
KÜFLÜ SENARYO !..
14 Ekim 2024 00:05:57
Erdoğan, anayasanın ilk dört maddesi ile sorunumuz yok derken, TBMM Başkanı Kurtulmuş, üçüncü maddenin değiştirilmesini istedi. Gerekçesi ise şöyle: “Devletin milleti olmaz, milletin devleti olur.”
Üçüncü maddenin ayaklarına batan kıymığı (!) bu değil gerçekte. “Bölünmez bütün” vurgusu ile resmi dilin Türkçe olduğunun altının çizilmesi !..
ABD, Kürt azınlığı kullanarak Türkiye’yi bölmek istiyor. Bunun için ilkten silahı denediler. PKK’yı örgütleyip silahlarla donattılar. Kırk yılda onbinlerce insanımızı öldürdüler.
Şimdi bakıyoruz, PKK’nın legal kolu DEM, “Kürt Sorunu”nu TBMM’nde çözmek istiyor. Ayrılıkçılığın silahlı zorbalıkla yürümeyeceğini nihayet anladılar !
Ahmet Türk itiraf da etti bunu. Sorunun “barışçı” yollardan çözülmesini istedi. Demek ki şavaşıyorlarmış !
Bu arada Bahçeli’nin uzattığı el, küflü “çözüm” dosyasının yeniden raftan indirilmesine yolaçtı. İlk ağızda istenen, infaz yasasının değiştirilip Öcalan’ın serbest bırakılması. Anayasanın üçüncü maddesinin değiştirilmesiyle de federalizmin önünün açılması.
AKP, olmak yada olmamak modunda ! Onların derdi Erdoğan’ın yeniden aday olmasının önünü açmak. DEM’e el uzatmalarının nedeni bu.
Buna destek olacak herkese anayasadan birşeyler vermeye hazırlar. Bir-iki madde Kürtlere, bir-iki madde tarikat ve cemaatlere filan.
**
Arapçada “millet”, “topluluk” anlamına geliyor. İslam, millet kavramını “din topluluğu” (ümmet) olarak algılar. İslamda çağdaş anlamda millet algısı yoktur. Dolayısıyla “milliyetçilik” kavramı da yoktur.
Bizim siyasal İslamcıların Kürtlerin milliyetçi taleplerini rahatlıkla tolare etmelerinin nedeni bu. Siyasal İslamcılara göre birleştirici çimento islamdır. Irk ve mezhep ayrımlarının önemi yoktur. Buradan bakıldığında İslamcıların Kürt etnistine bakışı, biraz da solun bakışını yansıtır. Federalizm, kapitalizmde de var, solda da. Şu ayrımlaki sol, azınlıkların özerkleşmesine ve/veya bağımsızlığını ilan etmesine mutlak ! bir hak olarak yaklaşmaz, koşula bağlar.
Numan Kurtulmuş’un anayasanın üçüncü maddesinin değiştirilmesini istemesinin nedeni, tekrar edeceğim, üçüncü maddedeki “bölünmez bütün” ve resmi dilin Türkçe olduğu vurgusudur.
“Devletin milleti olmaz, milletin devleti olur” argümanı yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan tekerlemesini anımsatır ki insana, uzatmayayım !..
Kürtlerin anayasanın değiştirilmesi için Erdoğan-Bahçeli ikilisinin uzattığı ele sarılmaları anlaşılabilir bir durumdur. Kürtlerin derin pragmatizmi sonuçta federalizme odaklıdır.
Bahçeli’nin temsil ettiği milliyetçilik anlayışı, kavramın siyasal islamcı yorumuyla uzlaşır hale geldi. Öyle olması da şaşırtıcı değil. Şu anki tek hedefleri CHP’nin ya da “sol”un iktidara gelmesini engellemek, şu veya bu şekilde iktidarlarını sürdürmek.
Hedef bu olunca ideolojik-siyasal ve hatta kültürel farklılıklaşmalar anlamını yitiriyor.
Yeri geldi, DEM’i hala solcu bir parti sayanlara bir soru yönelteceğim burada:
Siyasal islamcı-radikal milliyetçi ittifakı ile el sıkışmak ve bunu etnik çıkarlar için yapmak solculuk mudur ? En azından “Türkiyelilik” midir ?
Yoksa, ABD ayrılıkçılığının PKK prizmasından yansıyan bir mandacı izdüşümü mü ?
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








