
MECLİSİ/DEVLETİ KÜÇÜLTMEYİN !
23 Ekim 2024 00:15:59
Bir kalem insanı olarak altmış yıla yakın bir süredir siyaset gözlemliyorum. Bugüne kadar siyasetimizin hiç bu kadar sığlaştığını, yerelleştiğini, entelektüel çıtasının hiç bu kadar düştüğünü, dilinin böylesine banallaştığını, sınıfsal derinliğini böylesine yitirdiğini, kısaca hiç bu kadar seviye kaybettiğini görmemiştim. Kimse kusura bakmasın ama, siyasetimiz çöplüğe döndü. Çünkü siyasetçilerimiz siyaset değil çöp üretiyorlar durmadan.
Bahçeli’nin, “Öcalan’ın tecriti kalkarsa gelsin DEM’in meclis kürsüsünden PKK’yı lağvettiğini haykırsın” sözüne bakın ! Bunu yaparsa “umut hakkı’ndan yararlanmış olacak !
Bahçeli tecridin kalkmasını, Öcalan’ın affedilmesiyle eşanlamlı mı kullanıyor acaba ? Öyle olmalı. Çünkü tecridi (yakınları ile görüşmesi) kalkan bir kişi serbest kalmış olmaz. Çakarlı bir araca kurulup meclise gelmesi ve DEM’in grup salonunda kürsüye çıkıp, PKK’yı lâğvettiğini açıklaması için tutukluluk halinin kaldırılması gerekir.
Bahçeli bunu mu istiyor gerçekte ? Acaba diyorum bilmediğimiz şöyle bir senaryo mu kotarıldı bir yerlerde: Öcalan’ın PKK’yı mecliste lâğvettiğini açıklaması için önceden iş pişirildi mi. Peşinden bir yasa değişikliğiyle Öcalan serbest mi kalacak ya da ev hapsine alınacak ? O da DEM’in ilk grup toplantısına çıkacak bir araç ve korumalar eşliğinde gidip kürsüye çıkardı, orada “tarihi” bir konuşma yapıp PKK’yı lâğvettiğini mi açıklayacak…
Bahçeli’nin senaryosu böyle bir şey oluyor.
Çok inandırıcı bir senaryo değil gerçi bu, hâttâ traji-komik bir şey. Ama yazının başında da söyledim ya, siyasetimiz siyaset değil, çöp üretiyor !
Bence bu senaryo çöptür !
Kurtuluş savaşının kan ve ateşi içinde kurulan ve kurtuluş savaşı ile cumhuriyet devriminin siyasi önderliğini yapan devrimci meclis, kırk bin insanımızın ölümünden sorumlu bölücü bir terör örgütünün hapisteki “önder”ine ev sahipliği yapacak ve kendisini inkar ederek, “Terörü ben bitiremedim, lütfen bir çağrı yap da sen bitir” diyecek!
Siz aklınızı peynir ekmekle mi yediniz Allahaşkınıza ! Sizin o devrimci meclise hiç saygınız kalmadı mı ? Sizin bizzat yönettiğiniz devlete hiç güveniniz kalmadı mı ? Terörü Öcalan bitirecekse devletin işi ne ?..
Şu da var:
Bu incitici senaryo hayata geçti diyelim. Peki, PKK ve türevlerinin Öcalan’ın bir çağrısıyla silah bırakıp kuzu kuzu teslim olacaklarının garantisi ne ?
Güldürmeyin insanı ! Öcalan, oyun dışı kaldığı 1999’dan bu yana belirleyici aktör olma vasfını kaybetti. Aradan geçen 25 yılda oyuna başka aktörler katıldı. Öcalan sanal önder olarak ikonlaştırıldı, örgütün yönetimi başka aktörlere geçti. Dizginleri ise ABD/CIA’nın eline kaldı daima.
Siyasetimiz o kadar yerelleşti ki Bahçeli bunların farkında değil. PKK’nın kimin aparatı olarak hangi coğrafyalarda ve isimler altında kaleş gezdirdiğini bilmiyor sanıyorum.
PKK konusunda Türkiye Cumhuriyetinin muhatabı Öcalan değil, ABD’dir. Hem sonra sorunu Öcalan’ın çözmesini istemek devlet olarak acizliğin itirafı anlamına gelir.
Kaldı ki çok çok 5 milyon oyu ve mecliste 50 sandalyesi olan MHP/Bahçeli’nin böyle birşeyi önermeye hakkı da yoktur.
Türkiye, PKK’ya pabuç bırakmadığını “hendek savaşları” sırasında gösterdi. Gene gösterir, gösteriyor da zaten. PKK, arkasından ABD çekilmediği için başımızı ağrıtıyor hâlâ. Çünkü daha önce de yazdım ; ABD, PKK ve FETÖ’yü kullanarak güzelim ülkemizi bir şantaj ikliminde yaşatmak izliyor. Türkiye’nin esas düşmanı ABD’dir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








