Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler
 
logo
  •  
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » MEDYA
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » TÜM HABERLER
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » ARŞİV ARAMA
    •  » HABER ARA
    •  » SEKTÖR
    •  » KÜNYE
  • ZONGULDAK
  • KDZ.EREĞLİ
  • ALAPLI
  • GÜLÜÇ
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • MAGAZİN
  • YAŞAM
  • DÜNYA
  Son Dakika |  Kdz.Ereğli Özel Anadolu Hastanesi’nin Gemi Adamı Sağlık Raporu düzenleme yetkisi iptal edildi
  Son Dakika |  Kaymakam Fatih Yılmaz el attı. Kıyıcak'ta sorun çözüldü.
  Son Dakika |  Zonguldak’a atanan ve görev yeri değişen hakim ve savcılar belirlendi
  Son Dakika |  Son Dakika… MHP Zonguldak İl Başkanı görevden alındı
  Son Dakika |  TTK’da kura çekimi sonuçlandı. İşte tam liste..
  Son Dakika |  Ercan Kolçak'ın kız arkadaşı tutuklandı
  Son Dakika |  Tapu Personeli asılsız yorumlar hakkında suç duyurusunda bulundu
  Son Dakika |  Akçakoca Belediye Başkanı gözaltına alındı
  Son Dakika |  Devrim Dural’dan Kılıçdaroğlu’na “Sende utanma yok mu?”
  Son Dakika |  CHP'ye kayyım: Mutlak butlan kararı çıktı, Kılıçdaroğlu'nun partinin başına geçmesine karar verildi
19 Haziran 2026 Cuma
DOĞRULAR VE YANLIŞLAR TERSYÜZ OLDU !

