
BAYRAK
18 Aralik 2016 22:34:03
“Açılım“ yıllarında bayrağa merasim aksesuarı olarak bakıyorlardı. “TECE” ve bayrak müz’iç şeylerdi…
Şimdi, bayrak denizinde yüzüyoruz !..
Ne deÄŸiÅŸti ?
Arkadaşların “saf”lığı, PKK’nın puştluğuna yenik düşünce, ayaklar suya erdi.
Bu kez bayrağa, milliyetçiliğe sarılındı.
Huyumuz kurusun. Her şeyin suyunu çıkartmakta bire birizdir.
Bu kez de öyle oldu, ipin ucu kaçtı, milliyetçilik ayağa düştü, sakıza döndü.
İlkten şu sorunun yanıtlanması gerekiyor:
Milli çelişkinin başçelişki haline geldiği koşullar içinde miyiz ?
Bu soruyu yanıtlamak için bir başka soru açmak gerekiyor:
Milli çelişki, ne zaman başçelişki haline gelir ?
Öncelikle açık işgal koşullarında !..
Sonra, gizli işgal ve iç-savaş ile bölünme olasılığının belirdiği koşullarda !..
Türkiye, açık işgal altında değil. Tam tersi epeydir başkalarının topraklarındayız !..
İç savaş ?
PKK bunu denedi, tutmadı. PKK’ya karşı girişilen toplu mücadele, Güneydoğu halkının PKK’nın yanında olmadığını gösterdi. PKK; şu an çırılçıplak ortada ! Halk desteğine sahip değil…
FETÖ darbe girişiminin başarıya ulaşmaması, ülkemizi bir iç-savaştan kurtardı. Darbe başarıya erişseydi, şu an büyük bir olasılıkla iç savaş koşulları yaşıyor olacaktık.
Yani.. İç savaş koşulları içinde de değiliz..
Ne kaldı geriye ?
Gizli işgal ya da emperyalist sultası !.. Onların projelendirdiği bölünme tehlikesi !..
Gizli işgal, 1946’dan bu yana var. Bölünme tehlikesi yarım yüzyıldır…
Türkiye’nin gerçek vatanseverleri, tam kırk yıl önce, milli çelişkinin başçelişki haline geldiğini saptamasını yapmışlardı.
Şöyle diyorlardı: Türkiye’nin önündeki devrimci adım, milli (anti-emperyalist) demokratik (anti-feodal) adımdır.
Bu saptama halen geçerliliğini koruyor.
Bu programı yaşama geçirmeden sadece bayrak sallayarak, hamaset yaparak, dışarıda ikili-üçlü oynayıp şuna-buna laf sokarak ne terörü alt edebiliriz ve ne de bölünme tehlikesini ortadan kaldırabiliriz.
Milliyetçiyseniz, öncelikle ABD ve AB emperyalizmine tavır almak zorundasınız ! Çünkü PKK’nın da, FET֒nün de arkasında onlar var.
Milliyetçiyseniz, halkı milli hedefler doğrultusunda birleştirmek zorundasınız ! Oysa, Başkanlık dayatması, halkı bölüyor ! Çünkü halkın yarısı, anketlere göre, Başkanlığa karşı…
Demokratsanız, öncelikle, özellikle Doğu bölgelerimizde yoğunlaşan aşiret reisliği, toprak ağalığı kurumları ile tarikat/cemaat gericiliğine tavır almak zorundasınız.
Demokrat olmak için bunlar da yetmez elbette. Ama, bunların üstesinden gelmeden de demokrasi yoluna girilemez. Olsa olsa ahaliye demokrasi diye kakalanan “sandıksal demokrasi” yolunda ayak sürünebilir…
Dünyanın en güzel bayrağı olan ayyıldızlı al bayrağımız, Milli Kurtuluş Savaşımızı sembolize eder. Bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkmamızı…
Bayrağımızı ellerimizin üzerinde yükseltmek, çok güzel bir eylem biçimidir. Çok hoş bir duygu birliğidir…
Ama, onu hak etmek gerekir ! Hak etmek için de yabancı sultasına, ağa-aşiret ilişkileri ile tarikat-cemaat gericiliğine karşı mücadele etmek gerekir.
Bu ikisi yoksa, elde bayrak sallamanın da bir kıymet-i harbiyesi olamaz.Gözbağcılıktır !..
Not:
Bu satırları yazarken, Kayseri’de yeni bir terör saldırısı olduğu haberleri dönüyordu TV’lerde… Saldırı bu kez askerlere yönelikti..
İçimiz kan ağlıyor. İsyan duygularımız tepeye vurdu artık. Lanet olsun bu saldırıların arkasındakiler ile maşalarına !..
Bu son olay da gösteriyor ki, devletin ciddi bir istihbarat sorunu var !.. Yeni acılar yaşanmaması için, bu sorunun ivedi olarak çözülmesi gerekiyor.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








