
ÇETİN SÜREÇ !
12 Agustos 2026 00:12:25
Çerçeve Yasa kabul edildi…
Şimdi yasanın nasıl uygulanacağı ve sonuçları ile peşinden nelerin geleceğine ilişkin fikir cimnastiği süreci açıldı…
Gündemdeki en “önemli” soru da şu:
Apo ve öteki PKK elebaşıları ne olacak ?
Kendi adıma konuşacak olursam ne Apo’ya ve ne de ötekilere ne olacağı hiç mi hiç umurumda değil !. Apo’nun, biçimsel de olsa, tarihsel bir misyonu vardı. Rolünü oynadı, işi bitti. Bundan sonra ondan ne şiş olur ne de kebap ! Bence Apo siyasi magazin konusu artık. İmralı da onun için villa yapılıyormuş,. Villanın geniş kabul salonu olacakmış, Apo orada kabuller yapıp fikirlerini açıklayacakmış filân…
Apo’nun zaten gideceği bir yeri yok. Eğer olsaydı Kenya’da yakayı ele vermezdi zaten !
PKK ile birlikte Apo da dünün konusu artık ! Buna rağmen DEM yöneticilerinin Apo’ya sarılmaları kendi yetersizlikleri !..
Önümüzde milliyetçi Kürtlerin bazı talepleri var. Onların neler olduğunu da aşağı-yukarı tahmin ediliyor. Milli bir topluluk olarak varlıklarının resmen kabulünü istiyorlar. Bu işin başını da DEM çekiyor. DEM için tam bir tanımlama yapmak gerekirse Türkiye alevi Kürtlerinin milliyetçi partisi demek doğru olur. PKK da DEM solcu örgütler değildir, milliyetçi örgütlerdir. Çünkü sol, soy sağ ayrımı yapmaksızın emekçilere dayalı bir harekettir. PKK ve DEM ise, sınıfsal ayrım yapılmaksızın bir milli azınlığa ya da Kürtlere dayalı örgütlerdir.
Soru ta baştan beri şu:
Kürtler ne istiyor ? Ayrılıp ayrı bir devlet kurmak mı, yoksa özerklik mi ?
Kürtlerimiz bu iki seçeneği de reddediyorlar. Bir milli toplhuluk olarak varoluşlarının resmen tanınıp tescilleneceği bir yapılanma istiyorlar. İki toplumlu bir Türkiye yahut.
Buraya kadar yazdıklarım bir varsayım sadece. Kürtlerimiz henüz taleplerini bir bütün olarak açıklamadılar. Beklenen, çerçeve Yasa’nın içinin somut taleplerle doldurulması !
Türkiye’mizin çok kritik bir sürece girdiğini kabul etmeliyiz. Şu an “barış”, “kardeşlik” “toplumsal mutabakat” gibi deyimler gerçi havada uçuşuyor, ama bunların nasıl ve ne şekilde somutlaşacağı sorusu henüz boşlukta.
Türkiye cumhuriyetinin kuruluşu üzerinden 100 küsur yıl geçti. Hepimizin bildiği gibi cumhuriyetimiz gökten zembille inmedi, Kurtuluş Savaşının ateşinde doğdu. Türkler ilk kez ümmetten millete dönüştü. Ortadoğu coğrafyası ilk kez bir milli devletle yüzyüze geldi.
İstiyoruz ki başta Kürtler olmak üzere tüm etnik/milli gruplarıyla bu ilk milli devletimiz bölünmesin, etnik gruplarıyla kardeşçe/yoldaşça birliğini ve bütünlüğünü koruyup yeni yüzyılda da dimdik ayakta kalsın, daha da aydınlık geleceklere yürüsün.
PKK olayı Kürtlerimiz için bir özeleştiri olsun.
Eğer etnik sorunlarımız varsa, mevcut yapı içinde çözelim bunları. Bölünmeye yolaçan adımlar atmaktan kaçınalım.
ABD’nin BOP’u, İran’dan sonra Türkiye’yi de bölmek istiyor. Ama görüyorsunuz işte ! Komşu İran, burnu bir karış havadaki ABD’yi evire-çevire yendi, burnunu sürttürdü. Tam bağımsız bir ulus olarak başını dik tuttu.
Türkiye’miz de ABD’nin oyunlarına gelmemelidir. Kürtlerimiz de bu gerçeği görmeli, II. yüzyıldan bu yana süregelen Türk-Kürt kardeşliğinin daha da pekiştirilmesi için üzerine düşeni yapmalıdır.
Sıkıntılarımızı, “kol kırılır yen içinde kalır” zagonunca içimizde çözmeliyiz !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








