
“…TAM BAĞIMSIZ GERÇEKTEN DEMOKRATİK TÜRKİYE…”
15 Mayis 2017 01:24:47
Bu köşeyi sürekli izleyenler anımsayacaklardır:
Diyorduk ki…
Trump’ın koltuğa oturmadan önceki sözlerini fazla ciddiye almamak gerekir. ABD’yi, seçim kampanyalarına milyarlarca dolar akıtan burjuvazinin elit kesimi ile gizli istihbarat örgütleri yönetir… Trump, koltuğa oturuncaya kadar neyin ne olduğu ve ne olması gerektiği dikte edilecektir O’na. Geçiş dönemi, ABD Başkanlarının ”eğitildiği” dönemdir.ABD Başkanları çok geniş yetkilere sahip. “Tek Adam” gibi gözükür, ama aslında kazın ayağı öyle değildir. Başkanlar, daima, Kongre ile yargının ve gizli istihbarat örgütlerinin kıskacındadır.
Onların “hayır” dediği hiçbir şey, başkanlar tarafından “evet”lenemez.
İşte görüyorsunuz !..
Trump’un azınlıklar kararı yargıdan tırpan yedi. Ortadoğu politikası ise, Obama’nın politikasından sapmış değil.
ABD’nin Kürtlere (YPG/PYD) ağır silahlar vermesi de bunu gösteriyor. Rusya’nın da Kürtlere gizlice silah yardımı yaptığına ilişkin çıkan haberler, Kürtlerin, Irak ve Suriye’de önemli bir aktör haline geldiğinin işareti.
Artık net şekilde belli oldu ki, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında öngörülen “Büyük Kürdistan” adım adım gerçekleşiyor.
ABD’nin, bizimkilerin gazını almak için arada bir yaptığı “birlikteyiz…dostuz….stratejik ortağız…” filan gibi açıklamalar, fasa-fisodur !..
ABD ile Rusya anlaştı. Irak’tan sonra Suriye de bölünecek. Esad yönetimi Rusya ile İran’a, Kuzey kesimleri de ABD ile İsrail’e bağımlı birer uydu devlet olacak.
ABD’nin Kürtlere ağır silahlar vermesi, Kuzey Irak’tan sonra Suriye’de de ABD ve İsrail’in denetiminde bir özerk Kürt bölgesi oluşturulacağını gösteriyor. Bu, “Büyük Kürdistan”ın üvertürü olacak…
Bütün belirtiler, Türkiye’nin bölgede yalnızlaştırıldığını işaret ediyor. Bunda, Erdoğan’ların ABD ile Rusya arasında mekik dokuyan; ABD ile nizaya düşünce Rusya’ya yanaşan; onunla arası limonileştiğinde ABD’ye yanaşan kişiliksiz dış politikasının büyük rolü var. Bizimkiler, büyük resmi göremiyor !..
o o o
Türk solu, kırk yıldır, büyük devletlerin, ABD ile Rusya’nın ve AB’nin hegemonyasına karşıdır.
Şurada burada şöyle bağırırdık:
“ Ne Amerika ne Rusya ! Tam bağımsız gerçekten demokratik Türkiye !..”
Bu başı dik, Atatürk’ü iyi özümsemiş bu tavır, çoklarımızın nice belalara uğramasına yol açmıştı.
Cezaevleri, işkenceler,idamlar, yargısız infazlar hep bizler içindi…
Son ABD oyunu ile Putin’in yanar-döner Türkiye politikası,Türk solunun kırk yıldır savunduğu tam bağımsızlık parolasını yeniden gündeme oturttu.
“Tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye…”
Türkiye’nin başını dikecek, içerdeki yobazlığı tasfiye edecek sihirli formül budur bugün de…
Sorun şurada:
Kim yaşama geçirecek bunu ?
2019 seçimleri son umuttur.
GAZETE UYGARLIKTIR !
Avrupa’da ilk gazeteler 1600-1650 aralığında çıktı.
Osmanlı’da Türkçe olarak yayınlanan ilk gazete ise, (ilk sayısı 11 Kasım 1831’de çıkan) “Takvim-i Vekayi’dir. Gazete, 2.Mahmud’un fermanıyla çıkmıştı ve resmi nitelikteydi.
İlk özel Türkçe gazeteyi William Churchill ismindeki bir İngiliz, 1840’ta yayınladı. Gazetenin ismi “Ceride-i Havadis”ti.
Buna göre Osmanlı halkının yaşamına ilk gazete, Avrupa’da 230 yıl sonra girdi. Oda padişah fermanı ile !..
