
BASIN NE ZAMAN ÖZGÜRDÜ Kİ !..
26 Temmuz 2023 00:30:08
Batı’da/Avrupada ilk gazeteler 1650’li yıllarda yayınlandı.
Bizde/Osmanlı’da ise 1831’de …Yani Batı’dan şöyle böyle 300 yıl sonra…İlk Osmanlıca/Türkçe gazeteyi ise devlet yayınladı. Adı Takvim-i Vakayi idi. Bugünkü resmi gazetenin atasıydı…
Peşi geldi…
Osmanlı basını da, bugünkü gibi, iki parçaydı. Kimisi sarayın yanındaydı, kimisi muhalifti. 1860’lı yıllara kadar durumu idare ettiler: Saray basını doğası gereği şakşakçıydı, muhalifler yarı-özgürdü. Tıpkı bugünkü gibi başlarına bir hâl gelmesin diye kendilerini sansürlüyorlardı. Otosansür belası 19. yüzyılda tebelleş olmuştu basına ki hâlâ içimizi oyuyor !
Osmanlı çöküyordu, 10 Şubat 1876 tarihinde basına sansür konuldu. Gazeteler, sansürcübaşının denetiminden geçtikten sonra matbaaya verilmeye başlandı…
32 yıl sürdü bu dönem. 1908’de 2. Mesrutiyet ilan edildi, bu arada sansür de kaldırıldı, basın “özgür”leşti…
“Özgür” kelimesini tırnak içinde kullanmamın nedeni var. Çünkü basın 115 yıldır gerçek anlamda hiçbir zaman özgür olmadı güzelim ülkemizde…Olsa olsa özellikle basına eni-konu toleranslı davranılan dönemler oldu…
Genelde doğru bilinen şöyle bir yanlış var:
Sanılır ki özgürlüğü engellenen sadece muhalif basındır. Değil. Bugün de tüm basının özgürlüğü engelleniyor. İktidar yanlısı/devşirme basın da gerçekte özgür değil. Onların özgürlüğünün sınırı yalakalığın son iliğine kadar ! Milim sapsalar, kapının önüne konuluyorlar. Buradan bakıldığında muhalif basın elbette daha özgür. En azından her türlü belayı göğüsleyip gerçekleri dile getirmeye çalıştığı için…
Ben çok uzun zamandır gazetecilik/yazarlık yapıyorum. En özgür yazılarımı 1980 öncesi köşeyazarlığını yaptığım Aydınlık’ta yayınlamıştım. Bir de Yeni Ufuk’ta yayınlıyorum…Aslında Aydınlık’ta da tam özgür değildim, Yeni Ufuk’ta da değilim.
Aydınlık’ta bir tür sürü psikolojisi vardı. Yani hiçbir yazar gazetenin genel çizgisine uymayan yazılar yayınlamazdı. Müdahale yoktu, ama sürü psikolojisi kaleminizi koşulluyordu…
Yeni Ufuk’ta da, gazetenin sahibi de olmama rağmen, kendimi tam özgür hissetmiyorum. Çeşitli nedenler kalemimi bağlıyor. Bunları düşünmek bile bana sıkıntı veriyor şu an…
Muhalif basının özgürlüğünü sadece egemen güçler engellemiyor, siyasi odaklarla girdiği akçalı ilişkileri de onların özgürlüğünü sınırlıyor. Bunun son örneğini CHP-Halk TV olayında yaşadık.
Muhalefeti/6’lı Masa’yı eleştirdi diye Sözcü’deki görevinden ayrılmak zorunda bırakılan Yılmaz Özdil ile Kılıçdaroğlu’nu eleştirdiği için görevden alınan ana haber sunucusu Fatih Portakal, muhalif basının kendi mahallesinde de özgür olmadığını gösteren tipik örnekler.
Sansürün kaldırılışının 115. yılını kutladık dün.
Şaka gibiydi !..
ETİKETLER : Yazdır
Sayın ÇILADIR; basının özgür olmadığı bir ülkede demokrasinin d'sinden söz etmek mümkün değildir. Hele hele muhalefetin medyayı şeytanlaştırması, basın üzerinde baskı kurması vahim bir durum ve kabul edilemez. Madem basına ve basın emekçilerine karşı tutumu böyle olacaktı muhalefetin. Özellikle CHP ve İYİ Partinin; seçimden önceki özgürlük/ demokrasi naraları neyin nesiydi ? Demek ki kandırmacaydı. CHP, Halk TV ile yaptığı ticari sözleşmeyi tek taraflı feshetmiş, olabilir. Bu uygulamanın milyonların izlediği kültür/sanat ve ülke tanıtımı misyonunu edinmiş ''Görkemli Hatıralar'' programına denk getirilmesi; program hazır iken, son ... DEVAMI
- s.
- 1







