
ŞİMŞEK SONUNDA GİDER Mİ ?
24 Agustos 2024 00:20:43
Dolar 34 liraya çıktı. Bizim gibi çift paralı ülkelerde döviz kurları enflasyonun işaret fişeği gibidir. Kur yükseliyorsa anlayın ki enflasyon da yükselecektir.
Oysa iktidar sözcüleri, enflasyonun Eylül’de yüzde 50’ye ineceğini söylüyorlar. Bu, matematiksel olarak olası değil. Ama, elinizde TÜİK gibi harika bir kurum varsa, neden olmasın !
İktidar hayal satıyor ! Ama talebi yok ! Sahnede sergilenen pembe oyunun izleyicileri gitgide azalıyor: ön koltuklarda oturanların arkasındaki sıraları gitgide boşalıyor yahut… Yaşamın kendisi de bir oyundur. O oyunun aktörleri olan halk kitleleri neyin gerçek ve neyin hayal olduğunu görüyor ve duyumsuyorlar. Kıtır atmakla peynir gemisi yürümüyor !..
Durum öylesine kötü ki, renkli sendikacılığın iki mâbedi olan Türk İş ile Hak-İş bile sahaya inmek zorunda kaldılar; iki yerde miting yapacaklar. Eğer kulakları çekilmezse Ekim’de de Ankara’da tarihin en büyük mitingini düzenleyecekler.
Bu eylem kararları kendi kafalarından çıkmıyor elbette. Tabandan büyük baskı görüyorlar. Dipten gelen dalga susarlarsa onların koltuklarını da silip süpürecek.
İktidar işin kolayını buldu. Kendilerine yönelik tüm eleştirileri ekonominin başına getirdikleri Şimşek’e paslayıp sütre gerisine çekiliyorlar.
Şimşek iki arada bir derede ! Kalırsa, uygulamaya çalıştığı kemerleri sıkma politikasının sonuçlarını alamayacak, çünkü imkan vermiyorlar. Gitmek istese bırakmıyorlar/bırakmayacaklar.
Sayın Bakan Cumhur İttifakının paratonerine döndü !
Şimşek’in uygulamaya çalıştığı deflasyonun en önemli unsuru, kamu tasarrufudur. Şimşek kamuya tasarruf yaptıramıyor. Kamu kaynakları gözünün içine baka baka yandaş müteahhitlere, tarikat ve cemaat vakıflarına pompalanıyor. Milyonlarca vergi borcu siliniyor.
Bunlar, deflasyonun karadelikleri ! Karadelikler tıkanmadan modelin başarıya ulaşma şansı yok. Ama izin vermiyorlar.
Vergi ve harçlarla kemerler halka sıktırılıyor. Talep düşürmek için sabit gelirlilerin ücretleri gitgide kısılıyor.
Yoksul halktan sağlanan kaynaklar karadeliklerce yutulduğu için model, (af buyrun) ayvayı yiyor ! Bu aşamadayız…
Şimşek daha ne kadar dayanır, bilemiyorum; ama sonunda ekonominin son dönemdeki bütün günahları onun sırtına yüklenmiş şekilde gidecektir.
Çünkü Şimşek için ekonomi yönetimi bir Sisyphos işkencesine dönmüş durumda.
Sonrasını düşünmek istemiyorum. Başa sarılıp nas’a mı dönülür, yoksa IMF’nin kapısı mı çalınır, bunların hiçbiri olasılık dışı değil.
İktidar Şimşek yerine IMF’nin kapısını çalsa, bugünkü çöküntü doğmazdı. IMF balya balya dövizlerle gelip ekonomiyi altmışaltıya bağlardı !
Neden istemiyorlar (dı) peki IMF’yi ? Karizmayı çizdirmemek için mi, yoksa keskin milliyetçi duygularla mı ?
Değil.
IMF gelseydi öncelikle kaynakların/fonların yandaşlara hortumlanmasını durdurur, tasarruf önlemlerini sarayın kapısına dayandırırdı.
Şu günlerde kafamda hep şu soru dolaşıyor:
Kitle hareketleri ya da dipten yükselmeye başlayan toplumsal dalga iktidarın seçimi erkene almasına
yolaçar mı ?
Bence önümüzdeki dört ay bu sorunun yanıtını netleştirecek…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








