
KAYYIM KUYYUM
17 Kasim 2024 23:58:43
AKP-Erdoğan’ın dört belediyeye kayyım ataması kayyım/kayyum terimini yeniden “moda” haline getirdi. Peşinden bir de soru sürükledi;
Doğru yazılış kayyum mu, yoksa kayyım mı ? İki şekilde de yazılıyor, ama eğer belediyeler e yapılan başkan atamalarından sözedersek kayyım şeklinde yazılması daha doğru. Çünkü kayyım ve kayyum farklı anlamlar içeren terimler.
Kayyım, en özet haliyle “yasa uyarınca ve belirli durumlarda bir malı yönetmek ya da bir işi görmek üzere atanan kimse” anlamına geliyor. Buna göre belediyelere atanan kamu görevlileri kayyımdır.
Kimi eski sözlükler ile O sözlük metinlerde camilerdeki din görevlileri de kayyım olarak tanımlanıyor. Yani, camiyi yöneten anlamında…
Kayyum ise dinsel içerikli bir terim. İslam inancında kayyum, tanrının isimlerinden (esme-i hüsna) birisi olarak kabül ediliyor.
Nitekim Kuran’ın üç yerinde (Bakara/255, Al-imran/ 2 ve Tâhâ/73) kayyum sözcüğü geçiyor. Farklı yorumları olmasına rağmen sözcüğe yüklenen ortak anlam; koruyup bilen, görüp gözeten şeklinde bir tanrı tanımı.
Buna göre, belediyelere atanan kamu görevlilerini kayyım olarak anmak ve yazmak daha doğru. Kayyum demek, onlara tanrısal bir güç atfetmek anlamına geliyor.
**
İktidarın CHP’li ve DEM’li bazı belediyelere kayyım atması eleştiri konusu.
Eleştirilere katılıyorum. Görevden alınan başkanların yerine yeni bir seçilmiş başkan getirilmesinin yolu varken, o yolu görmezden gelip kayyım atanması yapmak antidemokratik bir uygulamadır:
Belediyelerde halkın seçtiği belediye meclisleri var. Bir başkanın görevden alınması ya da iş göremez hale gelmesi durumunda meclis kendi içinden birisini geçici olarak başkan seçebilir, zaten böyle uygulamalar var. Bu şekilde belediye yönetimi seçilmişlerin elinde kalır/kalıyor.
Bu seçenek varken kayyım atanması anti-hukuksal ve antidemokratik bir uygulama oluyor.
Kaldı ki bir de görevden almanın haklı argümanlarının olup olmadığı sorusu da var?
Görebildiğim kadarıyla iktidarın esas hedefi İmamoğlu ile Yavaş. Beş belediyeye kayyım atanması bir tür keşif uçuşu ! Buna İBB ve ABB’deki konser incelemelerini de ekleyebiliriz. Şöyle bir soru açarsan ne demek istediğim daha iyi anlaşılır sanıyorum:
Önümüzdeki seçimde Erdoğan’ın karşısına çıkacak en etkili ve kazanma şansı yüksek isimler kimler ?
Sorunun yanıtını anketlerden biliyoruz:
İmamoğlu ile Mansur Yavaş.
Bu iki isim şu veya bu şekilde başkanlık yarışından çekilirse ne olur ?
Erdoğan’ın kazanma şansı çok yükselir.
Geçenlerde bu köşede yazdığım bir yazıda Erdoğan’ın yeniden aday olmasını istemiştim. Bunun için hukuki/yasal/yolun açılmasını ayrıca…
Ama koşulum vardı:
Rakiplerin antidemokratik yollardan önü kesilmemeliydi.
Fikrimden dönmüş değilim; başkanlık seçimine Erdoğan da katılmalı. Ama, yarış mertçe koşulmalı !
Rakipsiz ya da göstermelik rakiplerle koşulacak bir yarış halk kitlelerinin iradelerinin hiçe sayılması anlamına gelir. Bu yüzden kalıcı, kabül edilebilir sonuçlar doğurmaz.
Güzelim ülkemiz tef gibi gerildi. Gerginliğin azalması için düzgün; mert, şeffaf, demokratik bir seçim yarışına ihtiyaç var. Kora kor bir yarışa !
Erdoğan, İmamoğlu veya Yavaş’ı sandıkta yenme fırsatından mahrum etmemeli kendisini. Bu ikisinden birisinin aday olamayacağı bir seçimi kazanmak sıradan bir seçim başarısı olur; tarihsel bir zafer olmaz.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








