
SENDE Mİ SÖZCÜ !
12 Temmuz 2017 23:43:14
Bizim basının özellikle sol tarafının şöyle bir rahatsızlığı vardır:
Sağ taraftan bir kalemin muhalefete doğru azıcık ekseni kaysa, üzerine balıklama dalarlar; onu baş tacı ederler, kovulduysa köşe verirler, geçmişteki pisliklerini bir çırpıda pir-ü pak ederler…
Bu, onlara göre, politikadır.
Bana göre dönekliğin ödüllendirilmesidir.
o o o
Bunun son örneğini, Star’dan kovulan Lütfü Oflaz olayında yaşıyoruz…
Oflaz, Star’daki köşesinde, AKP’nin gidişatından “rahatsız” olduğunu vurgulayan bir yazı yazmış, ancak gazete yönetimi yazıyı basmamış. O da istifa etmiş…
Olur böyle vakalar filan derken bir de ne görelim ?
Oflaz’ın yayınlanmayan yazısı, iktidara karşı yürüttüğü maço muhalefetle ünlenen Sözcü gazetesinde dokuz sütun manşet !..
İnanılır gibi değildi…
Sözcü, orada da kalmadı, röportajlarla, tanıtım yazılarıyla filan göklere çıkarttı Oflaz’ı..
Dedim ki içimden:
“ Bunlar Oflaz’a köşe vermeye hazırlanıyorlar galiba…”
o o o
Oflaz’ı ben tanırım. Aklımda kaldığına göre benim de yazdığım dönemde Oflaz’ın Aydınlık gazetesinde köşesi vardı.
Aydınlık gazetesi solcu bir gazeteydi. Oflaz sağcı/muhafazakar… Kısa yazılar yazar, sağa da sola da ayar çeker, ahkam keserdi.
Bütün oryantal yazarlar gibi, Oflaz da, düşünsel bakımdan iki ucu açık bir kalemdi. Çift kutupluydu…
Aydınlık’ın futbolcusuydu O ! El üstünde tutulurdu…
Gazete kapatıldıktan sonraki yıllar da ne yaptı, nerelerde yazdı, bilmiyorum, izlemedim.. Ama, geçen yıl, Star’ın büyük bir alayı vala ile ona köşe açtığını biliyorum. Herhalde, yeni bir eksen kayması olayı sözkonusuydu…
Kabul ediyorum. Oflaz gibileri az bulunur.
Çünkü Oflaz, tam kırk yıldır, düşünsel bakımdan iki ucu açık kimliğini korumasını bildi.
Tam dönüşü yok. Eksen kayması var. Kimi zaman sağa, kimi zaman da sola…Ama, yaka kimliği “ sağduyulu muhafazakar” kaldı hep..
Star’dan kovulduğuna göre, sanıyorum bir süre, iktidar basınında yer alamaz, ama iktidara muhalif pozisyondaki sağcı basında kalemini sürüyebilir pekala.
Yahut, “sağduyunun sesi” olarak muhalif bir gazeteye de kapağı atabilir.
İki ucu açık kimlik, çift taraflı kullanıma elverişlidir çünkü…
Peki Sözcü köşe açar mı Oflaz’a ?
Bir Sözcü okuru olarak bunu istemem.
Sözcü, eğer, ebruli döneklerden medet uman bir çizgiye gerilediyse, bir okuru olarak benim zaten onlarla işim olmaz !..
KIYIBOYU
Ereğli’nin pek üzerinde durulmayan önemli bir çoğrafi özelliği vardır:
Türkiye’nin kuzeyinde olan Karadeniz, kentin güneyindedir.
Prof. Mübeccel Kıray, Ereğli’nin bu özelliğini şöyle dile getirir:
“ Karadeniz kıyısında bir kasabanın güneyinde denizi düşünmek biraz zordur. Ereğli bu konuda bir istisna teşkil etmektedir. Bababurnunu meydana getiren büyük kavisin içerisindeki yeri, Ereğli’yi denizin kuzeyinde bırakmaktadır. “ (Ereğli…, DPT Yayınları, 1964, dipnot).
