
OYUN İÇİNDE OYUN !
30 Agustos 2024 00:11:20
Kılıçdaroğlu’na siyasi yasak getirilmek istenmesine düz mantıkla yaklaştığınızda iktidarın bariz bir yanlış içinde olduğunu söyleyebilirsiniz.
Çünkü Kılıçdaroğlu’na siyasal yasak getirilmesi tüm CHP’nin onun etrafında kenetlenmesine neden olacaktır; nitekim öyle de olacağa benziyor.CHP lideri Özel, yasak girişimini “cesedimi çiğnemeden Kılıçdaroğlu’nu hapse atamazsınız” diyerek bunun en çarpıcı örneğini verdi.
Bence yasak girişimi oyun içinde oyun:
Amaç, Kılıçdaroğlu’nu yeniden medyanın gündemine taşımak, bir anlamda yeniden vitrine çıkartmak. CHP’yi onun çevresinde bütünleştirmek. Bu şekilde Kılıçdaroğlu’nun Özel ve ekibine karşı verdiği mücadeleyi “çaktırmadan” desteklemek…
Eğer konunun/sorunun bu konuluşu doğru ise, Kılıçdaroğlu’na siyaset yasağı getirmek istenmesi CHP’nin tabanına EYP koymak anlamına geliyor.
İktidara bu imkanı veren, siyasete devam kararı ile Kılıçdaroğlu’dur. Siyasi ikbal için oyunu kurallarına göre oynamak yetmez; hatta çoğu durumda ise yaramaz. İkbal için, daha çok ,oyun içinde oyunda uzmanlaşmış olunması gerekir.
Oyun içinde oyun, “taktik siyasetler” şeklinde de deyimleştirilebilir.
Kılıçdaroğlu siyasete devam kararı almasaydı elbette böyle bir şey olmayacaktı.
Eğer ortada gerçekten bir suç varsa, bunun yargı yoluyla cezalandırılması hedefsiz kalacaktı.
Kılıçdaroğlu niçin devam kararı aldı peki ?
Sanıyorum İmamoğlu-Özel ekibinin yerini dolduramadıkları düşüncesiyle…
Bu yaklaşımda koltukkolikliğin oranı nedir, bilemiyorum.
Kılıçdaroğlu yeniden genel başkanlığa oynama kararı alırken, bunun CHP’yi bölmek için fırsat gözleyen iktidara eşsiz bir materyal sunmak anlamına geleceğini de biliyordu elbette. Yasaklama girişimi iktidarın bu fırsatı zekice kullandığını gösteriyor.
Yasaklama girişiminin tüzük kurultayı öncesine rastlaması, tombaladan çıkan bir karar değil elbette.
Zaman içinde bunun başka örneklerini de göreceğiz sanıyorum. Kılıçdaroğlu Ankara’daki bürosunda bitki çayları dağıttığı sürece iktidarın böylesi oyunlarının konu mankeni olma rolünü metazori üstlenecek.
Kılıçdaroğlu CHP’ye ve Türkiye’ye daha fazla zarar vermemek için bürosunu kapatmalıdır !
**
CHP’nin sorunu artık lider sorunu değil. Halk kitleleri toplumsal koşulların dayatmasıyla yüzünü CHP’ye döndü. Son seçimde CHP’yi Özel ve ekibi birinci parti yapmadı; Erdoğan ve ekibinin başarısızlığı yaptı.
CHP’nin şu anki ihtiyacı kitlelerin iktidar tercihini karşılayacak politikalar üretmektir.
İktidar oluncaya kadar da belediyeleri aracılığı ile “halkçı” politikalarının somut örneklerini sergilemelidir.
Erdoğan zeki bir politikacı. Bunu gördü, SGK borçlarını koz olarak kullanarak CHP’li belediyelerin sosyal aktivitelerini engelleme yolunu tuttu.
Kılıçdaroğlu’na dönüyorum:
Kılıçdaroğlu’nun CHP’ye vereceği birşeyi yok artık. O, Türk siyasetinin yakasında CHP rozeti taşıyan neoliberal “sol” figürüydü.
CHP’nin de Türk siyasetinin de Kılıçdaroğlu’na ihtiyacı yok artık.
Halk kitleleri yerel seçimde iktidara getirdiği CHP’den yaşamlarına dokunacak politikalar üretmesini bekliyor. Özgür Özel’in “Değişim” hareketinin rol modeli olabilmesi için CHP’nin öncelikle tutarlı bir ekonomik programa sahip olması zorunlu.
Neoliberalizme devam mı, yoksa devletçi-halkçı bir programa yönelmek mi ?
Bu konuda ortada bir ipucu yok. “Getirin sandığı Türkiye’yi nasıl uçuracağız görün” demek çözüm değil. Program görmemiz gerekiyor.
Not: Kılıçdaroğlu’nun “altıoku yeniden yorumlayıp programa koyalım” önerisini ayrı bir yazı konusu yapacağım.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








