
ANKARA MADENCİ DİRENİŞİ
22 Kasim 2024 00:40:40
Ankara’daki madenci direnişine nasıl bakmalı ?
İlkten şunun altını çizeceğim:
Eylem, ekonomik karakterde ve sadece o işyerine özgü spontane bir eylem değil; demokratik karakterde iradeci bir eylem.
İşçiler, işyerlerinin özelleştirilmesine karış çıkıyorlar. Buna göre eylem özelleştirmelere karşı bir eylem. Bu niteliğiyle belirli bir ekonomi felsefesine derinleşiyor. Bunun yanısıra toplumsal sistemin temel karakterine ve işleyişine karşı bir eylem de bu. Önemi burada.
Kapitalizmin ideolojisi liberalizmdir. Liberalizm öncelikle ekonomide özgürlüğü savunur. Devletçi ekonomi anlayışının tam tersini !..
Kapitalist ekonomide üretim araçları (toprak, madenler, fabrikalar, vb) özel sektörün elindedir.
Toplumcu ekonomilerde ise, devletin, yahut kamunun…
Türkiye’deki devlet fabrikaları, maden işletmeleri, hizmet sektörleri Cumhuriyet devriminin devletçi döneminde kuruldu.
Devletçi döneminin altını çizmenin nedeni, cumhuriyetin ilk yedi yılında özelci bir ekonomi politikanın uygulanmasıydı: 1923 İzmir İktisat Kongresinde Türkiye’nin özel girişimcilik yoluyla kalkınması öngörüldü. Tutmayınca 1930’lu yılların başlarından itibaren devletçi ekonomi modeline yönelindi. Model, ekonomi literatüründe “kesme ekonomi” şeklinde tanımlanır.
Özelcilerin ya da liberal/neoliberal iktidarların nerdeyse yetmiş kusür yıldır sata sata bitiremedikleri fabrikalar, öteki kamu kuruluşları cumhuriyetin 1930-1946 döneminde yapıldı.
Menderes’ten Erdoğan’a uzanan yetmiş küsur yıllık süreçte devletin elindeki üretim araçlarının büyük bir kısmı özel sektörün eline geçti. Oysa bunların büyük bir çoğunluğu kâr eden işletmelerdi. TTK gibi zarar gösterenler bile gerçekte kâr ediyordu. Ancak genel yaşama yansımasın diye nihai ürünlerinin fiyatları maliyetlerinin altında gösteriliyor, sübvanse ediliyordu.
Ankara’daki maden ocağı, sata sata bitiremediklerine bir örnek.
Özelleştirmenin somut bir gerekçesi de yok üstelik, çünkü maden zarar değil, kâr ediyor.l
Peki niçin özelleştiriliyor o zaman ?
Bir-iki yandaşı daha zengin etmek için mi ? O da var elbette. Ama asıl neden kamu işletmeleri neoliberal ekonomi modeli içindeki aykırı konumu. Bu yüzden onlar ya kapatılıyor ya da özelleştiriliyor.
Ankara’daki madenci grevi sadece bu soyut argümana da yaslı değil. Madenciler şunu biliyorlar: Şirketi devrelacak özel sektör işçi çıkartacak, sosyal hakları tırpanlayacak, giderek ücretleri düşürecek daha az işçiyle daha çok üretim yapmaya dönük bir üretim ozrlamasına yönelecek. Bu şekilde patronun kârı katlanacak.
Şu da oluyor bu arada:
Özelleştirilen şirket zaman içinde bilerek âtıl hale getiriliyor, onun üretimi ithalatla karşılanıyor.
Bunun en son örneğini şeker fabrikalarının özelleştirilmesinde yaşadık.
Ankara’lı madenciler, buradan bakıldığında, sadece işyerlerine sahip çıkmıyorlar, aynı zamanda cumhuriyetin devletçi ekonomi modeline de sahip çıkıyorlar. Selam olsun onlara.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








