
İMAMOĞLU NE DEMEK İSTİYOR ?
21 Agustos 2024 00:28:44
İBB BaÅŸkanı İmamoÄŸlu son yaptığı bir konuÅŸmada CHP’nin deÄŸiÅŸmesi gerektiÄŸini söyledi. KonuÅŸması sırasında bunun kotlarını da verdi. CHP; daha demokratik, daha katılımcı ve daha kucaklayıcı bir parti olmalıydı. İmamoÄŸlu daha demokratik, daha katılımcı ve kucaklayıcı ÅŸeklindeki tanımını açmayı gerekli görmedi.
Siyasetçiler bunu hep yapıyorlar. Bir şey söylüyorlar, ama o söylediklerinin ne anlama geldiğini halka aktarma gereğini duymuyorlar.
Çokları gibi ben de merak ettim: İmamoÄŸlu CHP’nin “daha demokratik” olması gerektiÄŸini söylerken gerçekte ne demek istiyor ? “Daha demokratik” derken CHP’nin yeteri kadar demokratik bir parti olmadığını söylemiÅŸ olmuyor mu ?
Ama yine de tam olarak ne söylediği net değil: Çünkü partinin yeteri kadar demokratik olmadığını mı söylüyor yoksa parti-içi demokrasinin mi yeteri kadar gelişmemiş olduğunu mu ?
Ben ikincisini anladım. Çünkü konuşma yakında yapılacak tüzük kurultayı bağlamında bir toplantıda yapılmıştı.
Buradan kalkarak şunu düşünmek olasıdır:
CHP, “daha katılımcı” ve daha “kucaklayıcı” bir parti olmak için mevcut tüzüğün “daha demokratik” hâle gelmesi mi gerekiyor ?
Sanırım bunu söylüyor İmamoğlu.
Tüzük deÄŸiÅŸim ile CHP “daha demokratik” bir iç-yapıya sahip olursa “daha katılımcı ve kucaklayıcı” bir parti olabilecek.
Biraz çözdük sanırım. Ama yine de açıklanması gereken sorular var:
CHP “daha katılımcı” olurken nereye/neye daha çok katılacak acaba ? Ayrıca ÅŸimdiye kadar kucaklayamadığı hangi çevreleri kucaklayacak ?
Muhafazakarlarla arası pek iyi olmayan neoliberalleri mi, yoksa Kürtleri mi, yoksa kendi solunu mu ?
“Daha çok katılımcı” derken de ekonomik ve sosyal yaÅŸamı mı kastediyor acaba ?
Åžu da olabilir belki, İmamoÄŸlu “daha demokratik” derken ÅŸu anki demokratik konumlarını konumlarını yenilemeyi mi düşünüyor ?
Yani literatürdeki “Toplumsal demokrasi” benzeri bir ÅŸey ?
Fikir cimnastiği yapıyoruz:
Malum, antik Yunan demokrasisini de içine alan belli-başlı dört demokrasi türü var:
1) Doğrudan demokrasi: Yönetimin bütün yurttaşlar tarafından doğrudan belirlendiği hükümet biçimi.
2) Temsili demokrasi: Yurttaşların bu hakları kendi seçtikleri temsilciler aracılığı ile gerçekleştirdiği yönetim biçimi.
3) Liberal ve anayasal demokrasi: Bütün yurttaşların ifade ve dinsel inanç özgürlüğü gibi bazı bireysel ve toplumsal haklarını güvence altına almak üzere çoğunluk iktidarının belirli anayasal kısıtlamalar çerçevesi içinde uygulanan hükümet biçimi.
4) Toplumsal demokrasi: Özel mülkiyetin eşitsiz dağılımından doğan farklılıkları en aza indirmeyi öngüren siyasal/toplumsal sistem.
Bu sonuncusunu, “Sosyal demokrasi” diye tanımlanan, ama gerçekte kapitalizmin reforme edilmesine dayanan hükümet biçimi ile karıştırmamak gerekir.
Sonuncu demokrasi türünü, cumhuriyet devriminin devletçi dönemine atfetmek olasıdır.
İmamoğlu hangisini öngörüyor acaba ?
Daha açık konuşacağım:
CHP’yi daha da saÄŸa çekecek bir “açık kapı” siyaseti mi izlenmek isteniyor, yoksa sola çekecek sınıfsal odaklı bir demokratik sistem mi ?
Tüzük değişikliği hangisinin iyice önünü açmak için yapılıyor acaba ?
Yoksa bunların hiç biri değil de iç-çekişmede daha avantajlı ve kalıcı olmak için mi değiştirilecek tüzük ?
Kılıçdaroğlu ve ekibi ısrarla bastırdığına göre böyle bir olasılık da yok değil.
CHP kitlelerin umudu haline geldi. Halkın Ekonomik ve toplumsal değişimleri içerecek bir demokratik açılıma hazır oldukları anlamına geliyor bu.
Umarım CHP bu fırsatı heba etmez.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