DOĞRULAR VE YANLIŞLAR TERSYÜZ OLDU !
16 Ocak 2017 00:00:54

Yazar : Sina Çıladır

        
Benim çocukluğumda, Babıali gazetelerinin hemen tümünün sahipleri, fiilen gazetecilik yapan kişilerdi. Cumhuriyet’in Nadir Nadi’si, babam Ahmet Naim’in Bölge Temsilciliğini yaptığı Son Posta’nın Selim Ragıp Emeç’i, 7 gün ve Hürriyet’in Sedat Sımavi’si gibi…
Bu, Zonguldak basınında da böyleydi. 1923’lü ilk kuşağın tümü, eli kalem tutan insanlardı. Örneğin Karauğuz’un Doğu dergisi, Türkiye’nin ünlü düşünür ve sanatçılarının ürünlerinin yeraldığı bir dergiydi.
Bugün durum farklı. Babıali gazetelerinin çoğunun patronu, başka işleri arasında “gazetecilik”yapan tipler !
Eski gazete sahipleri başyazı yazarlardı. Şimdikilerin mektup yazabildikleri kuşkulu !
Adam parayı bastırmış, kabarık portföyüne bir-iki TV, gazete filan da katmış. Tüm yaptığı gazetecilik (!), ihale pastasından iri parçalar kapmak için gazete yöneticilerine zaman zaman buyurmak: “ “Yalakalığın dozunu arttırın!..”
Yerel basında da böyle bu. Resmi ilan alan günlük gazetelerin sahipleri, genelde gazetecilik yapmayan, eli kalem tutmayan tipler !..
Şöyle bir geriye çekilip baktığınızda, yereli-geneli ile günlük basın, büyük ölçüde, gazetecilikle ilgisi olmayanların elinde ! İstisnalar var elbette. Ama, onlar bir avuç.
Şunun için yazıyorum bunları:
Geçen Salı günü Çalışan Gazeteciler Günü idi. TGC, gün münasebetiyle bir açıklama yaptı. Son bir-iki yıl içinde binlerce gazeteci işten atılmış. Binlerce gazeteci hakkında soruşturmalar sürüyor, bir kısmı içerde…
Bunlar, gazetecilikle ilgisi olmayan gazete patronlarının marifetleri ! Adam kalemini dik mi tutuyor, koy kapının önüne !.. Çünkü dik duruş, yalakalığın kimyasına uymuyor.
Bu durum, güzelim ülkemizin dünya demokrasi ligindeki acınası sıralamasında da kendisini gösteriyor: Diplerdeyiz ! Muz cumhuriyetleriyle altlı üstlüyüz…
Basın özgürlüğü demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Basını özgür olmayan bir ülkenin künyesinde“demokrasi”de yazsa, hikayedir ! Bu gibi ülkelerde basın, sadece, yalakalık yapma özgürlüğüne sahiptir !..
Çoktandır yap-satçıların elinde olan Babıali basını bu tanımlamaya cuk oturan seçkin bir örnek !.. “Ulusal” basınımız, tuğla ekonomisinin koçbaşı çoktandır…
Çalışan Gazeteciler Gününde yerel gazeteci örgütlerinden eleştirel mahiyette pek ses çıkmadı. Yerel basın da sinmiş/sindirilmiş durumda. Özellikle son dönemlerde öylesine içine kapandı ki, bırakalım Türkiye’nin sorunlarını, yayınladıkları yörelerin sorunlarına bile yabancılaştı ! Otosansür kıskacında işlevini yitirdi. Dedikodu üreten, dedikodudan beslenen bir alt kimliğe razı oldu.
Oysa, yerel basında da yetenekli muhabirler, kalemleri güzel yazarlar, araştırmacılar var…
Gelgelelim onların yarattıkları güzellikler, özellikle son dönemde çoğunluğu dedikoduya koşullanmış okur kitlesinin gözlerine çarpmıyor bile !..
Deneyimlerimle bilirim. Bir çok yetenek, bu ilgisizlik, değer bilmezlik ortamında giderek yitip gidecek, yazık olacak !..
Eski çaplı yerel kalemler, sanatçılar bu handikapı aşmak için “ulusala açılma”yı denerlerdi ısrarla… Kimisi başarılı olur, çoğu olamazdı.
İsimleri kalıcı olanlar ilk kategoride yer alanlar oldu.
Diyebiliriz ki ulusalı-geneli ile, basın, pek iç-açıcı bir durumda değil. Sindirilmiş/sinmiş, yalakalaşmış, kişiliğini yitirmiş bir profili veriyor basınımız…
Durum o kadar kötü ki, normal gazetecilik yapanlar, aydın kamuoyunun “kahraman”ları haline geldi; tutucuların “vatan haini”…
Bir ülkede normalin normalleşmesi ile bunun tersi, baskı dönemlerinin alamet-i farikalarındandır. 
Yalaka/yandaş basının beynini yıkadığı kitleler, doğru ile yanlışı birbirinden ayıramaz hale geldi. Doğrular yanlış’a, yanlışlar doğru’ya dönüştü. Ortak akıl ve bellek, bir eldiven gibi tersyüz olmuş durumda…
Bu, şöyle böyle 70 yıllık karşı-devrim sürecinin büyük başarı kazandığı anlamına geliyor. Türkiye’nin sistem/rejim değişikliği kapısına varıp dayanması da bunu gösteriyor zaten…
Ama, şunu da unutmayalım:
Yanlışların ağır basması, doğruların yokolduğu anlamına gelmez.
Biz onları görmezden de gelsek, gerçekler gerçekliklerini yitirmez. Türkiye bugün olmasa da bir gün mutlaka, güneşe yürüyecek. Umutsuzluk yasak !..

NAZIM HİKMET 115 YAŞINDA

Harbiye cezaevinin avlusu fındık kadardı. Boyu çok çok onbeş adım, eni beş-altı adım…
Selimiye cezaevinin avlusu yoktu. Cezaevi koridorunda volta atılırdı. Koridor dar olduğu için karşılıklı değil, dönerek…
Maltepe askeri cezaevinin avlusu yoktu, küçük bir bahçesi vardı, zemini topraktı.
Sağmalcılar cezaevinin avlusu eni-konu genişti. Avlu, yüksek duvarlarla çevrili olduğu için yaz aylarında bile günün her saati güneş almazdı. Uyarına gelirse, beton zemine oturur, sırtımı duvara yaslayıp güneşlenirdim. Sık sık Nazım Hikmet’in Bursa cezaevinde yazdığı o ünlü şiirini anımsayarak:
Bugün Pazar/bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar/ve ben ömrümde ilk defa/gökyüzünün bu kadar benden uzak/bu kadar geniş/bu kadar mavi oluşuna şaşarak/kımıldamadan durdum/sonra saygıyla toprağa oturdum/dayadım sırtımı beyaz duvara/bu anda ne düşmek dalgalara/bu anda ne kavga/ne hürriyet/ne karım/Toprak güneş ve ben/bahtiyarım.
Türkçe edebiyatın en büyük, dünya edebiyatının da en seçkin şairlerinden olan Nazım Hikmet’in 115 doğum yılındayız…
Büyük sanatçılar sadece ölüm yıldönümlerinde değil, doğum yıldönümlerinde de anılırlar. Çünkü onlar insanlığa verilmiş birer armağandırlar.Nazım da Türkiye’nin birçok köşesinde anılıyor bugün… Dünya durdukça da anılacak…
Ölümsüzlük de böyle bir şey değil midir ?!..

