
CHP ve İTTİFAK OLASILIKLARI…
07 Kasim 2023 00:41:05
Yerel seçime dört ay var. CHP, özellikle elinde tuttuğu 11 Büyükşehir belediyesini korumak zorunda. Tabii ilk kez kazandığı öteki “taşra” belediyelerini de…
Gelgelelim, bu kez yanında İyi Parti yok. Alevi oylarını çekecek Kılıçdaroğlu gibi bir cazibe odağı da yok. Kılıçdaroğlu partisinin bir “neferi” olarak alevilerden oy ister mi bilemem ama, istese de yeniden isim değiştiren “ekolojik sol”cular şu sıralar AKP’nin gözünün içine bakıyorlar.
Nedeni ise sır değil:
Özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde seçim kazanmak onlara yetmiyor. Kazandıkları belediyeleri ellerinde tutmak gibi bir sorunları da var. Kayyum sorunları ! Bu sorunun anahtarı ise AKP’nin elinde…Buradan baktığınızda 31 Mart’ta “ekolojik sol”un AKP’ye inat büyükşehirlerde CHP’yi desteklemesi zor görünüyor. Sanıyorum seçime kendi adayları ile katılmayı yeğleyecekler. Bu şekilde kazandıkları belediyeleri ellerinde tutma şansları çoğalacak…
İyi Parti’ye bakıyoruz. Partinin ipleri Akşener’in elinde. Akşener ise bildiğiniz Akşener: Neyi ne zaman ve ne şekilde yapacağı belli olmayan bir siyasi figür. Çok bilinmeyenli bir denklem ! İmamoğlu sempatisi yeniden depreşip İstanbul’da ve öteki büyükşehirlerde CHP’yi destekleyebilir. Ama, AKP ile ittifak da yapabilir. Yahut kendi adayları ile seçime girebilir ki, şu an öyle bir görüntü veriyor. Sanırım şu an Akşener de bilmiyor ne yapacağını !..
Kaldı ki Kılıçdaroğlu giderayak, “sırtımda hançerle seçime girdim” sözleriyle Akşener’i suçladı, CHP’nin kapısını İyi Parti’ye kapattı.
Soruyu açacağım:
CHP’deki yönetim değişikliği Akşener’in şu anki olumsuz tavrını değiştirir mi ? Ayrıca böyle bir sonuca ulaşacak duygusal bağın ya da İmamoğlu ile olan abla-kardeş ilişkisini yeniden sıcak bir kulvara sokar mı ?
Bu sorulara net yanıtlar vermek olası değil. Sorular tahminler kapalı. Sonuçta ne zaman neyi nasıl yapacağı belli olmayan bir liderin partisinden sözediyoruz !..
Şu anlama geliyor bu: CHP’nin İyi Parti ile seçim ittifakı kurma olasılığı havada ! Özetle İyi Parti CHP için şu an güvenilebilecek bir “kapı” değil…
Geriye ne kalıyor ?
Sosyalist ve komünistler…
Gerçi ufak-tefek muhafazakar partiler ile radikal milliyetçi partiler yok değil. Ancak kendi partisinde sağ-sol çekişmesinden çıkmış solculuk savındaki bir yönetimin bir-iki puan oy için bunlarla ittifak yapması düşünülmez…
Aslında CHP’nin sosyalist ve komünistlerle işbirliği yapması da partiye sözü edilebilecek puanlar kazandırmaz. Ama, şöyle bir şey kazandırabilir:
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin yeni seçilen liderini klasik protokol dili ile ya da “tebrik”le karşılamadı, tam tersi, “al birini vur ötekine” metaforu ile beklenmeyen bir sertlikte karşıladı.
Peki niçin ?
Çünkü artık karşısında “helâlci” Kılıçdaroğlu yok. Kendisini “sol” diye tanıtan bir lider ve ekibi var. Bir başka deyişle Kılıçdaroğlu’nun sokak yasağı ile atıl hale getirdiği partiyi sokağa taşımayı hedefleyen bir ekip var. Veya, halk ile demokratik çerçevede sokakta kucaklaşmak isteyen bir ekip…
Böyle bir durumda yani kitlelerin hareketlenmesi durumunda sosyal antagonizmalar öteki karşıtlıkları tali plâna düşürebilir…CHP bu yolla emekçi tabanını genişletebilir.
Sonuç olarak CHP’yi masabaşı ittifaklarına mahkûm eden matematiksel oy hesapları, yerini, kitleler içinden yeni taraftarlar çıkartacak sağlıklı bir gelişmeye bırakabilir. Bu şekilde solun oy tabanı genişleyebilir. CHP bu tabana yaslanarak seçim şansını yükseltebilir.
Özel ve ekibi sürekli sokaktan sözediyor. Böyle bir politika çeşitli riskler taşır. Ama, yasal sınırlar içinde kalınması koşuluyla demokrasi mücadelesine canlılık ve renk de katar…
İktidar-muhalefet ilişki ve çelişkisi TV’lerde sürdürülen Karagöz-Hacivat formatından çıkıp sosyal bir zemine oturabilir.
Acaba diyorum, Erdoğan solun önderliğine soyunan Özel’e tebrik yerine bunun için mi tepki gösterdi ?..
ETİKETLER : Yazdır







