
GAZETE/GAZETECİ NE DEĞİLDİR ?
01 Aralik 2016 01:41:26
“Basın, halkın müşterek (ortak) sesidir.”
Cumhuriyetin kuruluş sürecinde basının halkla el ele verdiği, tek sese dönüştüğü o güzelim dönemin pratiğinden süzülmüş harika bir özdeyiştir bu !
O zaman da çatlak sesler vardı; ama, bir avuçtular ve yeni bir ülke/devlet yaratmanın, çağdaş hedeflere yönelmenin coşkusu ve kararlılığı karşısında ezik ve fuzuli idiler.
O zamandan bu yana köprülerin altından çok sular aktı.
Günümüzün basını, artık, halkın değil, rantiyelerin, haramzadelerin, milletin orasına koyanların ve sonuçta iktidarın dizginlerini elinde tutanların sesi !
İstisnalar, kaideyi bozmuyor !
Bu artık o kadar doğallaştı ki, halkın müşterek sesi olma çabasındaki bir avuç basın, boyalı kuş muamelesi görmeye başladı. Kimin gazete olduğu, kimin gazete olmadığı çoktan unutuldu. Yalakalık, yavşaklık, gazete/gazeteci kavramlarıyla özdeşleşti !..
Bu niye böyle oldu ?
Çünkü basın (gazeteler, TV’ler, radyolar, internet siteleri) bağımsız kimliğini yitirdi:
Gazete odağında devam edelim..
Gazete bağımsız değilse, gazete değildir !
Gazeteci bağımsız değilse, gazeteci değildir !
Açalım…
Gazete, “haber doğruysa yayınlanır” ilkesini “es” geçiyorsa, hatta zaman zaman da olsa “es” geçiyorsa, gazete değildir !
Gazeteci, doğru haberini yayınlamak için gazete yönetimiyle dişe diş mücadele etmiyorsa, gazeteci değildir !
Gazete-yazarı, doğru bildiğini yazmıyorsa, gazete yazarı değildir.
Gazete yazarı, doğru bildiğini yazmak istiyor da yazdırılmıyorsa ve bu durumda yazdırmayanlarla mücadele etmiyorsa, boyun eğiyorsa, gazete-yazarı değildir !..
Eyyamcıdır, kişiliksizdir, yalakadır…
Bu kadar !
Babıali’de 17 gazete yayınlanıyor. Ama bunların sadece birkaçı bağımsız. Geriye kalanı besleme !
Bu niteleme TV’ler ile gazetelerin internet siteleri için de geçerli.
Bu köşede zaman zaman yineliyorum:
Tarafsız gazete olmaz, bağımsız gazete olur. Tarafsız habercilik olmaz, objektif habercilik olur.Çünkü haber, bir taraflar bütünüdür.
Bağımsız gazete, tarafını kendisi seçer, öteki seçilir.
Bağımsız gazete, doğrulardan/gerçeklerden taraftır, öteki kendisini besleyenlerin “doğru”larından/”gerçek”lerinden taraftır.
Bağımsız gazete, halk kitlelerine doğruları ulaştırmayı ilke edinir; öteki yanlışları, düzmeceleri !.. Bunlar arada bir doğru şeyler de yazsalar, doğru haberler de verseler, bozuk bir saatin günde iki kez doğruyu göstermesine benzer bu ! Aslında bunların doğruları da itibar görmez.
Çünkü yalancının doğruyu dile getirmesine kimse inanmaz !
Bağımsız gazete, çokça sanıldığının aksine, muhalefetin sesi değildir, onun yanında değildir, onun taraftarı da değildir.
Bağımsız gazete, gerektiğinde muhalefete de tavır koyar; eleştirir, doğruları onlara anımsatır, gösterir..
Doğrular zemininde bir örtüşme yoksa, bağımsız gazete, muhalefete de muhalefet yapar !..
Bağımsız gazetenin tek derdi; ekonomik, sosyal, siyasal,kültürel ve ulusal gerçekleri/doğruları halk kitlelerine taşımak, onları aydınlatmaktır.
Gazete, gazeteci ve gazeteci-yazar böyle olunur.
o o o
Bana diyorlar ki, “Yerel basının hali nedir böyle ? TV’ler kapanıyor, radyolar küçülüyor, günlükler müşteri arıyor, haftalıklar batıp çıkıyor, adeta sürünüyor ?.. Kimi gazete sahipleri mesleğin onurunu iki paralık eden üç kağıtçılıklar peşinde…”
Bunun temel nedeni ÅŸu:
Yerel basın, ekonomik özgürlüğe sahip değil ! Sorunun özü bu !..
Resmisi dahil, kamu ve özel sektörün ilan pastasının payları da, artan gazete sayısı oranında giderek ufalmaya başladı. Buna bir de halkın maddi anlamdaki ilgisizliği eklenince bugünkü tablo ortaya çıkıyor.
Bu kötü tablonun oluşmasında, yakın zamana kadar seyyanen (ayrımsız) ilan dağıtan, bu şekilde gazetelerin çoğalmasına, mesleki kalitenin düşmesine yol açan kamu ve özel kuruluşların da belirleyici rolü var.
Bugün bu hatadan dönülmüş görünüyor, ama yine de yeterli değil !
Seçim dönemleri sözdışı, yerel sermaye çevrelerinin yarattığı iktidar ayaklı bir “havuz”da yok.
“Havuz” olmadığı için, siyasal yandaşlık da yok. İdeolojik-siyasal ayrımcılık yok, sağ-sol ayrımcılığı yok ! Sadece ilan bağımlılığı var. Kişisel başka bağımlılıklar var…
Bu, tek tek gazeteleri aşırı pragmatik bir çizgiye itiyor. İlan alabiliyorlarsa, ideolojik kimliği, partisi, vb. ne olursa olsun, o “iyi”, vermiyorsa “kötü” !
İyi-kötü ayrımı paraya endekslenince, mesleki temel ilke ve kurallarının ihlali bir yana, ahlaki değerlerin ihlali de bir bakıma kaçınılmaz hale geliyor.
Bunun dışa dönük sonuçları; sansür, otosansür, şantaj, övgücülük, yergicilik, meslek içi çirkinlikler şeklinde kendisini gösteriyor.
Tamam, istisnalar yok deÄŸil, ama, tekrar ediyorum, istisnalar kaideyi deÄŸiÅŸtirmiyor !..
Dahası, bu sorunun radikal çözümü de yok ! Yahut, doğrudan halka yaslanan ya da satış gelirleri ve reklamla ayakta duran bağımsız gazeteler yaratılıncaya kadar yok !..
Tümünün özeti: Bağımsız olmayan gazete, gazete değildir !..
Bağımsız olmayan gazeteci de gazeteci değildir !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








