
ÖZEL’İN GRUP KONUŞMASI…
15 Kasim 2023 00:11:04
Bekliyordum…
Ekonomik, sosyal ve siyasal kriz iç-içe geçti; Yargıtay’ın AYM hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla da “pik” yaptı; “devlet krizi”ne dönüştü. Bu sonuncusu yapay, siyasi krizin değişik bir formunun dışavurumu gerçekte…
Cumhur İttifakı Mayıs seçimlerini kazandı gerçi, ama görülüyor ki ülkeyi en azından istediği gibi yönetemiyor.
Anayasayı değiştirmek istemesinin nedeni bu.
Buna kitlelerin tepkisinin ne olacağı Mart sonundaki yerel seçimde belli olacak.
Marksist literatürde üç krizin iç-içe geçmesine “devrim durumu” denilir.
CHP’de solcuların işbaşına gelmesi bunun bir işareti bence. Devrimden kastım anayasal/demokratik bir çerçeve içindeki değişim; “devrim”kavramını bu anlamda kullanıyorum. CHP’deki devrim 2028 seçimlerinde iktidarla taçlanır mı, Özel ve ekibinin solculuğa yükledikleri anlama bağlı bu…Pratik mücadeleye teori yön verir çünkü…
**
Zehra, CHP lideri Özgür Özel’in bugünkü Grup konuşmasının bilgisayar çıktısını koydu yazı masama. Onu okuduktan sonra bu yazıyı Özel’in konuşması ekseninde yoğunlaştırma kararı aldım.
Elimdeki özet metne göre Özel’in iyi bir başlangıç yaptığı söylenebilir. Konuşmasının benim katılmadığım yerleri de var, ama genelde CHP’de solcuların yönetime geldiğini de işaret ediyor bu konuşma…
Şu vurgusu önemli örneğin:
“Bundan sonra emek-sermaye karşı karşıya gelmişse emeğin yanındayız. Güçlüyle güçsüz karşı karşıya gelmişse güçsüzün; haklıyla haksız karşı karşıya gelmişse haksızın yanındayız”…
Bu söylem solun temel ilkesini yansıtıyor. Emek-sermaye çelişkisi kapitalist toplumların temel çelişkisidir. Sermaye ile emek arasında gidip gelenden solcu olmaz. Sol, emeğin yanındadır.
Düşünüyorum…
Kılıçdaroğlu 13 yıl CHP Genel Başkanlığı yaptı. Partisini bu temel çelişkiye göre konumlandırdı mı hiç ?
Hayır. Emek ile sermaye arasında “tarafsız” kaldı hep; hatta patronlara daha sıcak yaklaşımları oldu.
Çünkü sağcı bir politikacıydı O. Kılıçdaroğlu 13 yıl partisinin ideolojik/siyasi konumuyla çelişkili bir yok izledi. Bu yüzden CHP küçüldü, emekçi kitlelerinden koptu, sınıf çıkarlarına ters partilere yem oldu…
Tek bir konuşmadan kesin değerlendirmeler yapmak doğru olmaz; ama, en azından Özel’in Kılıçdaroğlu’nun izleyicisi olmayacağını biliyoruz artık. CHP’nin yeni yönetimi CHP ile barışıyor bence. Tabii emekçi halkla da…
Peki konuşmanın hiç eksiği yok muydu ? Radikal muhafazakarlara; tarikat ve cemaatlare nasıl yaklaşılacağını “mesküt” geçti Özel…Bekleyeceğiz…
Özel’in DİSK’in yürüyüşüne katılacaklarını söylemesi, bu arada Sosyalist Enternasyonali davet edeceklerini açıklaması CHP’nin kendisine döneceğinin ve hatta açabileceğinin işaretleri…Zaten altıoka sahip çıkacaklarını da söyledi
CHP bu çizgisini pratiğe aktarabilirse, 2028 seçimlerine çok daha geniş bir tabanla katılabilir.
Önemli olan da budur zaten: İttifaklar gelgeç birliktekilerdir, kalıcı olan mümkün olabilecek en geniş tabana ulaşmaktır.
Bunun sosyal yapısı da hazır zaten: Türkiye, kenti ile köyü ile bir emekçi ülkesi. Bugüne kadar eksik olan emekçilere önderlik yapacak siyasi oluşumların yetersizliğiydi. CHP, sosyalistlerle el-ele verip; ama,emekçi kitlelerini sınıf bilincine kavuşturabilirse ilk seçimde kalıcı bir sol iktidar kurabilir.
Tamam, belki çok iyimser bir yaklaşım oldu bu, şu son yazdıklarımın hayali bile güzel değil mi ?
Neden gerçek olmasın !
ETİKETLER : Yazdır







