
KEMALİZM, ATATÜRKÇÜLÜK, SOL…
12 Agustos 2024 00:18:16
Güzelim ülkemizde herkes Atatürkçüdür, ama herkes Kemalist değildir.
Peki buradan kalkarak Kemalizm ile Atatürkçülüğün farklı şeyler olduğunu söyleyebilir miyiz ?
Bu soruyu yanıtlamadan önce Kemalizm ve Atatürkçülük terimlerinin/kavramların nasıl doğduğuna bir göz atalım:
Kemalist/Kemalizm kavramlarını ilk kullananlar milli kurtuluş savaşı yıllarında yayınlanan Batılı gazeteler olmuştur. Milli mücadele ile onun önderi, Kemalistler/Kemalizm kavramları ile özdeşleştirmiştir bu şekilde.
O döneme ait TBMM Zabıt Cerideleri’nde de bu kavramlara yer verildiği görülür.
Milli Eğitim Bakanlığının 1944 tarihli Türk Hukuk Lügatı’nda Kemalizm kavramı var. Kavram şu şekilde açıklanıyor: “Kemalizm, milletin hayatında doğan realitelere (gerçeklere) istinat eden (dayanan) idaredir.”
Atatürkçülük ve Kemalizm kavramları 1950 tarihli (IV. Cit) Türk Ansiklopedisi’nde yok. Öyle olması da doğal. 1950, karşıdevrimin iktidar olduğu tarih çünkü.
Denilebilir ki Kemalizmin aksine Atatürkçülüğün siyasal literatüre girişi daha çok 1960 sonrası… Genelkurmayın çeşitli yayınları ile, özel yayınlarda kavram yeralıyor ve açıklanıyor. Kavram, Meydan Larousse’de (1969, 1 cilt) ilk ansiklopedik örnek olarak var.
Baştaki sorunun yanıtına geliyorum:
Kemalizm kavramı milli kurtuluşculuğu, Atatürkçülük kavramı da bir bütün olarak Cumhuriyet Devrimini ifade eder. Buna milli-demokratik devrim diyoruz.
Bugün Atatürkçülüğe başlıca üç bakış açısı vardır:
Birincisi, ikoniktir. Bu bakış açısı Atatürkçülüğü gerçek anlamından soyutlayarak ele alır. Bir başka deyişle, Atatürkçülüğü milli-demokratik devrimci içeriğinden soyutlayarak ele alır. O sadece cumhuriyeti simgeleyen bir ikondur.
Bu bakış açısı daha çok ılımlı muhafazakar çevrelerde görülür.
İkinci bakış açısı, Atatürk’ü bir bütün olarak Cumhuriyet Devrimiyle özdeşleştiren bakış açısıdır.
Bu yaklaşım daha çok sosyal demokratlar arasında görülür.
Üçüncüsü, Atatürkcülüğe sosyal anlamda analitik bir yaklaşım sergileyen, bu nedenle kavramı bir bütün olarak değil bir anlamda ayıklayarak kabül eden Marksist yaklaşımdır .
Atatürkçülük kavramı da tam bağımsızlığı öngörür; ama, sosyal örgütlenmesi, 1930’lu döneminde bile kapitalizmi olsa olsa reforme eden bir milliyetçilik anlayışına daha yakındır.
Türkiye solu Atatürk’e öncelikle Mustafa Kemal olarak baktı hep. Milli kurtuluş savaşının ya da milli devrimin önderi olarak baktı ve öyle benimsedi: Cumhuriyet devrimine de, feodalizmi yıkan burjuva demokrat karekterde bir devrim olarak saygıyla yaklaştı hep. 1930’lar ile 1940’lar arasında uygulanan o kısacık devletçi modele bugün de uygulanabilecek özgün bir hakçı model olarak içselleştirdi.
**
Günümüzde Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü ikonize eden; içeriğinden soyutlayan, bir fiigüre/forma dönüştüren bakış açısı ağırlıkta. Milli ya da tam bağımsızlık, antiemperyalizm, Kemalizm vb. sola dönük kavramları artık solcular bile kullanmaz oldu.
Ulusal ve sınıfsal bakış açısı büyük ölçüde küllendi; burjuva siyasetçiliğinin “demokrasi” adı verilen oyununun bir figüranına dönüştü solumuz…
Düzene entegre olmuş sol bu anlamda Atatürkçüdür; ama Kemalist değildir !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








