
FİTRE GERÇEĞİ !
18 Subat 2025 00:25:53
Mart’ta Ramazan’a girilecek. Ramazan İslam’da özel bir aydır ve çeşitli kuralları vardır. Yoksul Müslümanlara fitre verilmesi de bu kurallardan birisidir.
Fitre tanrı buyruğu değildir, Hz. Muhammet buyruğudur. Hicretin ikinci yılında (624) oruçla birlikte zorunlu kılınmıştır.
Fitre, hadislerde el-fıtr şeklinde anılan bir sadakadır. Sadaka miktarı, zekatın aksine, mal üzerinden değil, yiyecek üzerinden hesaplanır. Hadislerde fitre miktarı yiyecek üzerinden kişi başına 2 kg. 171 gram’dır .
Hadislere göre herkes fitre verme yükümünde değildir. Kimi mezheplerde fitrenin ancak 200 dirhem gümüş birikimi olanlarca verilebileceği ileri sürülürken hadislerde ramazan ayında günlük ihtiyacından fazla yiyeceğe sahip olanlara fitre zorunluluğu getirilir.
Kısaca fitre, tıpkı zekât gibi, bir sosyal dayanışma ritüelidir.
Diyanet İşleri Başkanlığı bu yıl fitre miktarını 180 lira olarak saptadı. Hesabı ne üzerinden yaptı, bilmiyorum ama, 180 lira ile tek bir kişinin bile oruç açması günümüz koşullarında olası değil. Bir kişi 180 bin ile ancak CHP’li belediyelerin kent lokantalarında birkaç kez oruç açabilir.
Neyse.
Diyanetin fitre hesabı piyasa gerçekleriyle pek örtüşmese de, “emekli ve asgari ücretle çalışanların fitre kabül edebileceği” tespiti gerçekçi ve önemlidir.
Diyanetin bu tespitine göre ortalama 15bin lira aylık alan 16 milyon emekli şu an fitreye ya da sadakaya muhtaç durumda. Keza asgari ücretli milyonlarca işçi de !
Günümüz Türkiye’sinin en çarpıcı gerçeği budur. İslamcı AKP iktidarı milyonlarca emekli ve işçiyi sadakaya muhtaç hale getirdi !..
İktidarın uyguladığı ekonomi-politikalar bugün milli gelirin yüzde 50’sini nüfusun sadece yüzde 20’sinin paylaştığı bir adaletsizlik tablosu ortaya çıkarttı.
Bu adaletsiz tablo Ramazan’da; lüks otel ve diğer lüks mekanlardaki şatafatlı sofralarda açılan oruçlar ile fitrelik emekçilerin makarna ve patatesli sofralarında açılan oruçların arasındaki derin uçurumun kareleri olarak gelecek karşımıza ...
İktidarın esas çözmesi gereken sorun bu !..
Nas ekonomisi bu sorunu çözemedi. Çünkü gerçekçi değildi. Neoliberalizmin bu gibi durumlar için formüle ettiği Kemerleri sıkma politikası da başarılı olamadı. Çünkü bu model öncelikle kamunun kemer sıkmasını öngörüyordu. Diğer yandan işçi ücretlerinin dondurulmasını...
Kamu tasarrufa yanaşmadı. Sabit gelirliler ile genelde emekçi halka yüklenildi. Ancak kamu giderlerinin yolaçtığı açıkları kapatmak mümkün olmadı.
Geldik 2025’in güdük ayına...
Milyonlarca emekli ve emekçi açılık sınırının altında yaşıyor. Diyanetin fitresi bile enflasyon karşısında pes etmiş durumda !..
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








