Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler
 
logo
  •  
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » MEDYA
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » TÜM HABERLER
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » ARŞİV ARAMA
    •  » HABER ARA
    •  » SEKTÖR
    •  » KÜNYE
  • ZONGULDAK
  • KDZ.EREĞLİ
  • ALAPLI
  • GÜLÜÇ
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • MAGAZİN
  • YAŞAM
  • DÜNYA
  Son Dakika |  TSO 6. Meslek Grubu’nda ortak liste: Yazıcıoğlu’ndan Yağız’a destek
  Son Dakika |  TabNet operasyonu Ereğli’ye uzandı: 13 kişi gözaltında
  Son Dakika |  TTK’da 213 gün sonra üretim yeniden başladı: Faturası 5 milyar liraya dayandı
  Son Dakika |  AK Parti Ereğli İlçe Başkanlığı’ndan belediyeye sert eleştiri: “Algı siyaseti değil, hizmet belediyeciliği”
  Son Dakika |  Türkiye’nin 401. büyük sanayi kuruluşu Çınar Boru’nun Çınar Çelik tesisinde işçi eylemi
  Son Dakika |  TTK’da kapatılan ocaklar yeniden gündemde: Yeni yönetmelik Zonguldak’ta dikkatleri güvenlik önlemlerine çevirdi
  Son Dakika |  12. Yargı Paketi yasalaştı: İcra satışlarından idari davalara kadar birçok alanda önemli değişiklik
  Son Dakika |  Beklenen oldu.. CHP Zonguldak İl Başkanı görevden alındı
  Son Dakika |  AK Parti Alaplı İlçe Başkanı Altan Güngör görevinden istifa etti
  Son Dakika |  Ali Ünlü’den bomba iddia: “Recep Yılmaz kulübü kendi şirketine 8 milyon lira borçlandırdı”
20 Eylül 2026 Pazar
AZİZE ÖĞRETMEN

