
BELEDİYELERİN SOSYAL ETKİNLİKLERİ…
13 Subat 2024 00:23:32
Ekonomiye liberalizmin penceresinden bakanlar, örneğin belediyelerin halka indirimli gıda ürünleri satmasına; ekmek fabrikası, lokanta açmasına, ucuz ulaşım imkanları yaratmasına, yoksullara nakti yardım yapmasına karşıdırlar. Onlara göre fiyatlar serbest piyasada belirlenmelidir; piyasaya müdahale etmek sistemin (kapitalizmin) ruhuna aykırıdır. Bu modelde üretim araçlarının çoğu özel sektörün elindedir.
Kamusal pencereden bakarsanız “manzara” değişir; devletin, devlet katkılı kuruluşların, örneğin belediyelerin sosyal yatırımlar yapması “hizmet” kavramı içinde yeralır.
Devletçi/toplumcu ekonomi modelinde devlet, halkın temel ihtiyaçlarını bedava ve/veya çok küçük bir bedelle karşılamak zorundadır.Ayrıca herkese iş vermek…
Devletçi modelde üretim araçlarının tümü devletin elindedir. Üretimin temel unsuru olan emeğin sosyal hasıladan hak ettiği payı alması temel ilkedir. Devletin diğer yatırımları bu eksende gelişir. Emek en yüce değerdir buralarda.
Karma ekonomi modelinde ise, üretim araçlarının mülkiyetinin bir kısmı devletin, bir kısmı da özel sektörün elindedir.
Bu modelde özel ya sektör devletin yapmadığı/yapamadığı alanlarda etkinlik gösterir; ya da bunun tersi olur. Eğer ilki sözkonusu ise orada devletçiliğin ağır bastığı bir ekonomi modelinden sözedilebilir.
Ancak, üretim araçları tümüyle sosyalize edilmemişse, üretim ilişkileri de buna göre düzenlenmemişse, karma ekonomi modelinde kapitalizm yine ağır basar. Bu kez devletin kendisi patronlaşır.
**
Şu an güzelim ülkemizde de bir tür karma ekonomi var. Model cumhuriyetin 1930’lu yıllardaki ekonomi modelinin mirası. Ancak, Turgut Özal’ın ANAP’ı ile Erdoğan’ın AKP’si devletin elindeki üretim araçlarını özel sektöre devrederek dengeyi liberal modelden yana bozdular. Ama ellerinde hâlâ devlet kuruluşları var ve oralarda önemli miktarda işçi çalışıyor. Devlet hâlâ patron !
Hemen ekleyeceğim:
Bir ülkede üretim araçlarının kimin elinde toplandığı önemlidir elbette; ama esas önemli olan kimin yararına yönetildiğidir.
Sosyalist ekonomilerde üretim araçlarının yarattığı hasıla, halk’ın yararına harcanır.
Ancak faşist ülkelerde de üretim araçları devletin elindedir ama, orada devlet fetişleştiği/kutsandığı ve sistemin doğası şiddete/yayılmayı öngördüğü olduğu için, sosyal hasıladan geniş emekçi kitleleri değil, daha çok sivil-asker bürokrasi büyük pay alır. Devlet harcamalarının odağında savaş araç gereçleri önemli bir yer tutar.
Faşizm, egemenlerin en gerici kesiminin şiddete dayalı diktatörlüğüdür.
Güzelim ülkemizde hâlâ devletin elinde üretim araçları var, ama bunlar ya yerli-yabancı özel sektöre peşkeş çekiliyor veya onların yarattığı hasıla, verimsiz/ölü yatırımlara konu oluyor.
Sistem, zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul hale getirecek bir paylaşım adaletsizliğine sahip olduğu için devletin elindeki üretim araçlarının yarattığı hasıla, zenginlere kanalize ediliyor.
**
Bu koşullarda devletçi ekonomi modelinin bazı fonksiyonlarını üstlenmek merkez soldaki belediyelere kalıyor:
Bunun en göze batanlarını İBB, ABB gibi CHP’li belediyeler sergiliyor bugün.
Gazetede okudum:
İBB, İstanbul’da açtığı 12 halk lokantasında 4 kap yemeği 40 liraya satıyormuş. Ekmek bedava.
Mevcut piyasaya gerçeklerine göre bu fantastik fiyatlar nasıl karşılanıyor belediye tarafından ?
Sübvanse ediliyor !
Yeni fiyatlandırma açığı, başka kaynaklardan elde edilen gelirle karşılanıyor.
Devletin de belediyelerin de parası yoktur, kasalardaki paralar halkın parasıdır sonuçta. Sosyal etkinlikler, halkın parasının yeniden halka dönme sürecinde şapkadan tavşan çıkartmaktır bir anlamda…
Tamam, bu sistemin ruhuna/rasyoneline aykırı. Ama, sistemin olmasa bile halkın bir kısmının sadece ruhunu değil, karnını da doyuruyor sonuçta.
Belediyelerin sosyal etkinliklere kurulu düzene başkaldırmadır. Ama ne yazık ki bu çok yaygın değil !..
Bu yüzden, olanca güzelliklerine rağmen, bir fantezi olmaktan öteye gidemiyorlar.
Esas çözüm kurulu düzenin tümüyle sosyalize edilmesidir.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








