
CHP’DE YOLAYRIMI !
19 Eylül 2025 22:10:03
Üzerine bastığı toplumsal sistem açısından yaklaşırsanız CHP milliyetçi/liberal bir partidir.
Ama biliyoruz ki CHP, kuruluşundan itibaren kapitalizme tam uyum sağlayamadı. Çünkü cumhuriyetin kurulduğu 1920’ler Türkiye’sinde kapitalizmi yeşertecek elverişli ekonomik ve sosyal altyapı yoktu.
Cumhuriyeti kuranlar başlarda “ kendi “ kapitalizmlerini yaratmaya çalıştılar. Devletin imkanlarını seferber ettiler, yoktan bir özel sektör yaratmaya çalıştılar. Devletin kaynaklarını harcadılar, teşvik yasaları çıkarttılar, sanayileşmeyi teşvik amacıyla bankalar kurdular…
Ama olmadı. 1923-1931 aralığını kapsayan bu sekiz yıllık dönem sonunda yeni bir denemeye geçtiler bu kez;sistemi doğrudan devlet eliyle yaratmaya yöneldiler. Denenen bir tür devlet kapitalizmiydi; model, yapısı gereği toplumculuğa da açıktı.
Şunun altını çizmeye çalışıyorum:
CHP, kuruluşundan itibaren kapitalizm ile çelişkili bir beraberlik yaşadı, hiçbir zaman kapitalizme tam anlamıyla entegre olamadı.
Türkiye’nin gelişememişliğinin nedeni budur: Altyapısı olmayan bir toplumsal sistem yaratılmak istendi, bunun için devlet de tüm gücüyle devreye girdi, ancak yeni modelin meyveleri tam alınamadan devrimci iradenin yerini, çok partili yaşam ile karşıdevrimci bir irade aldı ve bunun kaçınılmaz sonucu olarak bu yeni, model tasfiye sürecine sokuldu.
Sistem zaman içinde ilkesel bütünlüğünü yitirerek karikatürize oldu; geriye feodal kalıntıları/ilişkileri de içinde taşıyan kavruk bir kapitalist organizasyon kaldı. Çok geçmedi bu kavruk sistem, emperyalist mihraklara entegre oldu.
Güzelim ülkemiz sonuçta “gelişmekte olan ülkeler” diye anılan yarı-bağımlı bir yapıya dönüştü.
Tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye şiarı bu yapıya bir tepkiydi.
CHP’de iki akım yan-yana iç-içe yaşıyor. Akımlardan birisi mevcut yapıyı içselleştiriyor, diğeri karşı çıkıyor. Karşı olanlar, Kemalizm ile eşanlamlı bir terim olan ulusalcılığı benimsiyor.
Ulusalcılık, milli kurtuluş ideolojisini ya da Kemalizm’i esas alan ve ulus-devleti savunan bir akım. İdealleri tam bağımsız ve gerçekten demokratik bir Türkiye. Öteki; eyyamcı, mevcut yapıyı çok çok reforme etmeyi vadeden ılımlı reformist bir akım.
CHP şu an bir yolayrımında. İki akım da ötekini tasfiye etmeye çalışıyor. Tutucu akım, haliyle iktidar için daha kabullenilen bir akım. İktidar bir yerden iki akım arasındaki mücadeleyi körükleyip CHP’yi zayıf düşürmeye çalışırlar, diğer yerden de kendisi için ehven-i şer olan akıma en azından hukuki destek sağlıyor.
CHP’deki Kemalistler kaybedebilir.. Böyle bir olasılık var. Ama öyle de olsa CHP’de kalmaları gerekiyor.
CHP’nin içinden çıkacak yeni bir partinin daha öncekilerden farklı bir sonu olmayacaktır.
Bugün için önemli olan CHP’nin bütünselliğini korumaktır ! Hayatın diyalektiği bize şunu öğretir. Her süreç kendi zıddını beraberinde taşır ve sonuçta zıddına dönüşür.
CHP böyle bir sürecin içinde. Tarihi değişim ve gelişimi temsil edenler sonunda ayakta kalacaktır.
Kılıçdaroğlu’nun temsil ettiği akım galip de gelse gidicidir sonuçta…
**
Ben bu satırları yazarken YSK’nın CHP’nin olağanüstü kurultayının önünü açan bir karar aldığı açıklandı. Hoş zaten bir başka karar da alamazdı. Çünkü önceki kurultayın iptaline ilişkin bir mahkeme kararı yok. Kurultayda seçilen yönetim yasal yönetim. Umarız kurultay kendisini yinelemez, daha güçlü bir yönetim çıkarır içinden…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








