
HÜDA-PAR NE YAPMAK İSTİYOR?
17 Eylül 2024 00:22:12
AKP’nin anayasa değişikliğini yeniden ısıtmaya çalışması ile Hüda-Par Genel Başkanı Yapıcıoğlu’nun anayasanın 4 maddesine kafayı takması bir rastlantı mıdır?
Değildir. Yapıcıoğlu, bu maddenin değiştirilmesini isteyerek AKP’ye yol gösteriyor; daha doğrusu, AKP’nin anayasa değişikliği çıkışının yolunu yapıyor.
Mâlum:
Anayasanın 4 maddesi, ilk üç maddenin değiştirilemeyeceğini belirtir. Buna göre bu maddenin değiştirilmesini istemek gerçekte ilk üç maddenin de değiştirilmesinin önünü açmak anlamına gelir.
İlk üç maddede cumhuriyet vardır, laiklik vardır, Türklük ve Türkiye vardır. Hüda-Par, bunların değiştirilmesini istiyor.
İsteyebilir. Ne de olsa güzelim ülkemiz “demokratik” bir ülkedir. Hüda-Par legal bir siyasal partidir ve dahası iktidarın yarı ortağıdır.
Ayrıca değişiklik isteği Hüda-Par’ın bir siyasi parti olarak niteliğine de uygundur. Hüda-Par Kürtcü ve şeriatçı bir parti. Anayasanın ilk üç maddesindeki lâiklik ve Türkler-Türklük vurgularının ona batması anlaşılabilir bir durumdur.
Hüda-Par tek de değil aslında bu konuda. Dini, devletin eksenine oturtmak isteyen tüm muhafazakar partiler aynı kafada, aynı yerde.
Buradan bakıldığında Hüda-Par’ın yanı sıra tüm muhafazakar parti ve çevreler ile DEM dahil Kürt milliyetçilerinin anayasanın ilk dört maddesine kafayı takmaları şaşırtıcı bir durum değildir. Doğaları bu. Devletin niteliğini değiştirmek istiyorlar.
Soru açacağım:
Böyle bir değişiklik doğru bir değişiklik olur mu?
Olmaz. Anayasamızın ilk dört maddesi, Türkiye Cumhuriyetinin demokratik/laik bir sosyal hukuk devletini olduğunu vurgular. Ayrıca resmi dilin Türkçe olduğunu.
İlk üç maddedeki tanımlama, Türkiye Cumhuriyetini bağımsız çağdaş, devletler statüsüne sokar. İlk üç madde; otokratizmi, teokratizmi, monarşizmi, faşizmi ve federalizmi reddeder. Anayasanın ilk üç maddesine karşı gelmek çağın dışına düşmektir, gericiliktir.
Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin federalizme kapalı olması; devletin demokratik-sosyal hukuk devleti tanımını gölgelemez. Çünkü federalizm, çok gelişmiş ülkelerde ve özel koşullarının dayattığı bir yönetim biçimidir.
Bir başka ve canalıcı bir soru açacağım:
Muhafazakar ve Kürt ayrılıkçılarının, Türkiye Cumhuriyetinin niteliğini değiştirecek gücü var mı?
Parlamentoda böyle bir güçleri yok. Bu doğrultudaki bir anayasa değişikliğine ancak referandum yoluyla halk karar verebilir.
Muhafazakarlar ile Kürt ayrılıkçıları halktan böyle bir radikal değişime onay vermesini beklemiyorlar. Nasıl beklesinler ki 31 Mart seçiminde halk kitleleri Cumhuriyeti kuran ve Türkiye devletinin niteliğini belirleyen CHP’yi birinci parti yaptı. CHP hala aynı konumda…
Peki öyle de ilk dört maddeyi de içine alacak bir anayasa değişikliği niçin ısrarla ısıtılmaya çalışılıyor?
İktidarın konu mankeni olarak kullandığı Hüda-Par niçin sahnede yahut?
Gündemi değiştirmek ve muhalif pozisyondaki Kürt milliyetçilerini olası bir seçimde tarafsızlaştırmak oyunu olabilir mi bu?
Bu oyunun içinde MHP’ye de bir rol biçilmiş olabilir mi ayrıca? Bahçeli, Hüda-Par Genel Başkanı ile el-ele verdiğine göre böyle bir soru açmaya hakkım var diye düşünüyorum.
MHP’nin milliyetçiliği, Hüda-Par’ın Kürtçülüğü ile şeriatçılığını sindirecek bir değişime uğradıysa eğer bundan MHP’nin de fabrika ayarlarına ihtiyacının olduğu gerçeği ortaya çıkar.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








