
GEZİ
01 Haziran 2024 00:16:58
Kapitalist üretim tarzında ekonomik krizler, kabaca, üretim-tüketim dengesizliğinden doğar.
Krizler periyodik karakterdedir ya da inişli çıkışlıdır, ama temelde süreklidir.
Ekonomik krizin zaman zaman derinleşmesi kaçınılmaz olarak sosyal alana ya da halka yansır. Bu da kitlelerde farklı tepkiler yaratır. Bunların en yaygını ekonomik taleplere dayalı ve çoğu kendiliğinden-gelme/spontane hareketlerdir.
İşten çıkartılan bir grup işçinin sokak gösterisi yapması gibi..
Bu tür hareketler planlı değildir ve siyasi önderi yoktur, çok çok doğal önderleri vardır.
- yılını kutladığımız GEZİ de başta çevre odaklı spontane bir hareketti, ama hareket giderek çok sesli/talepli dev bir demokratik direnişe dönüştü.
GEZİ’ye katılanlar farklı ÅŸeyler istiyorlardı, ama farklı taleplerin odağında o talepleri yaratanlar ya da iktidar vardı. Bu yüzden hareket nesnel olarak iktidar karşıtı bir demokratik direniÅŸe dönüşmüştü.
Olay, kesinlikle bir kalkışma değildi. Giderek demokratize olan bir sosyal patlamaydı.
GEZİ’de “herkes” vardı. Çünkü orası kısa süre içinde bir talepler platformuna dönüşmüştü.
Olay, spontane olduÄŸu için siyasi önderi ve programı yoktu. Kollektif bir doÄŸal önderliÄŸi vardı. GEZİ’nin 2.5 milyon kiÅŸiyi bir araya getirmesinin nedeni de buydu zaten. Olay, hiçbir siyasi eÄŸilimin ipoteÄŸi altında deÄŸildi; düzenin ve onun siyasi temsilcisinin yolaçtığı haksızlık ve adaletsizlikleri birlikte göğüsleme refleksiydi. GEZİ’yi benzersiz kılan da buydu. Farklı sosyal kesimlerin ve ideolojik-siyasi eÄŸilimlerin, halka ters düşen her ÅŸeyi birlikte göğüsleme dayanışmasıydı. Dostluktu, kardeÅŸlikti, dayanışmaydı. Çok ayrıcalıklı, eÅŸine az rastlanan bir olaydı GEZİ.
Böyle olduğu içindir ki 11 yıldır ilk günün canlılığı ile yaşıyor, özlemle anılıyor. Demokrasi mücadelesinin eşsiz bir güzelliği olarak çok uzun yıllar yaşayacak da.
GEZİ’yi “darbe”, “kalkışma” gibi kavramlarla özdeÅŸleÅŸtirmek ilgisiz bir yakıştırmadır.
Tek cümleyle GEZİ, kendiliğinden gelişen, ama eylem içinde demokratik bir içerik kazaen eşsiz bir gösteriydi ve direnişti.
Tekrar ediyorum, asla radikal bir kalkışma deÄŸildi. GEZİ’ye böyle bir kimlik atfedip, üç-beÅŸ kiÅŸiyi olayın önderleri olarak yargılayıp cezaevine atmak yanlıştı. GEZİ bir radikal kalkışma ise, orada toplanan 2.5 milyon kiÅŸinin de sanık sandalyesinde oturmaları gerekmez miydi ?..
**
GEZİ, bu nedenle, dünya kamuoyunun da ilgisini çekti. Kavala ve arkadaÅŸlarının uÄŸradığı haksızlık dünya çapında yankılara yolaçtı ve hâlâ açıyor..
Şu sıralar ise, GEZİ, iktidar ile muhalefet arasında anayasa değişikliğini gündeme taşıyacak bir yolayrımı gibi. Muhalefet, anayasa değişikliğinin gündeme alınabilmesi için GEZİ hükümlülerini yeniden yargı yolunun açılmasını istiyor. Muhalefet haklı: Mevcut anayasanın kararları askıda iken yenisini gündeme taşımanın anlamı yok. Ama, bu, mevcut anayasanın kutsal bir metin olduğu anlamına da gelmiyor.
GEZİ’nin demokratik karekterinin 11. Yılında da iÅŸlevsel olması rastlantı deÄŸil. Bu, onun hâlâ yaÅŸadığını gösteriyor.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








