
İTİBAR TASARRUFTAN MUAF MI ?
14 Mayis 2024 00:40:10
Cumhurbaşkanı yardımcısı Yılmaz ile Maliye Bakanı Şimşek, epeydir beklenen “Kamuda Tasarruf Önlemleri Paketi’ni açıkladılar.
Günlük dilde tasarruf, zor durumlarda başvurulan bir önlemdir. Masrafları kısma, para biriktirme vb. şeklinde kendisini gösterir. Kemer sıkma şeklinde de dile getirebilir. Moral anlamı vardır.
Ekonomide ise tasarruf, devletin kemer sıkması anlamına gelir. Kemer sıkma politikasının (deflasyon) tümünün değil, bir unsurudur.
Kemer sıkmanın diğer unsurları ücretlerin kısılması/dondurulması, ekonomik büyümenin frenlenmesi, çok sıkı bir dezenflasyon süreci olarak belirir.
Zehra, “paket”in çıktısını verdi bana. Zaten TV’lerde dönüp duruyordu:
Paket, öncelikle, kamuda tasarruf kavramının zırnığının bulunmadığını gösteriyor. Bir tür günah çıkartma ! Bu da enflasyonun niçin gemi azıya aldığının göstergelerinden küçük bir parçası.
“Devletin malı deniz…” metaforu, önlem paketinin temel argümanı !
Paket, yetersiz; ama başlangıç olarak yine de fena değil. En azından kamu ve kamu katkılı kuruluşlara “tasarruf” diye bir terimin/kavramın olduğunu anımsatıyor. Pakette, önlemlerin ciddiye alınması için yaptırımların uygulanacağının vurgulanması da işin sıkı tutulacağının işareti.
İnşaatı devam eden şatafatlı hükümet konaklarının yapımının 3 yıl durdurulması, taşıt tasarrufu, lüks otellerde toplantılar, yemekler vb. düzenlenmesinin önlenmesi, yurtdışı gezilerin ve hizmet alınmalarının sınırlandırılması gibi önlemler yerinde. Bu önlemlerden hangi kurumların muaf tutulacağı açıklansaydı daha iyi olurdu. En azından “sarayın harcamalarını kısın” şeklindeki tepkilere dolaylı bir yanıt olurdu. Sahi sarayı da kapsayacak mı bu önlemler ?
Paketteki defoların başında personel (işçi-memur) alımlarının sınırlanması geliyor. Hem verim artışından sözedeceksiniz ve hem de istihdamı donduracaksınız ! Bu gerçekçi değil. Bu ancak mal ve hizmet üretiminin zorlanmasıyla olur.
Paketteki en önemli eksik, “karadelikler” olarak adlandırılan paralı tünel, köprü, otoyol, hastane gibi yap-işletme’lere hiç dokunulmaması ! Bilindiği gibi bunların garanti dışında kalan “hak edişleri” dövizle ödeniyor. İzlenen deflasyonist politikanının bir hedefi de liranın değerlendirilmesi olduğuna göre, niçin dövizli ödemeler liraya çevrilmiyor ?
Mülti-milyarder rantiyeler nerede ?
Dini vakıflar ile tarikat ve cemaatlere bir şekilde verilen paralar da pakette yok ! Oysa tasarruf önlemlerinin başında bu olmalıydı. Diyanet İşleri en büyük bütçeye sahipken ayrıca bunlara destek olunması tasarruf kavramıyla da çelişiyor, lâisizmle de….
Tasarruf önlemlerinin bununla kalmayacağını da söyledi Şimşek.
Ben şöyle anladım bu sözleri :
Sıra, ücretlerin tırpanlanmasın da !
Başta da söyledim. Kamuda tasarruf, deflasyonun bir unsurudur. Diğer bir unsur ise ücretlerin kısıtlanması ve dondurulmasıdır.
Buradan bakıldığında asgari ücretin reel değer kaybına rağmen zamlanmaması olasılığı var. Bunun dışında emekliler ile memurlara TÜİK enflasyonu dışında ek-ödeme yapılmaması da…
Kamu tasarruflarını da içine alan deflasyonist politika kapitalizmin kriz dönemlerin de başvurular bir yöntemdir. Teorik bir kimliği yoktur, sık sık başkalaşabilir; sadece bir kavram olarak kalır hep.
Bu politikanın özelliği, ideolojik içeriğindedir. Deflasyonun ana hedefi halktan gelen hak taleplerini engellemektir. Hak talepleri ise kriz dönemlerinde daha fazlalaşır…
Pakete selam durmayacağım, ama kemer sıkma politikasına nihayet kamunun da bir kıyısından dahil edilmesi (defa ve eksikleri bir yana) yine de birşeydir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