Bunun nedeni, ilk yerleşmelerin Bababurnunun dalgakıran işlevini gördüğü doğal limanın kıyısında başlamasıdır. Kent, bu doğrultuda gelişmiştir.
Tüm kıyı kentlerinde olduğu gibi, deniz ve kıyılar, Ereğli için de tarihi boyunca büyük önem taşımıştır. Erdemir’in yapımından sonra da kıyıların önemi daha da artmıştır.
Kıyıboyu, hem stratejik bakımdan önem kazanmıştır, hem de ekonomik bakımdan. Özellikle, mal ihracının sadece deniz yolu ile yapıldığı eski dönemlerde…
Ereğli’nin kıyıboyu, tarih boyunca, sosyal yaşamın da önemli bir parçası olmuştur: Köşkle, yalılar, kahveler, hamam, camiler, vb. kıyıdadır hep.
o o o
Kıyıboyu bugün de sosyal yaşamın özellikle yaz aylarındaki en gözde ve hareketli yeridir.
Eski belediye başkanının hala kıyı düzenlemesiyle anılması bu yüzdendir.
Projesini ilkten Ruhi Cöbekoğlu’nun yaptırdığı kıyı düzenlemesi, eski belediye başkanının başyapıtıdır.
Çünkü, 20 yıllık belediye başkanlığının başka yapıtı yok !..
Kıyı düzenlemesinin son yıllara sarkmasının nedeni, Erdemir’in kıyı boyundan geçen yük treninin yakın zamana kadar faal olmasıyla ilgiliydi. Demiryolu faal olmaktan çıkınca, düzenleme için gerekli koşullar doğdu. Cöbekoğlu bir dönem daha belediye başkanı olarak kalsaydı, düzenlemeyi o yapacaktı. Aklımda kaldığına göre, Cöbekoğlu’nun projesi daha kapsamlıydı, uygulamada eni-konu budandı…
Bugünkü durum nedir ?
Kıyıboyu daha sosyal ! Yeni sosyal tesisler, yapımı süren spor kompleksi, kıyı kentlerinde yalıboylarına sosyal işlev ve güzellik katan pırıl pırıl seyyar satıcılar; büfeler, takıcılar, vb. ile daha güzel ve işlevsel…
Dr. Hüseyin Uysal, önceki dönemin belediye başkanının görevde kaldığı 20 yıl boyunca üstesinden gelemediği bir çok önemli tesise 3 yılda imza attı ve daha da atacak gibi..
Kent meydanı, yaşama geçmesinin eli kulağında olan su projesi, uzun yıllardır çevreyi zehirleyen eski çöplüğün yaşam alanına dönüştürülmesi projesi, spor kompleksleri, peyzaj düzenlemeleri, sosyal tesisler… Sadece bunlar bile, Dr. Uysal’ın insan odaklı belediyecilik anlayışının örnekleri olarak onun adını yaşatacaktır…
Atatürk anıtının görkemli bir görünüme kavuşturulması için sürdürülen çalışmalar, Atatürkçü çevreler tarafından da takdir görüyor. Ayrımcı ideolojik gevezeliklerin önünü kesiyor…
Ereğli, kısaca, Lale Devri’nden insan odaklı belediyeciliğe geçiyor…. Geçti bile !
Bunlar kırk yıldır üstesinden gelinemeyen kalıcı hizmetler !..
Partici körlükten sıyrılıp bunları görmek gerekiyor !.
Bu adam çalışıyor, üretiyor…
Sen ne yapıyorsun ?
Pislik yuvası dereyi temizlemek istiyor, karşı çıkıyorsun, çok önemli bir halk hizmetine engel oluyorsun…
O sağcı,sen solcusun öyle mi ?
Hadi canım siz de !..
Halk hizmetine karşı çıkan solcu nerede görülmüştür !..
CHP özeleştiri yapmalıdır !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








