
TEKİN’İN İSTİFASI…
15 Subat 2024 00:02:28
40 yıllık CHP’li Gürsel Tekin şak diye partisinden istifa etti.
Niçin ?
İdeolojik ve yönetsel argümanı şöyleydi:
CHP, sosyal demokrasiden uzaklaşmıştı… Aday seçiminde de nepotizm (eş dost kayırmacılığı) belirleyici hâle gelmişti…
Başka ?
Başka’nın yanıtı Tekin’de yoktu; başka yerdeydi:
Tekin, CHP’nin İstanbul’daki “Kale’lerinden birisine başkan adayı olmak istemiş, ancak reddedilmişti.
Soruyu çıkacağım:
Tekin’e “dananın lokumu” niteliğindeki ilçenin başkanlık koltuğu verilseydi, CHP’nin sosyal demokrasiden uzaklaştığını, aday seçimine nepotizmin egemen olduğunu söyleyebilecek miydi?
Hayır. “Lokum”u ağzına atacak, beş yıl keyfini çıkartacaktı…
Eleştiri mekanizması yerinde ve zamanında işletilse değer kazanır. Bu yüzden Tekin’in eleştirilerinin, (doğruluk payı da olsa) değeri yok. Bunlar olsa olsa kızgınlıkla dile getirilen rutinler…
Rutin diyorum, çünkü CHP’ye Tekin’in yönelttiği ideolojik eleştirinin kökleri derine gidiyor. Ta, İnönü dönemine! Baykal oportünizmi kırılma noktasıydı. Kılıçdaroğlu ise CHP’yi sıradan bir muhalefet partisine dönüştürdü: Altıoku reddeden bir çizgiye çekti CHP’yi…Ecevit ise CHP’de barınamayıp başka parti kurduydu…
Gürsel Tekin 40 yıllık CHP’li olarak neredeydi bu süreçte ?
CHP’nin yeni yönetimini zaman zaman ben de eleştiriyorum; ama, CHP altıoka yüzünü dönecekse eğer, değişimcilerin ilkeli birlik için direnmesi, deneyim kazanması ve kitle bağlarını güçlendirmesiyle olacak bu.
Bilmem dikkat ediyor musunuz ?
Şu sıralar Erdoğan ile Bahçeli, Kılıçdaroğlu’na sık sık göndermelerde bulunmaya başladılar. Kılıçdaroğlu’nun siyasetin vitrininde tutuyorlar…
Çünkü CHP’nin yüzünü yeniden sola, altıok programına dönmesini istemiyorlar. Yüzde 25’e çakılıp kalmış bir CHP işlerine geliyor…
Daha önce de yazmıştım:
CHP yerel seçimlerde sözü edilebilecek bir başarı yakalayamazsa, Kılıçdaroğlu ve ekibi yeniden sahaya inerek ve CHP’yi bir olağanüstü kurultaya götürmek için kolları sıvayacak…
Kılıçdaroğlu zaten hazır kıta bekliyor !..
Muhafazakarların en korktuğu şey, değişimdir. Ne düzenin değişmesini isterler ve ne de onu değiştirme savındaki siyasal hareketlerin/partilerin güçlenmesini…
Nepotizme geliyorum:
Eğer Özgür Özel’in Kurultaydan hemen sonra verdiği önseçim sözü hayata geçirilebilseydi, kimse ahbap çavuş ilişkilerinden sözedemezdi. Genel Merkeze yüzde 15-20’lik bir kontenjan ayrılır, adayların yüzde 80’nini üyeler seçerdi…
Soru şu:
CHP Genel Merkezi aday saptarken değişim kriterini mi kullanıyor, ek olarak kadroların yenilenip gençleştirilmesi mi esas alıyor, yoksa Tekin’in dediği gibi nepotik bir sapma mı var ?
Tam olarak bilmiyorum.
Ama ilki olmalı diyorum. CHP’inn, partiyi altıok programına yaklaştıracak ilkeli genç kadrolara ihtiyacı var. Tabii yöneticilere de.
Deniliyor ki aslında Özel yönetiminin yaptığı Kılıçdaroğlu’nun kadrolarını ayıklamaktan başka bir şey değil.
Eğer öyle ise, nepotizm değildir, arınmadır bu.
CHP seçimde başarısız olur da Kılıçdaroğlu yeniden potaya girerse, esas büyük tehlike bu olur CHP için !
Çünkü Kılıçdaroğlu şu kısacık süreli değişimlerin önünü keser…
CHP seçim başarısı yakalayamasa da değişim hareketi işbaşında kalmalıdır. CHP’nin yüzde 25’te takılmış bir kırık plak olmaktan çıkmasının biricik şansı budur.
Kılıçdarolu’nun yeniden CHP’nin başına dönmesi; körler ülkesinde tek gözlü kraldır aforizmasını akla getiren bir gelişme olur: CHP körleşir, dünyayı sadece sağ gözüyle bakan Kılıçdaroğlu bu kez hakikaten kral olur !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








