
CUMARTESİ NOTLARI
24 Kasim 2024 00:21:35
Çok bilmiş sağlık guruları duymasın; geç yatıp geç kalkan birisiyimdir ben. Sabah 02’den aşağı yatmam, 10’dan aşağı da kalkmam.
Cumartesi sabahı 10,30’da kalktım. Her zamanki gibi pencereyi kaplayan o yeni tip yatay şeritli storların arasından dışarıya baktım. Hava kapalıydı, hafif yağmur çiseliyordu, rüzgar da vardı…
Yağmur pek sevilmez gerçi ama ben severim. Gençlik yıllarımın Zonguldak’ında kimi yağmurlu günler şair Doğan Şadıllıoğlu ile limana yürürdük. Şapkasız, şemsiyesiz, öyle sere serpe…Sırıl sıklam ıslandığımız günler olurdu. Doğa ile bütünleşme ritüel lerimizden biriydi bu. Öteki bakırlı şarap ! Deli gibi sanat, felsefe ve politika kitapları okuduğumuz günlerdi. Doğan şiir olurdu bazen Atilla İlhan…Bazen de “komünist Ruşen” e rastlardık limanın bir kuytusunda…
***
Bir-ara giyinip dışarı çıkmak geldi içimden. Kıyıya inip limana doğru yürümek…Yağmurluğun damlalarının kukuletasından yağmurun tıptıplarını duyumsamak…Kıyıda, denizle kucak kucağa yatan teknelerin yalnızlığını içime çekmek…Kopup gitmek gençlik yıllarımın limanlarına…
Liman balıkçı tekneleriyle tıklım tıklımdı. Balıkçı tekneleri ya balık akını bizim bu taraflarda yoğunlaştığı zaman limanı doldurur, çoğu marmara çıkışlıdır; ya da fırtınalı günler…
Günümün özellikle 10-17 arasındaki saatler programlıdır: Kahvaltı, gazeteleri gözden geçirme, üç-dört saat arasında oynayan günlük yazı çalışması, vb…
TV’yi açtım. Prof Dr. Canan Karatay karaciğerin neden yağlandığını anlatıyordu sevimli bir sunucuya. Karaciğerin neden yağlandığı hiç mi hiç umurumda olmadığı için başka kanala geçtim. Rusya devlet başkanı Putin vardı ekranda. Altyazılarda bir nükleer savaşa üstü kapalı gönderme yapan sözleri akıyordu.
Sordum kendime:
Böyle bir felâket olabilir mi ? Bu olasılık dışı değil ! Çünkü zaten üçüncü dünya savasının objektif koşulları çoktandır oluşmuş durumda, hızla da derinleşiyor.
Dünya savaşlarını emperyalist ülkeler çıkartır. Amaçları dünyayı güçleri oranında yeniden paylaşmaktır.
İki büyük dünya savaşı bu yüzden çıktı. Şöyle bir süreç yolaçar savaşlara:
Ulusların eşitsiz gelişme yasası, zaman içinde, gelişmiş elit/emperyalist ülkelerin arasındaki güç dengesini bozar. Kimisi daha çok gelişirken kimisi geriler. Böylece her bir emperyalist ülkenin dünya üzerindeki nüfuz alanları gerçek güçleri ile örtüşmeyen bir paradoks yaratır. Bu “yanlış”ın düzeltilmesi için, emperyalist ülkeler-değişen güçleri oranında dünyayı yeniden paylaşma yolunu tutarlar. Bu yol, savaştır.
Bu koşullar çoktandır var. Şurada burada görülen lokal savaşlar gerçekte bir dünya savaşının keşif uçuşları ! İsrail-Filistin, Rusya-Ukrayna savaşları gibi…
Dünya savaşlarının kaybedenler daima emperyalist yağmadan pay kapacak güçte olmayan mazlum ülkeler olur: Onların kentleri yıkılır, insanları ölür, toprakları paylaşılır, zenginliklerine el konulur…
***
Saate baktım 14.00. Yazı masamdayım ve bu yazıyı yazıyorum. Daha sonra yemek yiyip kahve içeceğim, biraz daha gazete okuyup birbuçuk saatlik ikindi uykusuna yatacağım…
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








