
SIĞINMACILARA NASIL BAKMALI ?
12 Aralik 2024 00:45:06
Ülkemizdeki sığınmacılara genellikle milliyetçi bir pencereden bakılıyor. Özellikle radikal milliyetçi partilerin konuya sert yaklaşımları kamuoyunda karşılık da buldu ve buluyor. Örneğin Zafer Partisi’nin sığınmacı karşıtı retoriği ona yüzde 4’lük bir oy oranı olarak döndü. İyi Parti içinde aynı şey söylenebilir.
PKK terörü ve sığınmacılar, radikal milliyetçilerin en önemli enstrümanları epeydir.
Bu doğal. Çünkü kitleler geçim sıkıntısı içinde. Sıkıntılarının nedenleri arasında milyonlarca sığınmayı da görüyorlar. Terör ise 40 yıldır milli bir sorun zaten.
Kitlelerin sığınmacı karşısındaki negatif tutumlarının elbette maddi bir temeli var.
Türkiye’deki sığınmacıların yüzde kaçının reel, yüzde kaçının hizmet sektöründe istihdam edildiği, bu arada yüzde kaçının aracılık fonksiyonu üstlendiği tam olarak bilinmiyor; en azından ben bilmiyorum.
Yüzde kaçının üretim dışında olduğunu da...
Ama şu herkesin bildiği bir gerçek: Reel sektörün olsun, hizmet sektörünün olsun yarattığı katmadeğerler içinde sığınmacıların da emeği var.
Denilebilir ki sığınmacılar büyük ölçüde ülkelerine dönerse bundan öncelikle reel sektör ile küçük işyerleri etkilenecek.
Ama öte yandan sığınmacılar için bütçe ayıran devlet görece rahatlayacak.
Bunun dışında demografik yapı fabrika ayarlarına dönecek; kültürel çelişkiler ve ona bağlı kriminal olaylar azalacak, başta kiralık konut sektörü olmak üzere bazı alanlarda fırsatçılar aleyhine sonuçlar doğacak.
Sığınmacıların büyük ölçüde dönmesi halinde radikal milliyetçiler önemli bir propaganda materyallerini yitirecekler. Şu anki oy parselasyonunda kaymalar olacak.
**
Sol, hangi ülkede olursa olsun sığınmacılara önce insan olarak yaklaşır. İnsanı korumak evrensel bir ilkedir.
Sol, sığınmacılara bunun yanısıra sınıfsal açıdan yaklaşır. Onların zorunlu konukluğunu fırsata çevirmeye çalışan kapitalist zihniyete karşı çıkar. Soy ayrımı yapmaksızın emeği savunur. Ucuz emek sömürüsüne karşı çıkar.
Bizim sol bu konuda sınıfta kaldı ne yazık. Sığınmacılara bakışları, milliyetçi çevrelerin bakışlarından farklı değil. Sığınmacıların çoğunun ekonomiye yaptıkları katkıyı görmezden gelip onları iktidarın yarattığı ekonomik sıkıntıyı çoğaltan bir kitle olarak gördüler ve hâlâ da öyle görüyorlar.
Yer yer bölgeselleşen bu popülist tavır, işçilerin birliği ilkesini zedelerken, iktidarın günahlarına onları ortak ediyor....
Sığınmacılara toptancı yaklaşımlar yanlıştır. Tüm sığınmacılar kötü ve asalak olarak gören/öyle göstermeye çalışan radikal/ırkçı milliyetçilerin yaklaşımları zararlıdır.
Sığınmacıların önemli bir kısmı değişik sektörlerde emek gücüne katılmış durumdalar. Üretime katılamayacak durumda olan sığınmacılara ise öncelikle insan olarak bakmak gerekir.
Bu elbette sığınmacıların tümünün ülkeye yarar sağladıkları anlamına gelmez.
Her topluluk gibi sığınmacıların da bir tortusu vardır: Asalaklar, dinci fanatikler, çeteler, provokatörler, vb...
Şöyle özetleyeceğim:
Türkiye ekonomisi ve sosyal kültürel yapısı bu kadar sığınmacıyı taşıyamazdı. İktidara bunu bile bile her geleni içeri alması yanlıştı.
Ama, bu yanlışı tüm sığınmacıları nerdeyse “düşman” olarak gören ırkçı bir yaklaşımla sömürmek de yanlıştır.
Sığınmacıların önce insan ve çoğunun ülke ekonomisine katkısı bulunan emekçiler olduğunu görmemiz gerekiyor. Sığınmacıların tümü giderse onların bir kısmının özellikle reel sektörde yaratacağı boşluğu ekonominiz hissedecektir.
Uygarlık öncelikle insan olmak ve insanı savunmaktır.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








