
DÜNYAYA YENİ DÜZEN GEREKLİ !
24 Subat 2026 00:13:40
Üçüncü dünya savaşının koşulları çoktan oluştu. Ancak nükleer savaşların varlığı bunu engelliyor.
Dünya savaşları yeniden paylaşım savaşlarıdır. İki büyük savaş arasında değişen güç dengeleri yeni bir savaşla yerine oturtulur.
Büyük savaşların temelinde kapitalizmin “bırakınız geçsinler, bırakınız yapsınlar”felsefesi yatar.
Tekelleşme olayı bu felsefeye yeni bir vahşet boyutu kattı.
Engellenen dünya savaşının yarattığı gerilim, bu kez ekonomik, siyasal ve lokal savaşlar yaratmaya başladı.
Güçsüzler bir şekilde gücü olanlarca paylaşılıyor yine.
Sözgelimi Trump’ın dizgine gelmez hoyratlığı ve onun yolaçtığı güç gösterileri gerçekte paylaşım savaşı değil de nedir ?
ABD Ortadoğu’yu silip süpürüyor.
Siyonist İsrail Filistin’in tümünü ele geçirme peşinde.
Bilindiği gibi Filistin, bir devletin değil bölgenin adıdır.
“Kutsal topraklar” olarak da anılan bu bölge Akdeniz’in doğu kıyısından, kuzeyde Aşağı Litani ırmağından, güneyde Gazze vadisine, Batıda da Arabistan çölüne kadar uzanan bölgedir…Bölge, bugünkü Mısır topraklarının bir kısmı ile Ürdün’ü ve İsrail’i içine alır.
İsrail tüm bu bölgeyi istiyor. Bu toprakların Tevrat’ta İsrailoğullarına vadedildiği’ni iddia ediyor.
İsrail’in arkasında ABD var. Faşist bir yöntem olan şiddeti kullanıyorlar. Irkçılık ve yayılmacılık öteki yöntemleri.
ABD ayrıca Grönland’a çökmek istiyor. Venezuella üzerinde hak iddia ediyor. Somali’nin bir bölümüne çöktüler bile !
Japonya, Tayvan için Çin’le çekişiyor.
Rusya, Kırım’a çöktü, sırada Ukrayna’nın bir bölümü var.
Bu şekilde güçlü devletler ve stratejik ülkeleri bir şekilde ele geçiriyorlar.
ABD sadece nükleer gücü olduğu için değil, daha çok Çin’in yararlandığı petrol zenginliği için de İran’a çökmek istiyor.
Trump’ın ay sonunda Çin’i ziyaretinin nedeni, sanıyorum, yeni nüfuz bölgeleri pazarlığı olacak.
Bütün bunlar paylaşım savaşı değil mi ?
G.Dimitrov’un ünlü faşizm tanımı da değişiyor artık. Kapitalist ilişkilerin daha önceki toplumsal sistemlerde iç-içe geçtiği ve ideolojik bakımdan yeni bir senteze uğradığı rejimleri de içeriyor bana göre.
Demokratizmin başlıca hasmı sadece üstün ırk temelli diktatörlükler değil, çağdışı toplumsal sistemlerin diktatörlüklere dönüşmesi de faşizm kavramı içine giriyor, daha doğrusu girmesi gerekiyor.
Şiddet ve yayılmacılık emperyalizmi de tanımlar. Faşizmi daha belirgin hale getiren üstün ırk savı ile karizmatik lider profilidir.
Artık bunlar iç-içe geçti. Örneğin ABD demokratik bir ülke ama Trump’a bakın ! Hitler ya da Mussolini’den ne farkı var !
Afganistan’a bakın, oradaki rejimi islamla izah edebilir miyiz ? Selefiliği islamla eşanlamlı sayarsak, edebiliriz, ama öyle değil ! Ne Selefilerin ve ne de Dürzilerin İslamla ilgisi yoktur.
Şöyle bağlayacağım:
Yeni bir dünya düzeni kuruluyor. Eski dünyanın küresel kurumları eskidi, yenilenmeleri gerekiyor. Şu an tüm dünyada adeta bir Fetret Devri yaşanıyor.
Sor şu:
Bu karmaşık süreç nükleer silahların da kullanıldığı bir yokoluş sürecini tetikler mi ?
Dünyada Trump’lar varken bu olasılığı elemiyorum kendi adıma…
Son bir soru:
Trump niçin geliyor Türkiye’ye ?
BOP’a göre İran’dan sonra son durak olduğumuz için mi ?..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








