
BAKIRHAN NE DİYOR ?
23 Subat 2026 00:04:26
DEM eşbaşkanı Bakırhan dedi ki:
“Ankara artık Kürtlere parmak sallamaktan vazgeçsin…”
Dikkat ediniz, Ankara diyor ! Ankara, Türkiye Cumhuriyetinin başkentidir. Yani Bakırhan iktidara ya da Külliyeye değil, doğrudan devlete sesleniyor, düpedüz kafa tutuyor !..
Bakırhan şöyle bir şey de söyledi ayrıca:
“Türkiye’nin bütün renklerine uygun bir yurttaşlık tanımı olmalı. Böyle bir adım Kürtleri cumhuriyete sahiden bağlar.”
Bakırhan’ın “renkler”den kastı etnik topluluklar, özellikle de Kürtler. Beyefendi vatandaşlık tanımında Kürtlere de yer verilmeli diyor, iki toplumlu Türkiye önermelerinin anayasada da yer almasını istiyor. Üniter yapıya hançer sokuyor !.. Hedefleri 42 ve 66. maddeler !
Dünkü yazımda, Süreç Komisyonu’nun ortak raporuna vatandaş Sina olarak imza koymayacağını söylemiştim. İşte bu yüzden ! Meclis Başkanı Kurtulmuş’un “yok öyle şey” anlamına gelen sözlerine rağmen raporda “Toplumsal barış” ve “toplumsal bütünlük” önermelerinin üzerine oturtulan “Yeni Türkiye Modeli” ne anlama geliyor ?
Ne anlama geldiği Bakırhan’ın “renkler” aforizmalı önerisinden belli ! Kürt kimliğinin anayasada altının çizileceği iki toplumlu Türkiye mi ? Bu mu “yeni Türkiye modeli” ?
Değilse, kim kiminle bütünleşiyor, kim kiminle barışıyor !
Aynı kişi entegrasyondan da sözetti geçenlerde. Suriye için değil, Türkiye için ! Suriye göçmenlerinden sözetse, tartışmaya açık da olsa anlarım. Hayır, Kürtlerden sözediyor ! Çünkü Bakırhan’a göre, Selçuklulardan Osmanlılara ve Cumhuriyeti uzanan Türk-Kürt omuzdaşlığı “yapay” ! “Sahici” olabilmesi için vatandaşlık tanımının değişmesi gerekiyor !.. İyi de Kürtlerimiz göcmenmi de böyle söylüyor ! Yanılıyor. Kürtler de cumhuriyetin gerçek vatandaşıdır.
Esas sahici olmayan yapay tavır bu aslında. Kağıt üzerinde iki sözcüğün değişmesiyle sahici bağlılık sağlanacaksa orada kalsın derim !
Gerçek Bakırhan’ın söylediği gibi değil. esas sahici olmayan onların ırkçı dayatmaları ! Ayrımcılıkları, şiddeti meşru bir araç olarak gören kadim tavırları !
PKK terörizmi elli yılda 50 bine vatandaşımızı katletti, şehit etti. Bunların içinde Kürtler de vardı. Amaçları, dış güçlerin arkalamasıyla Türkiye’yi bölmekti.
Bunu başaramadılar. Türkiye Cumhuriyeti çetin ceviz çıktı. Sicilinde zafere ulaşmış bir kurtuluş şavaşı da olan ordumuz bunları ezdi geçti.
ABD’nin bugün arkasından çekildiği Kandil PKK’sı, başka çaresi kalmadığı için gerçekte teslim oluyor. Fesih, silah bırakmak, teslim olmanın üzerine örtülen şaldan başka birşey değil.
Suriye’de de durum aynı. ABD, Esad’ı devirmek için PKK’yı kullandı, şimdi Şam yönetimine entegre olması için bastırıyor. ABD Suriye’de öyle bir rejim kuruyor ki artık oradaki tek tek terör örgütlerine ihtiyacı kalmadı. El Şara yönetimi tümüyle ABD’nin emrinde artık. ABD’nin sadece Suriye’deki değil, tüm bölgedeki jandarması ise İsrail.
İsrail’in son zamanlardaki, “Nil’den Fırat”a kadar olan bütün bölge İsrail olmalı” talebi dini argümanlara dayanıyor. Nil-Fırat arasındaki toprakların tümü Filistin’i oluşturur.
ABD ve İsrail’in tüm Ortadoğu’yu ele geçirme planının bir parçası bu. Tevrat’ta “İbranilere/Yahudilere vaadedilen topraklar”ı emperyalist zihinlerde yenileyip tüm Ortadoğu’yu kucaklamayı hedefliyorlar !..
Ülkemiz bu emperyalist/Siyonist hayallere karşı sımsıkı kucaklaşmak zorunda iken Bakırhan gibilerin ayrılıkçı fetvaları artık can sıkmaya başladı.
Sol, etnik azınlıkların ayrılma haklarının mutlak bir hak olmadığına inanır. Çünkü bölünen ülke zayıflar ve yutulur ! Bu gerçek açısından ayrılıkçı fikir ve girişimler, emperyalist Siyonist ittifakına hizmet sunan provokatif girişimlerdir !..
ETİKETLER : Yazdır