Zonguldak’ta yayınlanan ilk gazete ise, Tahir Karaoğuz’un “Zonguldak”ıdır.
Yani Zonguldak, ilk gazetesine, Takvim-i Vakayi’den 93 yıl sonra kavuşabildi.
Ereğli ise, 127 yıl sonra ! Düzenli olarak yayınlanan ilk gazete kabul edilen “Şirin Ereğli” ile “Zonguldak”ın arasındaki yaş farkı, 34’tür. “Şirin Ereğli”nin kuruluş tarihi 1957’dir. Gazetecilik, Zonguldak’tan 45 dakika uzaklıktaki Ereğli’ye 34 yılda ulaşabilmiştir !..
Gazete uygarlıktır !
O uygarlık, Osmanlı’ya 230 yıl sonra ulaşırken, Zonguldak’a 323, Ereğli’ye 357 yıl sonra ulaşabilmiştir !
O da Cumhuriyet devriminin sayesinde…
Çağdaş uygarlık kavramı, demokrasiyle eşzamanlıdır. Avrupa’daki ilk demokratik devrimlerin 17.yüzyılda uç vermesi ile ilk gazetelerin yine 17.yüzyılda yayınlanmaya başlaması, bu açıdan, örtüşen olaylardır. Osmanlı’nın Batı uygarlığını yakalayamamasını sadece eşitsiz gelişme yasasına bağlayamayız. Osmanlının merkeziyetçi bağnaz devlet yönetimi de geri kalmışlıkta etkisi oldu.
o o o
1967 yılında 10.yılını kutlayan Şirin Ereğlinin yazıişleri kadrosunda sadece üç gazeteci vardı:
Sevgili Bedri Erel ağbimiz, rahmetli Süheyla Erel yengemiz ile bu satırların yazarı…
Cumartesi günü yapılan Gazeteciler Derneği’nin kongresinde 66 gazeteci oy kullandı.
Derneğin üye sayısı ise 80’nin üzerinde… Günlük/haftalık, vb. yayınlanan gazete sayısı 30 civarında… İnternette 20’den fazla da haber sitesi var.
Buna göre, Ereğli’de 50 yılda gazete ve gazeteci sayısı 30’a katlanmış oluyor.
Büyük gelişme !
Ancak, nitelik değil, nicelik bakımından…
Gazetecilik, yarım yüzyıl önce, daha ciddiye alınan, ciddiliğini kamuoyuna daha çok duyumsatan bir konumdaydı.
Zaman içinde o konumu kaybettik.
Yarım yüzyılda basın teknolojisi çok geliştiği halde, Ereğli ve Zonguldak bundan da pek nasibini alamadı. 40-50 yıl öncesinin yerel gazeteleriyle bugünküler arasında görsel bakımdan pek bir fark yok.
Şu sorulabilir belki:
Yarım yüzyılda hiç mi iyi gazeteci yetişmedi ? Ayrıca, yazar ?..
Çok iyi gazeteciler, çok güzel kalemler yetişti. Ancak, bunlar geniş kitlelerle buluşamıyor.
Gerçi internet siteleri bu yolu açtı.Ama, Zonguldak ve Ereğli’deki entelektüel birikim ile siyaset ve demokrasi kültürünün yeterli çap ve yoğunluğa ulaşamaması, özellikle, yazarların onları motive edecek, özgüven kazandıracak izlenme rakamlarına ulaşmalarını engelliyor.
Dahası var:
Yerel okur beğenisinin “düşük profilli” olması, genç yazarları, onlarla, onların düzeyinde buluşmaya çalışmak gibi yanlış bir tercihe de sürüklüyor. Bu da genç kalemlerin sonu oluyor.
Oysa, çok okunmak her zaman bir kalite ölçüsü değildir, piyasa ölçüsüdür.
Kalite ölçüsü, entelektüel birikime sahip, siyaset/demokrasi kültürü geniş okurlarla buluşabilmektir.
Yazar-okur birlikteliği bu düzeyde gerçekleşebilirse, her iki tarafın da gelişimine katkı sağlar. İki taraf birbirini eğitir ve entelektüel bakımdan besler…
İnternet siteleri bu olanağı da sağlıyor genç yazarlara…
Yarım yüzyıllık bir gazeteci olarak benim onlara öğüdüm, ucuza kaçmamalarıdır.
o o o
Gazeteciler Derneğinin yeni yönetimine başarılar diliyorum.
Umuyorum, kayıp yılları telafi edecek bir aktivite gösterirler nihayet !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








