçen yazımda,Kemal Anadol’un hazırlayıp yöneticiliğini üstlendiği ismi konulmamış sempozyumun proğramına katkı için çağrıldığımız toplantıdaki yanlışlıklar üzerinde durmuştum.
Bizden programa katkı/öneri isteniyordu,ama program gerçekte kesinleşmiş bir programdı! Bu yüzden bizim ona katkımız olamazdı.O halde niçin çağrılmıştık?!
Etkinliğin dördüncü gününde yerel tarihçi ve yazarlara yer verilmişti,ama programı belli değildi.Orada benim de ismim vardı,ama ismimi kullanmadan önce kimse benden izin almamıştı,böyle bir etkinlikten haberim bile yoktu!
Geçen yazımda,bu asgari nezaket kurallarından yoksun tavrı eleştirmiştim.
Devam ediyorum:
Şu akıllara gelebilir belki:Sina Çıladır,ana programa konuşmacı olarak çağrılmadığı için mi sorun çıkartıyor!
Bu,yanlış.Çünkü işitme sorunum nedeniyle böyle toplantılara konuşmacı olarak katılamıyorm zaten.Konuşsam,bu kez soru-yanıt bölümünde takılıyorum,sorun yaşıyorum.
Yani tepkim,bencilliği çağrıştıran tüm duyguların dışında/üzerinde…
Şunun da altını çizmek istiyorum:
Kemal Anadol’un ilerlemiş yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen,birşeyler katmak için,uzun yıllar önce yerleştiği İzmir’den Ereğli’ye dönmesi,-etkinlikteki pozisyonu ister amatör,isterse profosyonel olsun-,takdire değer bir duruştur.
Yani…
Kemal Anadol ile de bir sorunum yok,olamaz da zaten.Yarım yüzyıllık tanışıklığımız dostluğumuz vardır.
Sempozyumun Ereğli’ye somut bir yararı olur mu olmaz mı? Bunu irdeleyeceğim.Derdim bu…
Sonuçta etkinliği halk finanse edecek! Gazeteciyiz,halk hizmeti yapıyoruz.Etkinliği yolun başındayken irdeleyip sorgulamak görevimiz…
00
Sempozyumlar,akademik toplantılardır.Bu gibi toplantılar konuşmacıların hemen tamamını akademik ünvanı olanlar oluşturur.
Ereğli’deki etkinlikte 18 konuşmacı yer alıyor.Bunun 10’u akademisyen.
Ana tabloda Ereğli’den sadece üç konuşmacı var.Birisi,Belediye Başkanı Posbıyık, Erdemir’i anlatacak;öteki,Raif Tokel,Cehennem ağzı mağaralarını anlatacak;Seyfettin Onat da,Ereğli mutfağını…
Şu dikkatimi çekti:
Etkinlik tümüyle dışarlıklı! Etkinlikte,kentteki başta TSO ve öteki Oda’lar olmak üzere tüm STK’lar devredışı!
Keza,otuz küsur yıl önce kitabını yazdığım Erdemir’deki ilk işçileşme olayı ile sendikacılık ve işçi eylemlerini,bir sendika uzmanı”anlatacak! Aynı kişiden,”Beyaz Gemi”Provokasyonunu da öğreneceğiz! Gerçi bu kimse, benim de içinde bulunduğum otuz küsur aydın,sendikacı ve işçinin arasında değildi Beyaz Gemi’de!..
Siyasi polisin Sirkeci/Sansaryan hanındaki tabutluklarında sorgulananların arasında da yoktu haliyle! Benim gibi,bu olayla ilgili olarak bir yıla yakın cezaevinde yatanların arasında da bulunmuyordu!..
Ama,yine de Beyaz Gemi provokasyonunu bu arkadaştan dinleyip öğreneceğiz!..
Programda,Ereğli ile ilgisi konular ağırlıkta,ama bütünlüğü yok.
Ayrıca,Ereğli ile hiç ilgisi olmayan konular da var.Örneğin “Türk Sovyet İlişkilerinin 100.yılı”!Bunu bize,Rusya Federasyonunun Ankara Büyükelçiliğinin birinci katibi anlatacak.Yanlız küçük bir sorunda da yok değil: Sovyetler tarihe karışalı çok oldu.Rusya,artık komünist bir ülke değil.Gorbaçov Sovyetleri toprağa gömdü.Rusya artık kapitalist/emperyalist/yayılmacı bir ülke! Bir ilişkiden sözedilecekse,Rusya-Türkiye ilişkisi denilmesi daha doğru olurdu…
Programda,Ereğli’yi ancak zımnen ilgilendiren akademik konular da var.Anadolu-Balkan ilişkileri gibi…
Bir sorun da konuşma kısıtlılığı:
Konuşmaların 20 dakika ile sınırlı olması,konuşmacıların konularını anahatları ile anlatmalarına yolaçacak,bilmediğimiz ayrıntıları varsa,öğrenemeyeceğiz…(Sanırım bu konuda bir revizyon yapılacak)Ayrıca konuların kronojik bir bütünlüğü yok.Bir tutam antik tarih,bir tutam ortaçağ bir tutam yakın tarih,bir tutam güncel olaylar!..
Özetle,anlatıların tümünü kitap haline getirsek (ki sanırım böyle bir amaç var)bir yamalı bohça çıkar ortaya;her yaması değerli kumaştan,ama yine de yararlı bohça!..
Programın tümü,şöyle bir tablo sergiliyor öte yandan:
Biz,Ereğli’nin gerizekalı zencileri,salonlara bağdaş kurup oturacağız.”Beyaz adam”lar da kürsüye çıkıp bize bizi anlatacaklar! Ancak konular karışık,ayrıca kronolojik bir bütünlükte olmadığı için,bu kez kafamız daha da karışacak!..
Kişisel görüşüm bu etkinlik bir fantezi! Ereğli’ye yararı yok!..
Önerim:
Ereğli’nin antika dönemden bu yana olan tarihsel gelişimini saptamak,mümkün olduğu kadar eksiksiz bir Ereğli tarihi yazmak için bir komisyon kurulmalıdır.Komisyon,diğer materyallerin yanısıra sempozyumdaki dağınık materyallerden de yararlanarak,”oldu”diyebileceğimiz bir Ereğli’nin Tarihi’ni kazandırmalıdır bizlere…
Böyle bir çalışma ortaya çıkartılabilirse,on yılda bir güncellenir,çoğu kentte olmayan “organik”bir yapıt kazanır Ereğli…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








