
MADENCİ ÖLÜMLERİ…
03 Aralik 2017 22:43:30
“Emek, en yüce değerdir.”
“Dünya,emekçilerin elleri üzerinde yükselir.”
Bunlar,kuşkusuz doğru/ağırlıklı sözler.
Ama, soyut !
Çünkü, en yüce değerin pul kadar değerinin olmadığı, dünyayı ayakta tutan emekçilerin köle muamelesi gördüğü toplumsal sistemin borusu ötüyor hala dünyamızda…
Bu çelişkinin adına kapitalizm diyoruz.
İnsan yaşamının değeri ölçülemez, denilir.
Ama, örneğin maden emekçilerinin yaşamlarının değeri ölçülür.
Dibine kadar sömürülen bir maden emekçisi “işkazası”nda yaşamını yitirirse, ailesine üç-beş kuruş verilip değer takdiri yapılır !..
o o o
Zonguldak’ın kömür madeni 1848’de işletmeye açıldı.
Maden, o gün bu gündür, bir ölüm kapanıdır emekçiler için. Bu güne kadar binlerce maden işçisini kaybettik. Arkaya dönüp bakan yoktur ! Onlar, sadece, kimselerin okumadığı bir istatistik rakamıdır.
Örneğin 1983’teKandilli’de meydana gelen “kaza” da ölen 105 emekçi…
Örneğin, 1992’de Kozlu’da meydana gelen “kaza” da ölen 263 emekçi…
Madende ölümlü bir “kaza”mı oldu, “mesleğin fıtratında var” denilip geçilir.
Cici politikacılar mesajlar filan yayınlayıp yandaş gazetelerde adlarını duyururlar.
Bürokratlar kaza mahalline koşturur, tabutun başında saf tutarlar, madencinin yakınlarına başsağlığı filan dilerler, onlarla resim çektirirler… İlerde adaylık madaylık olursa, böyle resimler işe yarar !..
Sendikacılar olmazıdır cenazelerin !..( İyi niyetlileri ayırıyorum…)
Sonra adını bile anan olmaz o emekçinin…
TTK’nın Karadon ocağındaki son maden kazasına ilişkin politikacı mesajlarını okurken bunlar geldi aklıma.
Acı acı güldüm.
o o o
İki emekçinin yaşamını yitirdiği son göçük kazasının çağrışımıyla olsa gerek, kömür emekçilerinin birer-ikişer öldüğü “küçük” kazalar bana hep Remorque’nin Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok romanını anımsatır. Ajansların iki satırla geçiştirdiği,birer-ikişer cephe ölümlerini…
Kimi ilgililer maden kazalarının geçmişe göre azaldığı savındadır.
Geriye dönüp bakıyoruz, doğru gibi. Gelişigüzel bir örnek vereyim:
1994 yılında maden “kaza”larında 12 işçi ölmüş.Bu rakam 2016’da 4.
Azalmış…
Aslında kazın ayağı öyle değil. Çünkü kaza rakamları tek başına bir şey ifade etmez. Önce şuna bakmak gerekir: 12 veya 4 ölümlü kaza, kaç işçinin kaç milyon ton üretim yaptığı koşullarda meydana geldi ?
1994’te kömürde çalışan işçi sayısı 23 bindi. 23 bin işçi o yıl 4 milyon ton kömür üretmişti. Kaza sayısı 12’ydi.
2016’da ise, 7 bin işçi, yuvarlak hesap 1 milyon ton kömür üretmiş. Kaza sayısı 4.
Kazaları, üretime oranlarsanız milyon ton kömür üretimine 1994’te 3 ölümlü kazanın, 2016’da da 4 ölümlü kazanın düştüğünü görürsünüz.
Artmış…
Şunu da eklemem gerekiyor:
Kömür üreticisi Batı ülkelerinde milyon ton kömür üretimine 0.4 ölümlü kaza düşer. 2016 rakamı, bunun 10 katıdır !..
Özel ocakları hiç sormayın !..
Peki niye yüksek bizde kazalar ?
Üretim zorlaması ve ileri teknolojiye dayalı işgüvenliğine boş verilmesi yüzünden…
Buradan bakıldığında, ocaklardaki madenci ölümlerine “kaza” demek çok zordur. Hayır, cinayettir filan demeyeceğim, bu çok yinelenen tumturaklı lafın ajitasyon değeri bile kalmadı artık ! Soruna daha somut, daha bilimsel yaklaşılması gerekiyor.. Onu da yapan yok gibi bir şey…
Bir soyutlama yapacağım:
TTK emekçileri yalnız…
Özel işletmelerde çalışanlar yapayalnız…
Kaçak ocaklar allaha emanet !...
Geçen hafta Karadon’daki göçükte yitirdiğimiz iki emekçiyi daha toprağa verdik…
Siyasetçiler, bürokratlar ve sendikacılar oradaydı !..
Yani…
Zonguldak cephesinde yeni bir şey yok !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








