Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler
 
logo
  •  
    •  » TEKNOLOJİ
    •  » MEDYA
    •  » FOTO GALERİ
    •  » VİDEO GALERİ
    •  » TÜM HABERLER
    •  » YAZARLARIMIZ
    •  » ARŞİV ARAMA
    •  » HABER ARA
    •  » SEKTÖR
    •  » KÜNYE
  • ZONGULDAK
  • KDZ.EREĞLİ
  • ALAPLI
  • GÜLÜÇ
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • POLİTİKA
  • MAGAZİN
  • YAŞAM
  • DÜNYA
  Son Dakika |  Çetin Bozkurt’a 177 yıl hapis istemi
  Son Dakika |  Batı Karadeniz Su Ürünleri Kooperatifleri Kafes Balıkçılığına karşı birleşti
  Son Dakika |  Kandilli’de iş kazası geçiren madenci devletten yardım bekliyor
  Son Dakika |  Kdz. Ereğli’de asfalt ihalesi sonuçlandı
  Son Dakika |  Kafes Balıkçılığı projesinde kritik dönemeç: Kooperatif karşı çıktı
  Son Dakika |  Kdz.Ereğli’de işe yerleştirme vaadiyle dolandırıcılık iddiası
  Son Dakika |  TTK’da yaş sınırı 35’ten 32’ye düşürüldü
  Son Dakika |  Belediye Başkanına saldıran zanlı tutuklandı
  Son Dakika |  AK Parti'de büyük değişim başlıyor
  Son Dakika |  Son Dakika.. Gökhan Demirtaş serbest bırakıldı
04 Mayıs 2026 Pazartesi
TARIHE NOT

TARIHE NOT
18 Kasim 2012 22:52:00

Yazar : Sina Çıladır

        


Tam kırk yıldır şu lanet olası suçlamadan bir türlü yakamızı kurtaramadık. En son Açılım Gurubunun benimle yaptığı belgesel çekiminde de aynı soruyla karşılaştım.



     Şudur o soru  :


     “ 12 Mart faşist darbesine sizin de yöneticileri arasında bulunduğunuz THKP-C  ile THKO ve TİKKO örgütlerinin eylemleri mi yol açtı ? Bu eylemler olmasaydı darbe olmazdı ‘ tezi hakkında ne düşünüyorsunuz ? .. “


     Çoğu kez soru şeklınde karşıma çıkan bu dolaylı suçlamaların gerçekle en küçük ilintisi yoktur . Suçlamaların bilimsel bir temeli de bulunmuyor ayrıca . Bu tür suçlamalar , ya o dönemi iyi tahlil edemeyenlerden geliyor ya da iflah olmaz oportünistlerden , teslimiyetçilerden!..


     Belgesel çekimine hazırlıksız katıldığım için sorulara çok da doyurucu olmayan yanıtlar vermek zorunda kaldım .      Bu yazı , o boşluğu doldurmayı amaçlıyor. Bir tür tarihe not bu !...


     İlkten, 12 Mart’a nasıl gelindiğini doğru olarak ortaya koymak gerekiyor :


     27 Mayıs, on yıllık (1950-1960) Menderes-Bayar döneminin tutucu-baskıcı yönetimine bir tepki olarak ortaya çıkmıştı.


     27 Mayıs’çılar, yeni bir anayasa ve ona koşut yasalarla, görece olarak demokratik bir iklim yaratmışlardı. Sonra da yönetimi sivillere devretmişlerdi.


     Demokrat Parti’nin tutucu-baskıcı politikalarından bunalan emekçi kitleleri ile sol hareketler,  demokratik iklimden yararlanmak için çeşitli taleplerle ortaya çıkmışlardı. Bunun sonucu olarak Türkiye İşçi Partisi (TİP) gibi sol-siyasal örgütler kurulmuş, TKP kökenli tarihi Aydınlık Hareketi özellikle öğrenci-gençlik üzerinde etkili olmaya başlamıştı.


     1960’ın ikinci yarısından itibaren (ekonomik kökenli) kendiliğinden-gelme (spontane) kitle hareketleri yoğunlaşırken, öğrenci-gençlik, Aydınlık hareketinin formüle ettiği Milli Demokratik Devrim teorisinin etrafında büyük ölçüde birleşmiş ve siyasal eylemlere girişilmişti. Öğrenciler diğer yandan da spontane kitle eylemlerine önderlik yapmaya çalışıyorlardı.


