
30 AÄžUSTOS
30 Agustos 2016 02:36:46
Toplumsal sistemler, Matruşka bebekleri gibi birbirinin içinden çıktılar. Şu ayrımla ki, Matruşka bebeklerinin aksine, büyükten küçüğe değil, nicel bakımdan küçükten büyüğe bir gelişme gösterdiler.
Tarihte köle emeğine dayalı köleci toplumlar ilkel (komünal) kabile toplumlarının içinden çıktı. Serflerin emeğine dayalı feodal toplumlar, köleci toplumların içinden çıktı. İşçilerin emeğine dayalı kapitalist toplumlar feodal toplumların içinden çıktı.
Kolektif emeğe dayalı sosyalist toplumlar da kapitalizmin içinden çıktı…
Her sistem bir öncekini yadsıdı. Filizlenen sistemin egemenleri bir önceki sistemin egemenlerini reddetti ve onları yendi. Her sistem, bir öncekine göre, bilimde, kültürde, sanatta, siyasette, vb. daha ileri, daha gelişmiş yeni toplumlar kurdu…
İlkel toplumda sömürü yoktu. Sonraki üç toplum biçiminde, yani köleci, feodal ve kapitalist toplum biçimlerinde sömürü vardı. Sosyalizm, teorik olarak sömürüyü yadsıdı, ortadan kaldırmak için çabaladı… Başarılı oldu, olmadı, bu ayrı konu. Söyleyeceğim, toplumlar helezoni biçimde, devrimlerle, değişime uğradılar.
İlk sömürücü toplum, eşitlikçi/sömürüsüz bir toplum biçimi olan ilkel kabile toplumlarının içinden çıkarken, son eşitlikçi toplum biçimi, tam tersi, vahşilik düzeyinde sömürücü/yayılmacı kapitalist toplumun içinden çıktı.
Birbirinin içinden birbirini (bir öncekini) yadsıyarak çıkan yeni toplumlar; ekonomide, siyasette, bilimde, sanatta, kültürde vb. daha gelişmiş olanaklar/değerler sundular insanlığa…Ama bu, sonuncusu sözdışı, gelişmenin nimetlerinin eşitlikçi bir anlayışla paylaşıldığı anlamına gelmez. Tam tersi…
Bu hikaye sürüyor…
o o o
İlk milletler ve milli devletler ile demokratik rejimler, kapitalizmin içinden çıktı. Öncülüğü İngiltere, Fransa gibi ülkeler yaptı. İlk milletler ve demokratik rejimler, kitleleri özgürlük nutuklarıyla peşine takan sermaye sınıfının önderliğindeki halk ayaklanmaları ya da devrimlerle gerçekleşti.
Türkiye Cumhuriyeti de Osmanlının içinden çıktı.
Osmanlı, millet değil, ümmeti ve toplumun çimentosu islamdı. Toplumsal sistem “kul” emeğine dayalı feodal/otokratik bir sisteme/rejime sahipti…
Kurtuluş Savaşımızı izleyen Cumhuriyet Devrimi, Türklerin tarih sahnesine ilk kez millet ve milli devlet olarak çıkmasını sağladı.
Günümüzün “tek millet, tek bayrak, tek devlet”, sloganını ilk kez yaşama geçiren Atatürk’ün önderliğindeki cumhuriyet devrimi oldu.
30 Ağustos Zaferi, cumhuriyet devriminin en önemli aşamasıdır.
Türk milli devleti bu büyük zaferin içinden çıktı. Çağdaş/laik Türkiye Cumhuriyetinin temelleri 30 Ağustos’ta atıldı…
Şimdi bu gerçeği yadsımaya kalkanlar var…
Anlamsız..Boş çaba !
Çünkü 30 Ağustos’un açtığı yoldan kurulan Türkiye Cumhuriyetinin göbeğinde oturuyorsun, onun ekmeğini yiyorsun !.. “ O mahiler (balıklar) ki, derya (deniz) içredir deryayı bilmezler” konumundasın yani…
Yadsısan ne olur, yadsımasan ne ?!..
o o o
Büyük Zaferi bizlere armağan eden isimli-isimsiz tüm kahramanlara saygı ve minnet duygularımızla…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz bir yorum yapılmamış
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletiÅŸim
Müftü Mahallesi AteÅŸ Ahmet Sokak CerrahoÄŸlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.EreÄŸli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Åžikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








