
MUHALEFETİN TOPLUMCU BİR LİDERE İHTİYACI VAR !
26 Mart 2024 00:05:07
MUHALEFETİN TOPLUMCU BİR LİDERE İHTİYACI VAR !
Ekonomik krizin sosyal alandaki yansısı kitle hareketleri şeklinde kendisini gösterir. Kitle hareketlerinin büyümesi ve yayılması ise siyasi krize yolaçar.
Şöyle bir tablo doğar sonuçta:
Kitleler eskisi gibi yönetilmek istememektedir. Yönetenler de eskisi gibi yönetemez hâle gelmiştir.
Bu tablo, aynı zamanda, radikal toplumsal dönüşümlerin de zeminini/koşullarını oluşturur.
İnsanlık tarihi, sınıflı toplumların doğusundan bu yana bu tabloyu doğrulayan sayısız örneklerle doludur.
Şu ayrımla:
Dönüşümler hep ileriye doğru olmayabilir. Toplumsal dinamikler yeterli güçte ve organize değilse, o tabloyu yaratanların lehine sonuçlar da verebilir.
Buradan bakıldığında derinleşmiş bir siyasal kriz, araftır gerçekte !..
Bu klâsik/şematik yaklaşım daha çok siyasi bilincin yüksek olduğu, bir başka deyişle aydınlanmanın geniş kitleleri kucakladığı gelişmiş ülkelere özgüdür.
Aydınlanma devrimini/demokratizmi yaşamamış veya derinden yaşamamış ülkelerde süreç/krizler üçlemesi, farklı formlarda gözlenebilir. Örneğin ülkemiz buna tip bir örnek:
Yaklaşan seçim süreci ekonomik krizin ezdiği kitlelerin, örneğin emeklilerin, çıkış yolunu yine bu tabloyu yaratanlarda gördüğünü ortaya çıkarttı.
Bunun nedenlerini toplum psikolojisi uzmanlarına bırakarak gözlemlerimi yazacağım sadece:
Örneğin Erdoğan’ın İstanbul mitingini çok büyük bir kalabalık (650 bin diye açıklandı) izledi. Bu yüksek izlenme oranını, AKP’li propagandistlerin mitingte Erdoğan’ın emeklilere zam müjdesi vereceği retoriğine bağlayanlar oldu gerçi; ama bu çok da cuk oturmuş bir değerlendirme değildi. Sadece emekliler değil, toplumun geniş kesimleri, kötü yaşam koşullarını, Cumhur İttifakının filân değil sadece Erdoğan’ın iyileştirebileceğini düşünüyorlar.
Bu toplumsal ruh hali daha çok demokrasisi gelişememiş kaderci toplumlarda görülür genelde. Yahut, toplumsal dinamikleri körelmiş toplumlarda…
Halkın geniş bir kesimi Erdoğan’ın sadece bugün değil, yarın da Türkiye’nin kaderine hükmedeceğini düşünüyor. Tüm beklentilerinin odağına da onu koyuyor bu yüzden.
Bunda, sürekli olarak pompalanan kaderciliğin de rolü var elbette, ama yine de biat kültürünün tümünü yaratan bu değil. Bunda lider faktörü de önemli bir rol oynuyor.
Erdoğan’la özdeşleşen Başkanlık Sistemi tüm sorunların ancak başkan tarafından çözümlenebileceği bilincini yarattı kitlelerde.
Bence Millet İttifakının parlamentarizmi kutsaması da bunda etkili oldu: Mayıs seçiminde Tek Adama karşı tuhaf bir oligarşik yönetim modelinin kitlelere sunulması ciddiyetsiz bulundu, halkın çoğunluğu Erdoğan’a sarıldı yine.
Kaç kez yazdım. Sorun Başkanlık Sistemi’nde değil. Muhalefetin Erdoğan’ın yerine bir lider yaratamamasında ! Sistemin aksamasının nedeni Başkanlık Sistemi’nin kendisi değil, sistemin âdil işlememesi !
Kendi gücünün bilincinde olmayan kitleler, bu yüzden o gücün Tek Adam tarafından kullanılmasına razı olmuş durumda. Bunda kadercilik de var, korku da, ama temel neden aydınlanma düzeyinin geriliği…
Bu koşullarda muhalefet, iktidar alternatifi yaratmak için Erdoğan’la boy ölçüşecek bir lidere sahip olmak zorunda !
Biliyorum, halkın lehine olduğuna inandığımız tüm rejimsel alternatiflere aykırı bu. Ama ne yazık ki gerçek !
Yaşam da buna dayatıyor zaten.
Muhalefetin toplumcu ve karizmatik bir lidere ihtiyacı var ! Bu yaratılamazsa 2028’de de başkanlık koltuğu Erdoğan’ın olur…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