     Özetle, başta işçiler ve emekçi köylüler olmak üzere halk ve solcu aydınlar ayaktaydı. ! Bu arada sol da kendi içinde bölünmüştü : TİP’i yönetenler parlamentarist bir çözüm peşinde iken, Aydınlık hareketinin değişik kesimleri radikal çözümler peşindeydiler.


     Kitle eylemleri çok sert müdahalelere uğruyordu. Tutuklamalar, işkenceler, vb…


     Şöyle bir tablo oluşmuştu :


     Halk kitleleri eskisi gibi yönetilmek istemiyordu. Egemen güçler de eskisi gibi yönetemez hale gelmişlerdi.     Kaotik bir toplumsal ortam vardı. Demokratik iklim sivil bir faşizme dönüşmüştü. Bu tablo, Marksist literatürde   Devrim Durumu olarak adlandırılır.


     Tamam, bir Devrim Durumu vardı; ama her devrim durumundan devrim çıkar diye bir kural da yoktur. Halk kitleleri eğer sımsıkı örgütlenmiş, her türlü mücadeleye hazır bir öncü partiye sahip değillerse, faşist bir darbe de çıkabilir o kaotik ortamdan ! Teorikman böyledir bu !... Nitekim öyle de oldu !..


     TİP, kitlelere önderlik yapabilecek nitelikte bir parti değildi. Gırtlağına kadar parlamentarizme batmış bir düzen örgütüydü.


     Sonuç ?


     Kitleler devrimci bir siyasal partiden ya da önderden yoksundu. Bu da, egemen güçlerin yeni bir baskıcı denemeye girişmesi için elverişli koşulları yaratıyordu. Daha darbe olmadan, halk yığınları, teorikman yenilmişlerdi !..


     Gladyo böyle dönemler için vardır ! Kitle hareketleri ve öğrenci eylemleri, değişik yöntemlerle provoke edilmeye başlanmıştı. Bir faşist darbenin altyapısı hazırlanıyordu…Irkçılar ve dinciler provokatif bir ortam yaratılmasında kullanılıyordu !..


     İşbirlikçi egemen güçleri asıl rahatsız eden, siyasal nitelikteki sokak gösterileri değil, işçilerin üretimi etkileyen eylemleri ile köylü-emekçilerin kırsal alanlarda üretim çarkının teklemesine yol açan eylemleri idi. Toprak ve fabrika işgalleri, vb.


     THKP-C, THKO ve TİKKO gibi hareketler-örgütler bu dönemde ortaya çıktı. Örneğin THKP-C nin amacı, uzun vadeli bir devrimci mücadeleye girişmekten çok (altyapısı yoktu çünkü ) gerçek bir devrimin nasıl yapılacağını kitlelere göstermekti. Ayrıca, kitle hareketlerinin radikal potansiyelini test etmekti. “İdeolojik önderlik”ten, “öncü savaş”tan kasıt buydu. Bu bir deneydi ve Türk solunun bu deneyi yaşaması gerekiyordu. 


     Kitle hareketleri, profesyonel komplocuların tertiplerine açık bir yaraya dönüşmüştü o dönemde !.. Faşist bir darbeye, gerçekte, provoke edilen öndersiz kitle hareketleri çanak tutuyordu !.


     Öndersiz kitleler kuru kalabalıktır ! Kolayca provoke edilebilirler. Öyle de oluyordu !.. Demokratik maskeli faşizm, yüzündeki maskeyi atma sürecine girmişti. Attı da ! Ancak, radikal örgütlerin eylemleri kitlelerin gözünde de meşruiyet ve sempati kazandı. Faşizm zıddını yaratmıştı ! Diyalektik !..


     Özetle şunu söyleyeceğim :


     Faşist darbeler gökten zembille inmez ! Bir avuç gencin radikal eylemleri faşizmi çağıramaz ! Faşizm, eğer toplumsal koşulları olgunlaşmışsa, bahanelerini zaten kendisi üretir !..


     Faşist bir yönetimin esas amacı, radikal eylemleri tasfiyeden çok ekonomiyi “olumsuz” şekilde etkileyen kitle hareketlerini tasfiyedir !.. Bir de sol-aydınları !..


