
YÜKSELEN VE YERİNDE SAYANLAR…
15 Mayis 2018 22:22:30
2017-2018 arasında Türkiye’nin yükselen siyasetçisi Kemal Kılıçdaroğlu’ydu. Özellikle Adalet Yürüyüşü onu zirveye çıkarttı.
Kılıçdaroğlu bir daha inmedi oradan…Aday olmamasına rağmen konumu değişmedi.
2018’in, özellikle seçim sürecinin yükselen yıldızları ise, Karamollaoğlu ile Akşener oldu. Özellikle Karamollaoğlu !..
Karamollaoğlu’nun yükselişinin temel nedenleri şunlardı:
- İktidarın ısrarlı çağrılarına rağmen muhalefetten kalmayı tercih etmesi…
- İşin zorunu, gerçekçi olanını seçmesi…
- Toplumsal gerçekleri cesaretle açıklaması…
- Seviyeyi koruyan siyaset dili…
Ve hepsinden önemlisi…
- “ Ben, İslamcı değilim, Müslümanım “ sözleriyle çağdaş Türk muhafazakarlığının tanımını yapması…
Karamollaoğlu’nun cumhurbaşkanı seçilmesi olasılığı çok düşük. Ama, partisini muhalif bir parti olarak meclise taşıyacak bir lider pozisyonu ile gelecekte de etkin konumunu koruyacaktır sanıyorum.
Akşener…
Latince bir söz vardır:
Audentes fortuna iuvat…
Şans, cesurlardan yanadır.
Akşener’i uçuran temel etken bu.
Kadın olması, tali etken…
Bunlara, “ projeleri”ni filan eklemek olasıdır. Ama herkes bilirki, seçim öncesi vaatlerin yarısı dubaradır !..
Onları geçiyorum…
Öteki cumhurbaşkanı adayları bilinen kişiler…
Yükselen değil, çok çok yerinde sayan liderler…
Örneğin Muharrem İnce…
Kamuoyu onu, CHP Genel Başkanlığının “kadrolu” adayı olarak tanıdı. Kurultay öncesi ve sonrası yaptığı konuşmalarla ünlendi. Ama, çok da övünülecek bir ün değildi bu. CHP Genel Merkezinin (siz Kılıçdaroğlu şeklinde de okuyabilirsiniz) İnce’yi aday yapmasının nedeni, Erdoğan’ı yıpratacak agresif bir profil sergileyeceği varsayımıydı.
Ama, tam tersi oldu. İnce, neden gerek gördüyse Erdoğan’dan randevu istedi, AKP genel merkezinde kabul edildi, çaylar kahveler içildi, sohbet edildi…
İnce, bu şekilde, rakiplerine saygılı, demokrat, seviyeli bir aday profili çizmeye çalışırken, Erdoğan’ın CHP’ye yönelik ağır sözleri gündeme oturdu.
Karşılık olarak İnce ne söylese (ki testi metaforu bile iyi anlaşılamadı) artık boştu !.. Golü yemişti…
Kişisel görüşüm, İnce’nin Akşener’in arkasında kalacağı şeklinde… CHP, daha iyi bir adayla bunu tersine çevirebilirdi…
Perinçek…
Millet ittifakı partilerinin de desteğiyle cumhurbaşkanı adayı olan Perinçek’in ilk yaptığı açıklama şöyleydi:
“Cumhurbaşkanı olunca HDP’nin kapatılmasını isteyeceğim…”
Parti kapatmanın pratik bir faydasının olmadığını herkes bilir. HDP’yi kapatırsın, bir hafta sonra KDP gelir…
Bence Perinçek, bu anlamsız çıkışı yapmadan önce, HDP’nin, PKK terörizmine karşı son tavrının ne olduğunu anlamaya çalışmalıydı. Gerçi, HDP adayı cezaevinde,ama HDP’nin ileri gelenleri, seçim sürecinde mutlaka, PKK’yla ilişkilerini tanımlayacak açıklamalar yapacaklardı.
Aklı başında herkesin, HDP adayı Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istemelerinin nedeni buydu.
PKK, defalarca yazdığım gibi, Kürt halkını temsil eden bir örgüt değil. ABD’nin kucağında oturan ve onun yönlendirmesi ve yardımıyla Türkiye’yi ve Suriye’yi bölmeye çalışan bir terör örgütü.. Tıpkı FETÖ gibi…
Peki HDP ?
Doğu’nun söylediği gibi, PKK’nın hala siyasal uzantısı mı ?
Bunu iyice görmek için beklenmeliydi…
Burada doğru taktik, HDP’yi PKK’dan kurtaracak ve onu Türk-Kürt kardeşliği platformuna çekecek manipülatif taktikdir.
Bu partinin 6 milyon oyu ve mecliste 80 milletvekili var.
Kapatsan ne olacak ? İki gün sonra bir başka parti kurup yine meclise girmeyecek mi ?..
Perinçek’in açıklaması, sol tarafta şöyle değerlendirildi:
“Perinçek, sağa değil, sağın da sağına kaymış meğer !..”
Erdoğan’a gelince…
Cumhurbaşkanı, “halk tamam derse çekiliriz..” çizgisinde.
Bakalım 24 Haziran ne gösterecek ?
Tahminlerim gelecek yazılarda…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








