
BİR VEFASIZLIK ÖRNEĞİ !
08 Mayis 2017 12:02:23
Geçenlerde bir dost dedi ki bana:
“ Ereğli belediyesinin internet sitesinde Uzun Mehmet’in öyküsü var. Ama kaynak olarak gösterilen yazarların içinde siz ve Ahmet Naim yoksunuz !..”
Böyle şeyler çok umurumda değildir benim. Ama yine de şaşırdım.
Hadi beni bir yana bırakalım. ( Çünkü benim Uzun Mehmet’le ilgili solo bir çalışmam yok. Kömürün bulunuş öyküsü, 1999 tarihinde yayınlanan (Demokrat Yayınları) Kdz.Ereğli’nin Tarihi ismindeki kitabımın içinde çok çok üç-beş sayfa tutar,o kadar.
Peki Ahmet Naim ?
Ahmet Naim, 1933 yılında kömürün Uzun Mehmet tarafından bulunuş öyküsünü yazan, resmi tarihe sokan üç kişilik Halkevi Komisyonu’nun üyesi ! Ötekiler, Tahir Karaoğuz ile H.Fehmi İmer. Bu üç isim bir numaralı kaynaktır.
Uzun Mehmet’in kömürü nasıl ve nerede bulduğu öyküsü onların kaleminden çıkmıştır. (Osmanlı tarihini bunun için didik didik ettiklerini babamdan dinlemiştim.)
Ahmet Naim bununla da kalmıyor. Kömürün bulunuş öyküsünü sahne ve radyo oyunları olarak işliyor; ayrıca, sayısız makalesinde öyküye yer veriyor, kitaplarının içine alıyor.
İlişikte kapağını gördüğünüz oyun, ilk kez 1938 yılında Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezinin “neşriyatı” olarak Ankara Ulus Basınevinde basılmış.
Bu çok ilgi çekici oyunu ben 1992’de yeniden yayınlamıştım.
“Baskıya hazırlayanın Notu”nda şöyle diyordum:
“Uzun Mehmet”i okumadan önce, adının yarattığı çağrışımla, bir “tarihi oyun”la karşı karşıya olduğumu; Ahmet Naim’in, resmi tarihin belirli bir kesitini oyunlaştırdığını düşünüyordum.
Yanılmışım.
Evet, “Uzun Mehmet”in eksenini, Türkiye’de taşkömürünün bulunuşuna ilişkin resmi tarih oluşturuyor. Ama, azıcık yukarıdan bakınca net şekilde görülüyor ki,aslında oyunlaştırılan, kömürün bulunuşuna ilişkin resmi tarih değil, derebeylik düzeninin insan ilintileridir.
Ahmet Naim, kömürün bulunuşu öyküsünün ekseninde; feodal zorbalığı, feodal hukuku, topyekun feodal kültürü sorguluyor. Yer yer ince bir mizah havasında…
Bu yüzden, adını oyuna vermesine rağmen, Uzun Mehmet, son perdeye kadar ortalıkta gözükmüyor. Oyunun ağırlığını, Ereğli derebeyi ile yakın çevresi yaşıyor.
Kömürü bulan Uzun Mehmet’in bir emekçi olması, feodal zorbalığı eleştirmesi ve oyunun sonunda Ereğli müteselliminin adamları tarafından öldürülmesi, akla şöyle bir soru düşürüyor:
Bütün bunlar nereye kadar “tarih”, nereye kadar “öykü” ve nereye kadar “oyun”?
Gerçi oyun, söyledik, resmi tarihteki kömürün bulunuşu öyküsüne denk düşüyor; ama, kömürün bulunuşuna ilişkin resmi tarihi saptayanlardan birisinin de Ahmet Naim olması, yukarıdaki soruya bir haklılık zemini yaratıyor.
Sorunun yanıtı ne olursa olsun, “Uzun Mehmet”, en azından sınıf gerçeğine ters düşmüyor. Resmi tarih de bunu kabul ediyorsa, ötesini niye kurcalamalı ?”
o o o
Sadece bu oyun bile, Ahmet Naim’in adının o sitede anılması için yeterliyken, bunun yapılmayışı, eğer art niyet değilse, kimse kusura bakmasın ama, cahilliktir en azından !..
Belediyenin internet sitesini kim hazırlıyor, bilmiyorum. Onun başında, geçen dönemde İl Kültür Müdürlüğü de yapmış Raif Toker gibi değerli bir kültür adamı vardı. Uysal yönetimi O’nun kıymetini bilemedi !..
Sonuç ortada !..
Belediye, geçenlerde Uzun Mehmet adında harika bir araştırma yayınlayan Recep Çetin gibi Gürdal Özçakır, Sabriye Aşır ve bizim Sina gibi dil bilen, eğitimli, entelektüel birikime sahip, kalemleri güzel gençleri teşvik etmeli ve desteklemelidir.
Ama öyle olmuyor, cehalet ödüllendiriliyor !..
Yazık !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.










