
REİSİ’NİN ÖLÜMÜ İRAN’DA MİLAT OLABİLİR…
22 Mayis 2024 01:00:04
Sayın medyamız ne zaman bir devlet adamı kazada ölse, zulasından bilinen sorusunu çıkartır:
Kaza mı, suikast mı ?
Reisi’nin helikopter kazasında ölmesi, klasik soruya yeni bir terim daha ekletti:
Yoksa darbe mi ?
Ne alâka diyenler olabilir belki, ama sayın medyamız haklı. Olay, son analizde darbe niteliği taşıyan bir suikast de olabilir.
(Kaçtı, kaçırıldı, yaşıyor, vb. paranoyal teorileri eliyorum.)
Oraya gelmeden önce, altı çizilmesi gereken bir üzerinde durmak istiyorum:
İran cumhurbaşkanının kazaya uğradığı ABD malı halikopter elli yaşında ve çok amaçlı bir helikoptermiş. Esas görevi ise kargo nakliymiş.
İki açıdan dikkatimi çekti bu:
İran, petrol denizinin üzerinde oturan bir ülke. Böyle bir ülkenin bir numarasına elli yaşında bir kargo helikopterinin tahsis edilmesi, eğer kendi isteği değilse, ilginç. Bu, bir tasarruf zihniyetinin tercihi mi, yoksa şatafatı reddeden kaderciliğin bir numaradaki yansısı mı ?
(Yoo hayır, bizimle kıyaslamayacağım !..)
Havacılık literatüründe bir söz vardır:
Eski uçak yoktur, bakımsız uçak vardır.
ABD, İran’a her alanda ambargo uyguluyor; sanıyorum halikopter yedek parçaları da bunun içinde. Reisi’yi taşıyan uçak bu yüzden bakımsız bir uçak olabilir mi acaba ? Yani görünen bir kaza mıydı bu ? Kötü hava koşullarını da gözönüne alırsak ?..
Olay, suikast olabilir: Bilinçli pilotaj hatası, patlayıcı, kötü hava koşullarını fırsat bilen bir manipülasyon…
Bu olasılıklar gözlerin derhal İsrail ile AB’ye çevrilmesine yolaçtı. Bunun nedeni belli:
İran, Hamas’ı destekliyor. İsrail Filistin/Gazze’deki soykırımına karşı vatanını/halkının savunan HAMAS’a silah ve mühimmat desteği veriyor. Bu sorumluluğu ve cesareti gösteren tek Müslüman ülke İran !
Diğer yandan, Ortadoğu’da ABD’ye kafa tutan tek ülke de O. Bu yüzden ABD İran’a karşı hem yoğun bir diplomasi savaşı yürütüyor ve hem de ambargolarla somutlaşan ekonomik savaş…
Yani, Reisi’nin ölümünün arkasında ABD ile İsrail’in aranması normal.
Darbe iddiasına geliyorum:
Reisi radikal islamcı bir liderdi. İran’daki katı şeriatçı düzenin kararlı bir uygulayıcısı! Ayrıca anti-amerikan ve anti-emperyalist tavrı, sadece ABD ile İsrail’in değil, Batı’nın da şimşeklerini üzerine çekiyordu.
İran’daki ılımlı İslamcılar da Reisi’nin katı uygulamalarından rahatsızdı ayrıca.
Tümünü bir araya getirin, Reisi’nin ölümünü darbe niteliğinde bir suikast olduğu görüşü ağır basar.
ABD, Ortadoğu’daki petrol çıkarlarına karşı tavır alan Reisi’nin yerine ılımlı islamcı bir lider getirmek istiyor. İran’a uyguladığı katı ekonomik ambargonun nedeni bu. İran’ı tüm Ortadoğu’da yalnız bırakmak, Batı ile ticari ilişkileri kesmek, doğacak ekonomik krizlerin halkta yaratacağı memnuniyetsizliği Reisi rejimine faturalamak…
Toparlarsam:
Reisi’nin ölümü, başta ABD olmak üzere Batı’nın ve onların Ortadoğu’daki vurucu gücü İsrail ile İran’daki ılımlı İslamcıların işine geliyor.
Eğer kaza, ihmale dayalı bir kaza değilse, darbe niteliğinde bir suikastse, arkasında kimin/kimlerin aranmasının gerektiği de kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Reisi’nin ölümü, yüzü Batıya dönük ılımlı İslamcıları iktidara bir adım daha yaklaştıracak…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Sistem değişmeyeceğine ve ılımlı kişilerin başa geçmesi zayıf olasılık olduğuna göre, helikopterin eski olmasından ziyade kötü hava koşulları kazaya yol açmıştır. Bir taraftan anti emperyalist görünmek bir taraftan da insan haklarına uymamak bana biraz garip geldi. Bu konuda da bir tartışma açmak gerekir herhalde. Aslında helikopterle yolculuk yanlıştı. Azerbaycan ve İran komşu bile olsa, Tahran ile tören alanı bir hayli uzak. Dolayısıyla ya tarifeli uçak ya da özel uçakla gitmesi gerekirdi.
- s.
- 1
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








