
YOKSULLUK VE SUÇ
19 Kasim 2024 00:17:53
Ülkemizde kriminal bir patlama yaşanıyor. Hemen her gün, “bu kadarı da olmaz” dediğimiz olaylarla karşılaşıyoruz. “Suç” kavramının içine giren olayların artışı bireysel değil toplumsal bir olaydır. Toplumsal yapımız şu sıralar kriminal üretkenlik rekorları kırıyor.
Peki niçin ?
Bunun klasik bir yanıtı vardır. Denilir ki bir ülkede ekonomik kriz ve onun yolaçtığı ekonomik göstergelerin bozulması kaçınılmaz olarak sosyal alanda da yankısını bulur.
Kriminal olaylar kriz-dışı dönemlerde de görülür gerçi, ama olayların patlama düzeyine tırmanması krizin derinleştiği dönemlere özgüdür.
Güzelim ülkemiz yıllardır ekonomik krizle boğuşuyor. Kriz bazı dönemlerde hafifliyor, bazı dönemlerde derinleşiyor.
Ekonomik krizin sürekliliği toplumsal sistemle ilgilidir. Krizin derinleşmesi periyotları ile derinliği kötü yönetim ile !..
Ekonomik krizin belli-başlı göstergesi enflasyondur. Enflasyonist baskıyı kıramayan ülkelerde halkın yaşam kalitesi düşer; yoksulluk ve örtülü ve açık açlık yaygınlaşır.
Bugün yaşadığımız kriminal patlama doğrudan enflasyonla ilgili. Enflasyonist baskı suçu olan eğilimi tetikliyor, buna koşut olarak suç sektörünün de orantısız gelişmesine yolaçıyor.
Bu bir arz-talep olayı. Potansiyel suçlu sayısındaki artış suç sektörünün potansiyel büyümesine de neden oluyor. Bu zaman içinde reel değerlerini buluyor. Yasadışı kumarın şu sıralar en yaygın kriminal sektör hâline gelmesinin nedeni ceza riskinin en düşük sektör olmasıyla ilgili.
Dikkat ediniz ! Yasadışı kumardan, onun yumuşatılmış adı olan bahis oyunlarından sözediyorum. Bahis sektörü eğer yasal ise, suç üretmiyor; değilse suç kavramı içine giriyor.
Özel şirketlerin çok yüksek kârlarla bahis oynatmasına sesini çıkartmayan merkezi otoritenin bu işi yasadışı yollardan yapıların yakasına yapışması, suç ve ahlak kavramlarının kapitalist sistemdeki göreceliğini gösteriyor.
Geçinemeyen halk kitleleri refleksi olarak çıkış yolları arıyor. Bir kısmı bunu yasal yollardan yaparken bir kısmı da yasadışı yollara sapıyor. Geçinemeyen kitleleri n hacmindeki büyüme, yasadışı yollardan para kazanmayı amaçlayanların oransal büyümesine yolaçıyor.
Kriminal olayları; sıfırlamak olanaksızdır; ama sınırlamak olanaklıdır. Bunun yolu da kriminal patlamaya yolaçan nedeni/nedenleri ortadan kaldırmaktır.
Sorunun çözümü kolluk sayısını arttırmak, yeni cezaevleri kurmakta değil; ekonomik sorunları çözmekte yatıyor. Kulluk güçlerinin sayısını arttırıp yeni cezaevleri kurmak, tamam bir ihtiyacı karşılıyor, ama o ihtiyacın giderilmesi olayların büyümesini önleyemiyor. Bu yüzden bir kısırdünyaya dönüşüyor.
Bu tablo neoliberaliszmin ya da arsız/vahşi kapitalizmin egemen olduğu her ülkede yaşanıyor. Kimilerinde çok daha ağır şekilde yaşanması o ülkelerin kötü yönetildiğinin bir göstergesi oluyor.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








