
ERGENEKON?DAN ERGENEKON?A?
05 Ekim 2011 20:10:59
Bizim Cumhur Aksel, destanlar ve bu bağlamda Ergenekon destanı üzerine mutlaka okunması gereken yazılar yazıyor Yeni Ufuk’ta..Aksel,yazılarında,üzerinde mutlaka durulması gereken düşünceler,tezler üretiyor…
Ben bu yazıda,Ergenekon Destanı ile,günümüzün “Ergenekoncular”ı arasında düşünsel bir iç-bağının var olup olmadığını irdeleyeceğim.
İlkten destanı ele alalım:
Ergenekon,birleşik bir sözcük.Ergene,sarp anlamına geliyor;Kon’da,dağ-yamaç anlamına..Ergenekon,Sarp Dağ demek oluyor.
Ergenekon destanının,hemen bu tüm destanlar gibi,birkaç biçimi var.Destanın bizim ırkçı-milliyetçiler arasında kabul gören,esas alınan biçimi şöyledir.
Göktürk kavmi,başbuğların altıncısı olan İl Han döneminde Ortaasya’daki Türkçe konuşan tüm kavimleri birleştirir.Göktürkler büyük bir güç haline gelirler.Bunu sineye çekemeyen Tatarların önderliğindeki diğer kavimler Göktürklere savaş açarlar.Savaş sırasında Göktürkler kılıçtan geçirilir; İl Han öldürülür,onun oğlu Kayı ile yeğeni Dokuz Oğuz ve eşleri tutsak alınır.Bunlar bir süre sonra kaçarak yurtlarına giderler.Yurtları tehlikede olduğu için,yanlarına açık arazide başıboş dolaşan deve ve atları da alarak kendilerine güvenli bir yurt aramaya girişirler.Bir kurdun ayak izlerini takip ederek,geldikleri yoldan başka geçiti olmayan yeşillikler içinde bir alan bulurlar.Sarp dağlar arasındaki bu alana,Ergenekon adını verirler.
Göktürkler burada zamanla çoğalırlar,Ergenekon’a sığmaz olurlar.400 yıl kaldıkları Ergenekon’dan çıkmak için bir yol aramaya koyulurlar.Bir demircinin önderliğinde demirden bir dağı eriterek çıkış yolu bulurlar.
Kayı Han soyundan gelen Başbuğ Börtçene döneminde,Göktürkler Kore’den Kuzey Karadeniz’e kadar uzanan topraklarda yaşayan tüm Kavimleri birleştirerek büyük bir Türk İmparatorluğu kurarlar.
Destanın,Çin kaynaklarına dayalı gerçeküstücü biçiminde de Kurt öyküsünün bulunması,zaman içinde Türk ırkçılarının,Kurt figürünü sembol haline getirmelerine yol açmıştır.
Bütün bunlar, İ.Ö.8.yüzyıl aralığında olur.
Dedik ya,Ergenekon destanının farklı biçimleri vardır.Ama,tümünün özü aynıdır: Destan,bir yeniden doğuş’u,bunun için verilen özgürlük mücadelesini anlatır.
Ergenekon’dan çıkış öyküsünde kavime bir demircinin ya da emekçinin önderlik yapması ile demir bir dağı eritme öyküsünde simgeleşen doğaya başkaldırma ve onu yenme azmi,destana devrimci bir içerik de kazandırır.
İnsanın özgürlük mücadelesinde alt edemeyeceği güç yoktur !..
Buradan bakarak, ulusalcı asker ve sivil aydınların günümüzde yargılandığı o tuhaf davaya Ergenekon adının verilmesi,destanın fetihçi-ırkçı yorumuna değil,ama özüne cuk oturmuyor mu ?..
Özgürlüğü için dağları deviren bir kavmin,üç bin yıl sonra aydınlanma devrimi ile kazandığı o büyük ivme,günümüzde özgürlüklerin önüne set çekenleri alt edecek bir yeniden doğuş’u niçin gerçekleştirmesin ?..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








