
BİR HAFTASONU SABAHI
22 Temmuz 2019 00:27:39
Haftasonları kapıcı dost izin yapıyor.Haliyle gazete servisi olmuyor.Gazeteleri genellikle Zehra alıyor.Çok ender olarak da ben…
Benim gazete almaya ender olarak çıkmamın esaslı bir nedeni/mazereti var:
Zehra,arabasıyla alıyor gazeteleri,bense yayan!
Bu sabah erken kalktım (genelde 09’da kalkarım),mutfağın balkonundan dışarıya baktım,hava güneşli,ayrıca poyraz da yok.
Giyindim,çıktım dışarıya…
Biz,Pazar gazetelerini,evimize de yakın olan,Bozhane’deki Toftaoğlu bakkalından alırız.Toftaoğlu’lar,Ereğli’nin en eski bakkallarındandır;Hacı Musa’lara uzanan bakkal geleneğinin son temsilcilerinden…Toftaoğlu’ların bir başka özelliği de,Ereğli’nin özgün şivesiyle konuşmalarıdır.Dahası,cumhuriyet sevdalılarıdır.
Bir Cumhuriyet,bir de Sözcü aldım.
(Bilmeyenler için yazıyorum:
Cumhuriyet,2.5 liradır,Sözcü 1.5…)
Cumhuriyet’in pahalı olmasının nedeni,ilan-reklam gelirinden büyük ölçüde yoksun olması/bırakılmasıdır.
Cumhuriyet’i,Kurtuluş savaşından bu yana olduğu gibi,cumhuriyet ve Atatürk sevdalıları ayakta tutuyor halen de. Devrimci/aydınlık insanlarımız…
Sözcü de,cumhuriyet gibi,cumhuriyet sevdalısı Atatürkçü devrimci,muhalif bir gazetedir.O’nu Cumhuriyet’ten ayıran özelliği,genç yaşına rağmen geniş kitlelerle dirsek teması kurma becerisi bence.
Nitekim,Cumhuriyet 30-40 bin arasında bayi satışı yaparken,Sözcü ortalama 270 bin satıyor…
Cumhuriyet,Sözcü’ye kıyasla daha entelektüel bir profil sergilerken;Sözcü de Cumhuriyet’e kıyasla daha halkçı bir profil sergiliyor.Sanıyorum Sözcü’nün satış başarısının sırrı burada gizli.
Dönüş yolunda,Çınaraltı’ndaki simitçiden bol susamlı çıtır çıtır iki simit aldım…
Saat 9.30’a gelmişti,ama hem kıyı kahveleri ve hem de koşu ve bisiklet parkurları bomboştu.
Bu iki parkur genelde boş oluyor zaten.Sabah erken saatler ile akşamüstleri çok çok 20-30 kişi yararlanıyor buralardan.Pek bir işlevleri yok yani…Kış aylarında sayı daha da düşüyor haliyle…Bence burayı daha işlevsel bir şekle kavuşturmak gerekiyor…
Kıyı yolundan eve doğru yürürken bir şey dikkatimi çekti:
Çınaraltı’ndaki dondurma,mısır balık-ekmek tezgahları,midyeciler filan yok olmuş.Çoktandır,Sanat okulunun orada tezgah açan kokoreççi de yok…
Bunlar kıyıya güzellik katan işlevsel tezgahlardı.Belediye niye kaldırdı onları,anlayamadım!Tüm kıyı kentlerin böyle tezgahları olur.
Bunlar,kıyı kentlerine özgü ayakta yeme-içme kültürünün özgün yerleridir ve kesinlikle işlevseldirler.Ayrıca,dedim ya,kıyıboylarının rengidirler,güzellik ve hareket katarlar kıyılara…”Haksız rekabet”ve hijyen gerekçeleriyle bunları kovalamak,belediyenin bu sorunları çözme yeteneğinden yoksun olduğu anlamına gelir…
Neyse.
Evde ilkten Cumhuriyet’e gözgezdirdim.Her zamanki gibi düzeyli yazılar vardı.Eski yoldaşlardan Ayşe Emel Mesçi’nin yazısı çok duygulandırdı beni:Emel geçenlerde yitirdiğimiz tanınmış tiyatro yazarı Tuncer Cücenoğlu’nu uğurluyordu şiirsel bir dille…
Cumhuriyet’in manşetinde Medreseler haberi yeralırken,Sözcü’nün sürmanşetinde “Kanseri yok eden ilaç bulundu”başlığı ile sansasyonel bir haber vardı.Manşette ise,AKP’li Bursa belediye başkanının,30 Ağustos’un herkesin bayramı olmadığını ileri süren sözlerine tepki gösteriliyordu.
Bizim medyanın ironik bir yapısı vardır:
Ülkenin ve halkın çıkarlarını koruyan medya,azınlıktadır,görece olarak dar bir okur kitlesine ulaşır;vurgunların yalakası konumundaki haysiyetsiz medya ise daha geniş kitlelere ulaşır!
Zaten bunun tersi olsa,ne vurguncular olurdu ve ne de havuz medyası örneğin…
Bakalım bu çarpıklık ne zaman düzelecek?..
Gazeteleri okuyup bitirdikten sonra TRT Spor’daki Juventüs Tottenham maçını izleyeceğim.
Spor kanallarındaki kötü hazırlık maçları ile transfer palavralarından bıktım…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