AZİZE ÖĞRETMEN
25 Kasim 2016 02:22:42

Yazar : Sina Çıladır

        
Ben, “karartma geceleri”nin çocuğuyum…
Savaş çocuğu.
Zonguldak’ın üzerine karanlık çöktü mü, evlerde bir telaştır başlardı. İlk iş, koyu renkli (çoğu maviydi) perdeleri dikkatle kapatmak olurdu. Elektrik lambasının düğmesine sonra basılırdı…Elektriği olmayan evlerde, kocaman “şişe”li “5 numaralı” gazyağı lambalarının cama yakın yerlerine konulmamasına itina edilirdi. “İdare Lambaları”, evin en önemli aydınlatma gereciydi. Evin yaşlıları, hava kararmadan, küçücük idare lambalarının “şişe”lerini itinayla temizlerlerdi. İlkten, lambaların cam “hazne”sine gazyağı tenekesinden huniyle gaz konulur, potin bağı kalınlığındaki fitilin erimiş uçları makasla kesilirdi…
Bazı geceler, hükümet konağının tepesindeki elle çalışan alarmın sesiyle irkilirdik.
Alarm sesiyle elektrik ve gazyağı lambaları telaşla söndürülür, evler gözlerini alarmlı geceye kapatırdı. Simsiyah bir örtü çekilirdi sanki kentin üzerine…
Bizim evde elektrik vardı. Babam (Ahmet Naim) tüm camlara koyu mavi storlar taktırmıştı. Bu nedenle alarmlı gecelerde bile lambaları kapatma gereği duymazdık. Eğer dışarıya ışık sızarsa, çok geçmez mahallenin posbıyıklı Arnavut bekçisi kapıyı güm güm çalar, lambaları kapatmamızı isterdi. “Tehlike” geçtikten sonra alarm yeniden çalar, herkes rahatlardı. “Tehlike”nin “düşman uçağı” olduğu söylenirdi.
İsmet Paşa Türkiyesi, Batı’nın diretmesine rağmen savaşa girmemişti. Ama, Zonguldak devrin başlıca enerji kaynağı olan taşkömürünü üreten tek vilayetiydi. Bunun yanısıra, Fransız sermayeli Ereğli Şirketi’nin millileştirilmesinin üzerinden de çok çok birkaç yıl geçmişti. Kentin düşman uçakları tarafından vurulması olasılığı büyüktü yani…
Bundandır, karartma gecelerini korku ve büyük titizlikle yaşayan vilayetlerin başında geliyordu Zonguldak…Projektörler gece boyunca gökyüzünü tarar, düşman uçağı arardı.
Biz çocuklar, projektörlerin makas yapmasını cam kıyılarından keyifle izlerdik.
Zonguldak, savaş yıllarının acısını en ağır şekilde çeken bir vilayetti. Kömür üretiminin arttırılması için tüm köylerdeki zinde nüfusa madenlerde çalışma mükellefiyeti getirilmişti.             Bu arada askerlik çağına gelenlerin de askerlikleri ertelenmişti. Maden bölgelerinde kışla düzeni kurulmuştu. Onikişer günlük devrelerle madene “inen” köylülere asker üniformasına benzeyen (haki renkli pantolon-ceket ve kasket) giydiriliyordu. İşçiler “asker tipi barakalar”da yatıp kalkıyor ve asker karavanası yiyorlardı. Ünlü “Kömür Alayı”da bunlardan oluşuyordu.
Ağır çalışma koşullarından bunalıp “firar” edenleri yakalayıp yeniden madene sürmek için bir de Tahkimat (Destek) Komutanlığı kurulmuştu.
        İş kaçaklarına “düşman” gözüyle bakılıyordu. Yakalananlara işkence yapıldığı, eşlerine tecavüz edildiği söylentileri yayılıyordu…
Madende çalışmamak için el ve ayak parmaklarını kesenlerin olduğu, bu arada korkunç bir rüşvet çarkının döndüğü şeklindeki söylentilerin ardı arkası kesilmiyordu.
Madenci-yazar-Şair Turgut Etingü zaman zaman bizim eve yemeğe gelir, babam Ahmet Naim’le bu olayları konuşurlardı. Zaman zaman da, herhalde benden 7 yaş büyük ağabeyimin duymaması için konuşmalar Fransızca yapılırdı.
Yıllar sonra, babamın mükellefiyet dönemine ilişkin notlarını içeren bir kareli defterinin bulunduğunu öğrenmiştim. Babam o defteri özenle saklardı. 
        Notlar eskitürkçeydi. Bu deftere, babamın bana intikal eden sanat mirası (araştırma, roman, hikaye, oyun, makaleler, kitaplar) ile birlikte 1970’li yıllardaki tutuklanmalarım sırasında el konuldu, onları bir daha ele geçirmek mümkün olmadı. Babamın, sanat ve bilim çevrelerinde “kayıp kitap” olarak anılan çalışmasını bu kareli defterdeki notlar oluşturuyordu.
Dönelim karartma gecelerine…
Ekmek karneyle veriliyordu. (Kişi başına yarım tayın). Ama, ben istisnaydım. Fırının tezgahına ancak ellerimin uzandığı 4-5 yaşlı dönemde, tek başına fırına gider, tezgahtara parasını uzatır ve “oğlum bana bir ekmek ver” derdim. Tanırlardı beni. İsteğim hiç geri çevrilmezdi. Evin ekmeğini sağlayan “erkek” bendim o sıralar. Babam, bana için için kızar (çünkü ayrıcalıklı işleri sevmezdi), ama herhalde kırmamak için sesini çıkartmazdı…
        Mithat Paşa ilkokuluna başladığım yıllarda da savaş henüz bitmemişti, savaş yıllarının yokluğu-yoksunluğu sürüyordu…
Mithatpaşa ilkokulunun başöğretmeni, tam bir cumhuriyet kadını ve öğretmeni olan Azize(Sirel) öğretmendi. O, okulun her şeyiydi. Her zaman son derece şık ve bakımlıydı. Bütün her şeyiyle ilgilenirdi okulun.
En titizlendiği konu da, cumhuriyet kültürünün minik beyinlere ne derece nüfuz ettiğini araştırmaktı. Sorular sorar, marşlar okutur, cumhuriyet inkılaplarını anlatan kitapları, broşürleri, bizzat eliyle dağıtırdı bizlere.
Hafta sonralarının istiklal marşı ile hafta içlerinin bahçede okunan Ant’ını bizimle birlikte yüksek sesle söylerdi. Bazı günler beyaz mendiliyle gözlerini kurularken görürdük onu.. Cumhuriyet öğretmenlerinin simgesiydi o.
O günlerden bu yana köprülerin altından çok uzun yıllar aktı.
Zonguldak hala Zonguldak, taşkömürü hala taşkömürü, ama cumhuriyet, aynı cumhuriyet değil ! Ulusal bayramlar aynı bayramlar değil ! Cumhuriyet sevdalılarının, Azize öğretmenlerin sayısı gün gün azalıyor çünkü…
Artık karartma geceleri yaşamıyoruz ama, beyinleri kararanların sayısı gitgide kabarıyor !..
Yani… Buradan bakıldığında, Zonguldak da aynı Zonguldak değil artık, güzelim ülkemiz de !.
Azize öğretmenimi saygı ve sevgiyle anarken, azize öğretmenlere layık tüm öğretmenlerin Günü’nü içtenlikle kutluyorum.