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • Zonkişot
      31-05-2011 | 03 : 15 50
    • NİHAYET !
      06-09-2024 | 00 : 16 39
    • CUMARTESİ NOTLARI
      31-03-2025 | 00 : 16 23
    • KANDİL/DEM ORTADA KALDI !
      01-04-2025 | 00 : 30 02
    • TARLABAŞI
      15-08-2022 | 18 : 52 30
    • İKTİDARIN KÜRT POLİTİKASI
      28-11-2024 | 00 : 11 23
    • KİM KİMLE BARIŞACAK ?
      14-01-2025 | 00 : 20 09
    • SOL, SANAYİ, ÇEVRE…
      25-11-2024 | 00 : 05 42
    • SURİYE’DE NELER OLUYOR ?
      02-12-2024 | 00 : 03 54
    • AB CHP’ye NİÇİN SOĞUK ?
      03-04-2025 | 00 : 34 13
    • DURUM
      17-05-2024 | 23 : 58 29
    • İPİN UCU...
      21-03-2025 | 00 : 25 49
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Sina Çıladır
      Sina Çıladır
      OYUN İÇİNDE OYUN !
    • Sina Çıladır J
      Sina Çıladır J
      BELEDİYESPOR DEĞİL, FAKÜLTEYE DESTEK OLALIM
    • civileme
      civileme
      MÜZEYYEN
    • Gamze Gayret
      Gamze Gayret
      TEKAY İNŞAAT’IN YÜKSELİŞİ: BAŞARI MI, AYRICALIK MI?
    • Zehra Çıladır
      Zehra Çıladır
      BİR VATANIMIZ VARSA ATATÜRK SAYESİNDE !
    • Hasan Hüseyin Yalvaç
      Hasan Hüseyin Yalvaç
      SEVGİLİLER GÜNÜ
    • M.Kademoğlu
      M.Kademoğlu
      Mesajlar eksik. Şimdi geri yükle Yükleniyor...
    • Melda Yenin
      Melda Yenin
      ELEŞTİRİ.. ONARMAK MI, YIKMAK MI?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      OYUN İÇİNDE OYUN !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      TRUMP’IN KOŞULLU TEMİNATI !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      YAPAY ENGELLEMELER OLMAMALI !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      KILIÇDAROĞLU’NUN MİSYONU !
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      TEKAY İNŞAAT’IN YÜKSELİŞİ: BAŞARI MI, AYRICALIK MI?
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      DÖKÜLDÜK !
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      AK PARTİ TEŞKİLATLARINDA KÖKLÜ DEĞİŞİM BAŞLADI.../KANTARCI KURULTAY İÇİN İMZA VERMEMİŞ.
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır J
      NERENİN ÇOCUĞU OLDUĞU ÖNEMLİ Mİ?
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır J
      İSTEMEM YAN CEBİME KOY
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      CHP KİME KURBAN EDİLİYOR ?
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      KILIÇDAROĞLU KONUMUNUN FARKINDA MI ?
    • Bize Ulaşın
    • Künye
    • Reklam
    Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler

    © yeniufuk.com.tr

     Künye - iletişim
     

    Mobil uygulamayı indirmek için tıklayınız


      Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
    Kdz.Ereğli/Zonguldak
      03723121008
      eregliyeniufuk@gmail.com
     
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.