     Denilmelidir ki, kırk yıldır; “12 Mart faşizmini siz getirdiniz” diyenler, gerçekte kendi teslimiyetçiliklerini kamufle etmeye çalışan salon sosyalistleridir !..


     Kırk yıl önce; 20’li yaşlarda devrimci mücadeleye canını sunan gençlerin anılarını hiç kimsenin kirletmeye hakkı yoktur.


     Eğer ille de bir “davet”ten söz edilecekse, 12 Mart faşizmini THKP-C tipi örgütler değil, kitlelere önderlik yapamayan TİP gibi ! teslimiyetçi örgütler davet etmiştir !..


 

ETİKETLER : Yazdır

      Yorumlar

    Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Kanunlara aykırı, konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
    Henüz bir yorum yapılmamış

     Diğer Yazıları


    • Zonkişot
      31-05-2011 | 03 : 15 50
    • NİHAYET !
      06-09-2024 | 00 : 16 39
    • CUMARTESİ NOTLARI
      31-03-2025 | 00 : 16 23
    • KANDİL/DEM ORTADA KALDI !
      01-04-2025 | 00 : 30 02
    • TARLABAŞI
      15-08-2022 | 18 : 52 30
    • İKTİDARIN KÜRT POLİTİKASI
      28-11-2024 | 00 : 11 23
    • KİM KİMLE BARIŞACAK ?
      14-01-2025 | 00 : 20 09
    • SOL, SANAYİ, ÇEVRE…
      25-11-2024 | 00 : 05 42
    • SURİYE’DE NELER OLUYOR ?
      02-12-2024 | 00 : 03 54
    • AB CHP’ye NİÇİN SOĞUK ?
      03-04-2025 | 00 : 34 13
    • DURUM
      17-05-2024 | 23 : 58 29
    • İPİN UCU...
      21-03-2025 | 00 : 25 49
    Tüm Yazıları

     Köşe Yazarlarımız


    • Sina Çıladır
      Sina Çıladır
      YENİ ANAYASA
    • Sina Çıladır J
      Sina Çıladır J
      DOĞRU YOL!..
    • civileme
      civileme
      MÜZEYYEN
    • Gamze Gayret
      Gamze Gayret
      SEN KİM? DENİZ YAVUZYILMAZ KİM? HARUN AKIN...
    • Zehra Çıladır
      Zehra Çıladır
      BİR VATANIMIZ VARSA ATATÜRK SAYESİNDE !
    • Hasan Hüseyin Yalvaç
      Hasan Hüseyin Yalvaç
      SEVGİLİLER GÜNÜ
    • M.Kademoğlu
      M.Kademoğlu
      Mesajlar eksik. Şimdi geri yükle Yükleniyor...
    • Melda Yenin
      Melda Yenin
      ELEŞTİRİ.. ONARMAK MI, YIKMAK MI?

     Çok Okunan Köşe Yazıları


    • BUGÜN
    • BU HAFTA
    • BU AY
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      YENİ ANAYASA
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      SEN KİM? DENİZ YAVUZYILMAZ KİM? HARUN AKIN...
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      1 MAYIS RUHU !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      DERBİ !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      SÜREÇ VE OLASI SEÇİM İTTİFAK LARI…
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      YENİ ANAYASA
    • Editör Görseli
      Gamze Gayret
      KOTRA'NIN MHP İL BAŞKANLARI İLE SIKINTISI...SELİM ALAN GİBİ SODAYI SEN İÇMEK ZORUNDA KALABİLİRSİN SAYIN ALTUĞ....
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      APO İLE TRUMP !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      İHTİYAÇ: MİLLİ BİRLİK !
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır J
      DOĞRU YOL!..
    • Editör Görseli
      Sina Çıladır
      DÜNYADA YENİ MEVZİLENME ?
    • Bize Ulaşın
    • Künye
    • Reklam
    Yeni Ufuk Gazetesi  - Kdz Ereğli ve Zonguldak bölgesel haberler

    © yeniufuk.com.tr

     Künye - iletişim
     

    Mobil uygulamayı indirmek için tıklayınız


      Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
    Kdz.Ereğli/Zonguldak
      03723121008
      eregliyeniufuk@gmail.com
     
    İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın
    Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.