
HÜMA KUŞU AKILCILIĞI BEKLERDİM !
02 Mayis 2024 00:14:53
İki yanlıştan bir doğru çıkmayacağını son Taksim inatlaşması bir kez daha gösterdi.
İktidarın İstanbul Taksim Meydanını 1 Mayıs gösterilerine kapatması yanlıştı. Demokratik ve anayasal bir hakkın gaspıydı. Devletin sol literatürdeki tanımına cuk oturan, yani devleti demokratizmin üstüne çıkartan bir tavırdı.
Ama öte yandan yasak kararına rağmen Taksim’e zorla çıkma diretmesi de yanlıştı.
TV’ler gün boyunca bu iki yanlışın görsellerini belgesel tadında tüm dünyaya yansıttı.
Şöyle bir tablo vardı:
İktidar, Dünya İşçilerinin Birlik, Dayanışma ve Mücadele Günü’nü Taksim meydanında kutlamak isteyen İstanbullu işçilere/emekçilere bu haklarını teslim etmemişti. Bütün dünya bunu gördü.
Ama öte yandan, kolluk güçlerinin müdahale edeceğini bile bile Taksim’e yürüme kararı almak ve daha sonra caymak da yanlıştı. Bütün dünya bunu da gördü.
Israrcılık formalist bir yaklaşımdı; hata, sonunda kaçınılmaz bir fiyaskoya dönüştü. Bu şekilde bayramlarını kutlamak için özenle giyinmiş, ellerine pankartlarını almış, içi çoşku dolu yüzbinlerce emekçi hüsrana uğradı. Polisin müdahelesine maruz kalanlar acı çekti, kimisi gözaltına alındı…
Yürüyüşü düzenleyenler bunu önceden görmeliydi. Deneyimleri de vardı ayrıca. Günlerce 1 Mayıs’ta Taksim’deyiz diye propaganda yapıp sonra da yürüyüşten vazgeçmek, ve Saraçhane alanını boşaltmak, haliyle emekçilerde bir yenilgi havası yarattı. Organizatörler de prestij kaybına uğradı.
Hayır ! Sonuna kadar devam etmeliydiler demek istemiyorum. Buna zaten dünkü yazımda karşı çıkmıştım. Çünkü aksi bir tutum arbedeye yolaçar, can kayıpları olabilirdi. Buradan bakıldığında geriye çekilme doğruydu. Ama daha doğru olan bu noktaya gelinmemesiydi.
Bakınız:
Ankara’da 1 Mayıs olması gerektiği gibi kutlandı. Başka il ve ilçelerde de. Çünkü oralarda alan çekişmesi yoktu.
İstanbul’daki inatlaşma ve geriye çekilme, hamasetin, popülizmin de iflâsıydı bu yüzden.
İşçi/emekçi kuruluşları Taksim’e çelenk koyup kendilerine gösterilen alanda 1 Mayıs’ı kutlayabilirlerdi. Bu durumda ne 1 Mayıs tarihsel önemini ve simgesel gücünü kaybederdi ve ne de bir tür bozgun havasına yol açılmamış olunurdu. Uygun alanda yapılacak gösteri ve konuşmalar basın kanalıyla yine hedefine ulaşırdı…Bu programın ilk bölümü gerçekleşti; ama devamı sağlamak oldu !..
**
Bir çift söz de emekçilerle Saraçhane de kol kola giren CHP Genel Başkanı Özel ile İmamoğlu için söyleyeceğim:
Oraya rol kapmak için gitmediklerini biliyorum. Orada olmaları içten bir tavırdı. Devrimci bir meydan okumaydı. CHP değişiminin sahadaki hoş bir yansısıydı.
Sanıyorum yürüyüşten vazgeçilmesinde CHP liderlerinin de rolü oldu. Polis barikatlarını ısrarla zorlayan bir tavrın avanturizm olacağını herhalde CHP lideri Özel ile İmamoğlu da görmüştü.
Şöyle bağlayacağım yazımı:
Kitleleri bile bile kolluk güçleriyle karşı karşıya getirmek, bunda ısrar etmek saçmalıktır/maceracılıktır. Biz bunun uzun yıllar çok acısını çektik. Çok kayıplar verdik, çok yaşamlar karanlığın içinde kaybolup gitti.
Devrimci/sol kütürde uzlaşma da vardır. Anarşizmi devrimci/sol kültürden ayıran çizgilerden birisi de budur.
1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama isteği demokratik bir haktı. Yasak, antidemokratizmin çirkin yüzü !
Ama, emekçileri inatlaşma uğruna alanlarda kolluk güçleriyle karşı karşıya getirmek de, sanıldığının aksine, demokrasi mücadelesi değildir.
Demokrasi mücadelesinin yeri, zamanı yoktur; ama farklı fomları vardır. Yanlış forumlarda ısrar etmek demokrasi mücadelesine ve o mücadeleye içtenlikle omuz verenlere zarar verir.
DİSK ve öteki demokratik kitle örgütlerinden en azından yutacağı kemiği boyuna göre ölçen bir hüma kuşu akılcılığı beklerdim !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