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.

     Yorumlar ( 1 )

    Mehmet Sirel
    11 yıl önce

    Sayın Sina Çıldır aynı dönemlerde bende aynı okulda okudum Azize Sirel annem idi hakkında yazdıkların için çok teşekkür ederim.Hakikaten cumhuriyet ve Atatürk sevdalısı biri idi. Mehmet Sirel

     Beğen (1)

    • s.
    • 1

     Diğer Yazıları


    • Zonkişot
      31-05-2011 | 03 : 15 50
    • NİHAYET !
      06-09-2024 | 00 : 16 39
    • CUMARTESİ NOTLARI
      31-03-2025 | 00 : 16 23
    • KANDİL/DEM ORTADA KALDI !
      01-04-2025 | 00 : 30 02
    • TARLABAŞI
      15-08-2022 | 18 : 52 30
    • İKTİDARIN KÜRT POLİTİKASI
      28-11-2024 | 00 : 11 23
    • KİM KİMLE BARIŞACAK ?
      14-01-2025 | 00 : 20 09
    • SOL, SANAYİ, ÇEVRE…
      25-11-2024 | 00 : 05 42
    • SURİYE’DE NELER OLUYOR ?
      02-12-2024 | 00 : 03 54
    • AB CHP’ye NİÇİN SOĞUK ?
      03-04-2025 | 00 : 34 13
    • DURUM
      17-05-2024 | 23 : 58 29
    • İPİN UCU...
      21-03-2025 | 00 : 25 49
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Sina Çıladır
      Sina Çıladır
      ÜRETMEDEN OLMAZ !
    • Sina Çıladır J
      Sina Çıladır J
      “TANER DEMİRBAŞ OLACAĞINA RECEP YILMAZ OLSUN”
    • civileme
      civileme
      YEDİĞİ KABA PİSLEYENLER
    • Gamze Gayret
      Gamze Gayret
      SİYASETİ BIRAKTI, TISKAOĞLU’NU DİLİNE DOLADI!.../ İKİ GENÇ BAŞKAN, İKİ FARKLI BELEDİYECİLİK!
    • Zehra Çıladır
      Zehra Çıladır
      ÖĞRETMENLERE SAYGI-SEVGİ…
    • Hasan Hüseyin Yalvaç
      Hasan Hüseyin Yalvaç
      SEVGİLİLER GÜNÜ
    • M.Kademoğlu
      M.Kademoğlu
      Mesajlar eksik. Şimdi geri yükle Yükleniyor...
    • Melda Yenin
      Melda Yenin
      ELEŞTİRİ.. ONARMAK MI, YIKMAK MI?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY

    » Henüz BUGÜN Yazı Görünmüyor
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      TÜRKİYE PENCERESİ !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      YAVAŞ, İLKELİ OLMALI !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      SORUNU ENFLASYON YARATIYOR !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      SARA YÖNETİMİ VE KÜRTLER
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      ÇETİN BOZKURT’UN YERİNDE ÖZCAN ULUPINAR OLSAYDI……/İL ÖZEL İDARESİ KİLİMLİ’YE DE GELSİN: BU YOLLAR ASFALT BEKLİYOR!
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      BELEDİYE BAŞKANINA SORULUYORSA, MİLLETVEKİLİNE DE SORULACAK!.../KİLİMLİ’DE SÖZ ÇOK, İCRAAT YOK
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      EKONOMİ KÂĞIT ÜZERİNDE BÜYÜYOR, SANAYİCİ KAN AĞLIYOR!
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      KRİTİK SÜREÇ !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      SEÇİM İTTİFAKLARI YETMEZ !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      MESİH SİYASETİ İŞE YARAMAZ !
    • Bize Ulaşın
    • Künye
    • Reklam
    Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler

    © yeniufuk.com.tr

     Künye - iletişim
     

    Mobil uygulamayı indirmek için tıklayınız


      Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
    Kdz.Ereğli/Zonguldak
      03723121008
      eregliyeniufuk@gmail.com
     
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.