
DEM
11 Ekim 2024 00:17:38
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin mecliste DEM partililerin elini sıkması flash haberdi. Çünkü beklenmedik bir olaydı. Basın haberi değişik biçimde ve boyutlarda kullandı, altına üstüne girdi.
Bu olayda bir başka haber de vardı, ama o atlandı, bu yüzden gündemde yer bulmadı. Şuydu o haber:
Uzun yıllardır Bahçeli’nin ağır hakaretlerine, kapatma tehditlerine, aşağılanmalarına muhatap olmuş bir partinin yöneticileri nasıl oluyordu da Bahçeli’nin uzattığı eli kendilerine bir lütufta bulunuyormuş gibi sevinçle ve heyecanla sıkabiliyorlardı ? Bu ne pişkinlikti böyle !
Normalde, yıllar yılıdır kendilerini aşağılayan bir siyasetçinin uzattığı eli görmezden gelmek daha doğru ve onurlu bir davranış olmaz mıydı ?
DEM’in yumuşak karnı burası işte: DEM, ilkesizliği ilke haline getirmiş bir parti. Tek ilkeleri var, etnik taleplerini gündeme taşıyacak her fırsattan yararlanmak ve bu doğrultuda hiçbir ideolojik-politik ayrım gözetmeksizin herkesle işbirliği yapmaya hazır olmak! DEM, bu derin pragmatizmin esiri durumunda. Etnik taleplerinin (ki onlar buna “çözüm” diyor) gündeme taşınması için her yola başvuracak ve her yönteme evet diyecek Makyavelci bir çizgi üzerindeler.
Bir de diyorlar ki; “Biz Türkiye partisiyiz.” İyi ama etnik taleplerini öne çıkartmak için her yolu deneyen bir parti, “Türkiye Partisi” olabilir mi ?
Bahçeli’nin DEM’lilerin niçin koluna girdiği sır değil. Cumhur İttifakı anayasa değişikliği iiçin taraftar toplamaya çalışıyor. Kafalarındaki yeni anayasa: Kürtleri ve tarikatları memnun edecek birkaç madde ile bezenmiş (!), ama esas olarak seçme-seçilme maddelerinin revize edileceği bir metin. Amaç, Erdoğan’a yeniden seçilebileceği koşulları yaratmak.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, bu gerçeği saklamak için, mevcut anayanın içinde darbe ruhunun yaşadığını söylüyor. Buradan kalkarak asker vesayetinden arınmış sivil bir anayasa yapılmasını öneriyor.
Darbelere karşı birisi olarak bu yaklaşıma katılıyorum. “Darbecilere, anayasal görevimizi yerine getiriyoruz” imkanı sunan bir anayasamız olmamalı.
Ama şu da var:
Darbecilere darbe yapma yolu anayasayı buna imkansız kılarak kapanmaz gerçekte. Esas önemli olan halk kitlelerini demokratize etmektir. Darbeciliğin panzehiri demokrasidir !
Anayasadan darbeciliğin önünü açacak maddeleri ayıklamak doğru bir tutumdur. Ama, yapılan anayasa aynı zamanda demokrasinin damarlarını tıkayan pıhtıları temizleyemezse, onun “sivil”liği kağıt üzerinde kalır yine.
**
Soru açacağım:
DEM, etnik taleplerinin bazılarının çözümüne yolaçacak bir anayasa değişikliği için Cumhur İttifakı ile işbirliği yapar mı ?
Vızır vızır.
Çünkü DEM etnik bir partidir. Daha açıkçası Kürt etnistinin belirli bir mezhebinin üzerine basan bir azınlık partisidir. Etnik taleplerinin değil çözümünü sağlayacak , onları gündeme taşıyacak herkesle işbirliği yapabilir.
Peki, DEM’in anayasa değişikliği için Cumhur İttifakı ile işbirliği yapması mevcut politik göstergeler açısından akılcı bir seçim olabilir mi ?
DEM’lilerin etnik sorunlarının uzun vadede daha geniş bir zeminde ele alınması için iktidara ihtiyaçları var. Bugün Cumhur İittifakı iktidarda. Ama gelişmeler gösteriyor ki ilk seçimde cumhurbaşkanlığı koltuğuna CHP’li bir ismin oturması ve iktidarın muhalefetin eline geçmesi artık hayal değil.
Buradan bakıldığında DEM’in ittifak politikalarını daha geniş açılı bir pencereden yaklaşmalarının doğru olacağı gerçeği öne çıkıyor.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








