
KILIÇDAROĞLU BİR FİGÜR !
05 Haziran 2026 00:06:27
Çokça yaptığım gibi bugünkü yazıma da bir soru açarak gireceğim:
Kılıçdaroğlu ile Özel’in arasındaki en önemli fark nedir ?
Kılıçdaroğlu, koltuk savaşı veriyor.
Özel, iktidar savaşı…
CHP Kılıçdaroğlu için amaç…
CHP Özel için, araç; iktidara yürüme aracı.
Kılıçdaroğlu’na CHP Genel Başkanı olmak yetiyor.
Özel, iktidarın başı da olmak istiyor…
Kılıçdaroğlu muhafazakar birisi.
Özel, Kemalist devrimci… Sosyalist Enternasyonalin ikinci başkanı.
Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı döneminde CHP “solcu” bir parti sayılmıyordu.
Çünkü, Kılıçdaroğlu CHP’yi kuruluş felsefesinden uzaklaştırmıştı. Tam bağımsızlık/antiemperyalizm, feodal kalıntılarla her alanda mücadele kararlılığı, Kılıçdaroğlu’nun siyasal terminolojisinin dışında kalan bir çizgiydi.
Özel’se bugün ABD/Trump’a kafa tutuyor, tam bağımsızlık bayrağını yükseltip “cirmi kadar yer yakar” diyor Trump’a…
Bu ikisi arasındaki fark temelde ideolojik. CHP’nin fikir/ilke temelini oluşturan Kemalizm, millî kurtuluş ideolojisidir. CHP’nin fikir harcından bunu çıkartın, geriye sadece klasik bir sosyal-demokrat parti kalır.
Kaldı ki Kılıçdaroğlu o bile değil !
Limanda demirli geminin kaptan köşkünde oturup şuraya buraya içi-boş emirler yağdırmak ona yetiyor.
Özel, enginlere açılmak istiyor.
CHP’nin bugün de yeniden depreşen temel sorunu budur işte !
“Müesses nizam”a boyun eğenler ile onu değiştirmeye çalışanlar arasındaki mücadele !
İktidar kurulu düzeni temsil ediyor. CHP’nin başında Kılıçdaroğlu’nun bulunması elbette iktidarın işine geliyor. Kılıçdaroğlu’nun iki buçuk yıl sonra Butlan ile CHP’nin başına getirilmesi de bunu gösteriyor.
Artık net şekilde görülüyor ki Kılıçdaroğlu CHP’nin başından gitmeyecek. Bir şekilde kalıcı olacak.
Bu gerçek, Özel ve ekibinin CHP’yi Kurultaya götürmek için verdikleri mücadeleyi değersiz kılmıyor elbette. Cumhuriyeti kuran 100 yıllık partiyi mücadele etmeden teslim etmek Değişimcilerin kendisini inkar etmesi olurdu.
Şu anlama geliyor bu:
Özel ve ekibinin yeni bir parti kurması gitgide kaçınılmaz hale geliyor.
CHP’de şu sıralar, içeriği tam oturmasa da bir ikinci Ecevit olayı yaşanacak gibi.
Kurulu düzenin devamını sadece bizim muhafazakârlar istenmiyor, dış mihraklar da var işin içinde. Trump’ın Erdoğan’a yakın ilgi göstermesi bunun tipik bir örneğidir. Ancak Trump samimi değil. Daha düne kadar BOP ile Türkiye’yi bölmek isteyen ABD değil miydi ? Kaldı ki bu proje hâlâ rafa kalkmış değil !
Soru açacağım:
Muhafazakarlar CHP’deki Değişim Hareketini bir şekilde boğabilirler mi ?
Soruyu halkçı hamasete ya da popülizme kaçmadan, ayrıca dozu kaçmış bir iyi niyet gösterisine girişmeden yanıtlamak gerekirse, o yoldalar !..
Özel için hazırlanan fezlekelerin bir gözdağı olma çizgisini aşması da gündeme gelebilir örneğin.
Değişim Hareketinin elinde kala kala cumhurbaşkanlığı seçimi kalacak gibi. Erdoğan aday olamazsa AKP’nin Başkanlık seçimini kazanması hayal olur !.. Sonuçta başkanlık için partiler değil, bireyler yarışacak !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








