
MIZILDANMAK ÇÖZÜM DEĞİLDİR !
11 Agustos 2026 00:24:00
Radikal milliyetçilerimiz PKK’yı tasfiyeyi amaçlayan Çerçeve Yasasına şiddetle karşı çıkıyorlar. Milliyetçilerimizin itirazını iki başlıkta toplamak olasıdır:
- PKK, 50 bin insanımızın katledilmesinden sorumlu bir terör örgütüdür. Devlet terör örgütüyle masaya oturmaz, mücadele eder.
- Çerçeve Yasası bir tuzaktır ve Türkiye’nin bölünmesiyle sonuçlanabilecek bir sürecin start almasıdır. Türkiye’yi silahla bölemediler, şimdi siyaseti deneyecekler.
Milliyetçilerimizin itirazları/argümanları kuşkusuz genel doğrular içeriyor. Ama, çözüm önermiyorlar, böyle devam etsin demeye getiriyorlar. PKK dağlarda kalsın, Türkiye de onu oradan söküp atmak için mücadeleyi sürdürsün…
Bu söylenenler ne yazık ki çözüm değil. eğer öyle olsa 50 yıldır sorun çözülmüş olurdu !
Değişen düya dengeleri, özellikle Ortadoğu’nun değişen dengeleri önümüze bir fırsat getirdi. ABD, Türkiye’ye PKK terörüyle bölemeyeceğini anladı. PKK’nın büyük ağırlığını Irak’tan Suriye’ye, oradaki iç savaşa kaydırdı. Esad’ın tasfiye edilmesinden sonra PKK’ya artık ihtiyacı kalmadı. Suriye PKK’sını Şara rejiminin içinde eritti, Irak PKK’sını ise, “Alın ne yaparsanız yapın” diyerek Türkiye’ye armağan (!) etti.
Bu fırsatı tepelim mi ? Bu soruya verilecek “hayır” pek ilkeli olmaz ya da pragmatik bir yanıt olur, ama yapacak başka bir şey de yok gerçekte.
Milliyetçilerimize şunu soracağım:
Yıllar yılı PKK’nın Türkiye’yi bölmek istediğini söyleyen siz değil miydiniz ? O halde PKK’nın tasfiye edilmesine niçin karşı çıkıyorsunuz ?
Şu söylenebilir belki:
Çerçeve Yasası, Türkiye’yi bölecek yeni siyasi kumpasların yolunu açabilir !
Şu anlama da geliyor bu uyarı. Silahlar sussa bile bölücülük siyasi alana kayacaktır…
Bu elbette mümkün. Ama hiç değilse bu kez silahlar olmayacak; siyasi bölücülükle siyasi zeminde mücadele edebileceğiz. Yeri geldi şunun da altını çizeceğim: Zaten 50 yıldır silahlı bölücülüğün yanısıra siyasi bölücülükle de mücadele etmiyor muyduk ? Bu kez önümüze daha somut taleplerle gelinirse ona da karşı çıkmak işimiz değil mi !..
Gerçeklerle yüzleşmekten korkmamak gerekir. ABD’nin gözü İran’dan sonra Türkiye’nin üzerinde. Bölgesel açıdan stratejik öneme sahip bir ulusa- devlet emperyalistlerin her zaman korkulu rüyası olmuştur zaten.
Ulus-devlet her zaman kırmızı çizgimiz oldu. Bundan böyle de ona kıskançlıkla sahip çıkacağız.
Ancak şunu da biliyoruz: Ulus-devletimiz hamasetle/popülizm ile savunulmaz sadece. Bölgedeki konjektürel kaymaları doğru yorumlayıp esnek politikalar üretmek gerekir.
Örneğin İran, Mekke Anlaşmasına katılsa bölgede yepyeni bir süreç başlamaz mı ?
Türkiye’nin ve bölge halklarının sorunu özellikle ABD’nin sultasından kurtulmaktır. PKK’nın tasfiyesi ve Mekke anlaşması ABD için niçin bir bumerang olmasın !
Burada önemli olan gerek içerde ve gerekse dışarda ulus-devlete zarar verecek gelişmelere karşı mücadele bilincini diri tutmaktır. Kimileri sadece mızıldanıyor oysa !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








