
İNSANLIKTAN ÇIKTIK MI,YOKSA ÇIKARILDIK MI ?
15 Mart 2018 09:32:38
11 kişinin öldüğü son özel uçak kazası, sosyal medyada, insancıl mesajların yanısıra, “ oh olsun “ anlamına gelen insanlık dışı mesajlara da konu oldu.
İkinciler ağırlıktaydı…
Mesajları okurken aklıma başlıktaki soru düştü:
İnsanlıktan mı çıktık, yoksa çıkartıldık mı ?
İkinci yaklaşım bana daha doğru geliyor…
Mesajların çoğu, klasik zengin-yoksul çelişkisinin dışavurumuydu.
Çünkü kazada yaşamını yitiren gençlerin ortak özelliği, sosyal kremadan olmalarıydı… Kazaya uzanan hikayenin debdebesi; Dubai, özel jet, bekarlığa veda partisi, vb. sanıyorum insanlıkdışı mesajların çirkinliğini tırmandıran etkenlerdi.
Şunu da düşündüm:
Basın, kaza öncesinin hikayesini böylesine ayrıntılı şekilde vermese bu tepkiler doğar mıydı ?
Bu kadar değil…
Peki, bu durumda, mesajların vahşiliğini medyaya yükleyip çıkalım mı işin içinden ?
Hayır.
Basının görevi haber vermektir. Basın, toplum mühendisi değildir. Sosyal psikolog da değildir. Olayı araştırır, saptar, doğrular, okurlarına taşır… Haberi tüm detaylarıyla (eksiksiz) vermek basının görevidir.
Konuyu yeteri kadar ısıttığımı düşünerek esasa geleceğim.. Bir soru:
Toplumun önemli bir kesiminin kafasında insanlığın sıfırlanmasını nasıl izah etmeliyiz ?
Aslında, yanıtı zor bir soru değil bu… Bunu biliyoruz:
Toplum olarak insancıl duygulara gitgide yabancılaşmamızın nedeni, özellikle uçak olayındaki nedeni, son çözümlemede, toplumsal adaletsizliktir. Toplumsal adaletsizlik, sınıf çelişkilerini gitgide delirtici boyutlara tırmandırıyor… Günümüzde milliliğin öne çıkması bu oluşumu olsa olsa ikincil plana itiyor…
Tüm sınıflı toplumları içine alan klasiktir:
Ezilen insan tepki verir. Uçak olayındaki insanlıkdışı mesajlar, ezilenin bireysel tepkiciliğinden başka bir şey değil.
o o o
Öte yandan, belaltı fetvacıları ile fesli cumhuriyet düşmanları da feodal-neoliberal patentli kurulu düzenin yaratığı ! Bunları “meczup”, “tımarhanelik” ilan etmemiz sorunu çözmüyor, çünkü inananları var, yani bunlar “münferit vak’a” değiller, tam tersi, toplumsal vak’a bunlar… Dahası, giderek çoğalıyorlar da…
Bu gerçeği son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’da gördü. Erdoğan’ın “islamı güncelleme” önerisi değişik yerlere de çekilse, aslında, toplumsal/sistemsel bir yaraya parmak basıyordu… Bence, tıpkı FETÖ yayılmacılığı sürecinde olduğu gibi, gerçi gecikmiş bir tepkiydi bu. Ama, öyle de olsa, yerindeydi en azından…
o o o
Başa dönelim…
Sırf sosyal kremadan diye gencecik insanların ölümüne dümtek tutan çılgınlığı, toplumsal/sistemsel çarpıklığın yolaçtığı bireysel isyan duygularını ıskalayarak izah edemeyiz.
Acaba diyorum, son zamanlarda hızlanan yurtdışına zengin göçünün nedeni, sosyal adaletsizliğe duyulan bireysel tepkilerin giderek yığınsallaşması kaygısından mı kaynaklanıyor ?..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








