
YOZLAŞMIŞ BASIN, REJİMİN AYNASIDIR !
19 Ekim 2017 09:35:11
Zaman zaman bizim internet sitesinin istatistiklerine bakıyorum. Şu sıralar sitemizin ziyaretçi sayısı zaman zaman 200 bine yaklaşıyor, ortalaması 100 binden aşağı değil.
Dünyanın dört bir yanında izleyenlerimiz var.
Ama, ben başta olmak üzere yazarlarımız, örneğin varlıkları ile onur duyduğumuz Hamit Kalyoncu, Mustafa Kademoğlu ve Hikmet Aksoy gibi bilge yazar/çizerlerimiz ile genç yetenek Gizem Konakoğlu’nun yazıları hak ettikleri ilgiyi görmüyor.
Niçin ?
Çünkü iyi yazıyorlar !
Eskilerin deyimiyle bu bir “tenakuz”, Türkçesi çelişki; ama, basın ve hatta yazın dünyamızın temel gerçeği bugün bu !
Kötü yazanlar çok okunuyor, iyi yazanlar az…
Bu bir genelleme elbette. Yoksa, hem iyi yazıp hem de çok okunan gazete yazarları da var, ama onlar bir avuç.
İyi yazıp az okunmanın sırrı şurada:
Türkiye’de siyasal ve kültürel bakımlardan donanımlı okur kitlesi gitgide azalıyor.
Yerel planda ise ha var ha yok !..
Yerel okur profilinin temel çizgileri şöyle:
Uzun yazıdan sıkılıyor.
Bilgi derinliği olan yazıları sevmiyor.
Entelektüel bir üsluptan hoşlanmıyor.
Yazarın, yalın bir dille, söyleyeceğini bir an önce söylemesini istiyor.
Sabırsız…
Genel yazılara dönüp bakmıyor bile !..
Düşük profilli okur kitlesi ise, sadece şuna buna laf sokan polemiklere, dedikodulara ilgi gösteriyor.
Ne yazık ki düşük profilli okur kitlesi, toplam okur kitlesi içinde önemli bir orana sahip…
Bu durum, özellikle gazete yazarlarını da etkiledi. Onlar da dönüşüme uğradı.
Yazarlar, okunma, daha doğrusu okunmama kaygısıyla (ki profesyonel gazete yazarlığında yaşamsal öneme sahiptir bu. Besleme/yalakalar sözdışı !) geniş okur kitlesinin ortak beğenisine cuk oturan bir anlatıma ve sığ bir düşünsel kulvara kaydılar.
Bu durum, Türkçe yazım kurallarının değiştirilmesine bile yolaçtı. Yazılardan uzun cümleler, kalabalık paragraflar kalktı; şiir formatında, yani satır satır yazan yazarların sayısı çoğaldı…
Bunun en açık biçimlerini yerel basında görüyoruz.
Bizim Sina, benden çok okunuyor örneğin… Çünkü yeni okur profiline sadece uyum sağlamakla kalmadı, aynı zamanda düşünsel kaliteden ve yazım kurallarından ödün vermeyen bir çizgi de tutturdu.
Yeni yazar prototipini bu genç kuşak oluşturuyor artık.
Peki bu, yeni okur profiline uyum sağlamayı önemsemeyen, dahası içine sindiremeyen deneyimli yazar-çizerlerin değerinde bir eksilmeye yol açıyor mu ?
Tam tersi ! Türkçe yazım kurallarına da titizlikle sahip çıkan bilge yazarların değeri giderek katlanıyor.
Çünkü onlar, değişime ve gelişime değil, yozlaşmaya direniyorlar.
Sorunun bamteli şurada:
Ortalama okurla daha yakın olmak için farklı üsluplar denemenin tabii bir sakıncası yok. Sakınca, okurla daha sıcak ilişkiler kurmak için popülist bir çizgiye kaymak !
Bu çizgi, yazarı, giderek doğrulardan ödün vermeye, “ortayolcu” bir çizgi tutturmaya itiyor. Yalakalığın ortayolculukla sık sık iç-içe geçmesinin nedeni de bu !
Oysa yazar-okur ilişkisinde önemli olan, bir araya gelinecek platformun düşünsel içeriğidir.
Okur-yazar birlikteliği, toplumsal gerçeklerin ıskalandığı, en azından flulaştırıldığı bir zeminde gerçekleşirse (ki genelde öyle oluyor) halkın ve ülkenin zararına olan gelişmelere önayak olur bu. Öyle de oluyor.
Bugünkü sorun en geniş kitleleri toplumsal gerçeklerle buluşturacak bir anlatım zenginliği yaratmaktır.
Tabii kolay bir iş değil bu. Özellikle basın özgürlüğünün lafta kaldığı günümüz Türkiyesinde !
Ayrıca haysiyetsizliğin, avantacılığın basını sımsıkı sardığı bugünkü koşullarda…
Umudum, doğrulardan ve kalem kalitesinden ödün vermeyen gençlerin, medyadaki yozlaşmayı aşacak bir performans göstermesidir.
Bu, zorunlu. Çünkü, yalakalar ile ortalama okurun biçimlendiği popülist yazarlar medyayı uçuruma sürüklüyor, halka ve ülkeye zarar veriyor.
Bu aslında çok şaşırtıcı değil. Yozlaşmış basın, ülkedeki siyasal rejimin aynasıdır. Siyasal rejim de en çok, yozlaşmış basında yakayı ele verir.
Türkiye böyle bir süreç içinde…
Umudum, değişik üslup zenginlikleriyle daha geniş kitlelere ulaşma başarısını gösteren genç yazarların, bu başarılarını zaman içinde, okurlarını toplumsal gerçeklerle yüzyüze getirecek bir derinleşmeye uğratmaları…
Bakalım…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








