
KİM KİME…
06 Kasim 2024 00:09:54
Çocukluk yıllarımın yaşlıları kimin ne yaptığının belli olmadığı karmaşık bir durumu/olayı şöyle tanımlarlardı:
Kim kime dum duma !..
Bu söz, günümüzün Türkiye’sine nasıl da cuk oturuyor değil mi ?
Hakikaten kim kime dum duma ! Bahçeli’nin sözcülüğünü yaptığı İttifak şu sıralar ne yaptığını bilmez durumda.
Bunun sözel son örneği Bahçeli’nin grup toplantısında yaptığı konuşmaydı. Başkalarını bilemem ama, Bahçeli’inn söyledikleri arasında mantiki bir bağ kurmaya çalışmaktan yoruldum artık. Son konuşmasında Öcalan’a çağrısını yineledi. Buna tepki gösterenleri; “Meclise gelmesine karşı çıkıyorsunuz İmralı’da kalmasına niçin karşı çıkmıyorsunuz ? İkisi de vatan toprağı değil mi ? diye azarladı; İmralı ile meclisi aynı kefeye koydu !
DEM’in meclis grubunun “Öcalan’ın gölgesi” olduğunu söyledi, onları karşısına aldı. Görevden alınıp yerlerine kayyım atanan belediye başkanlarının sabırlı olmasını istedi. Sonra sadede geldi: Önümüzdeki en önemli sorunun anayasa değişikliği olduğunu söyledi. Erdoğan’ın yeniden cumhurbaşkanı seçilmesini istedi…
Bahçeli hep istiyor. Ama örneğin anayasanın nasıl ve ne şekilde değiştirileceğine ilişkin somut bir fikri/önerisi yok. Öcalan’ın meclise gelmesi için hukuki yolların nasıl açılacağı, Öcalan’ın çağrısının karşılık bulup bulmayacağı Bahçeli’nin sorunu değil. Sadece istiyor…
İyi hoş da DEM’e ve ona oy veren 6 milyon seçmenini “zımnen” PKK’lı ilân ederseniz anayasayı kimin desteği ile değiştirip Erdoğan’ın önünü açacaksınız ? Kaldı ki DEM’in desteği de yetmiyor anayasayı değiştirmek için. CHP’nin de omuz vermesi gerekiyor. Ama, kayyum uygulamaları ile iki kapıyı da kapattılar. Bahçeli’nin Özel’i “çılgın” ilân etmesi bir yana !..
Kim kime dum duma !..
TRUMP MI HARRİS Mİ ?
Bu ikisi aynı tavanın balığı. İçerdeki görevleri sermayenin mutlak egemenliğini sağlayan kurulu düzeni korumak. Dışarda ise ABD’nin mutlak çıkarlarını ! Başkanları istihbarat örgütleri manipüle eder.
ABD’deki tahtıravalli demokrasisinin özü budur.
Bu tabii Trump ile Harris arasında bir üslup farklılık olmadığı anlamına gelmez. Ayrıca bu üslup farklılığı güzelim ülkemizi de ilgilendiriyor:
Harris, Ortadoğu’da şahin politikası izleyeceğini söylüyor. Trump ise barışçı bir çizgi izleyeceğini…
Trump kazanırsa İsrail vahşeti en azından minimize olabilir. Suriye’de ise ABD’nin askerini zamanla çekeceği bir sürece girilebilir. ABD’nin askerini çekmesi PKK’nın da Kuzey Suriye sınırımızdaki yarı-otonom varlığının ortadan kalkacağı anlamına gelir. Esad rejimi ile kurulacak diyalog PKK ve mülteci sorunlarının çözülmesini kolaylaştırabilir.
Türkiye’nin Suriye topraklarındaki varlığı ABD/PKK tehdidiyle ilgilidir. Bu tehdit ortadan kalkarsa Esad rejimiyle uzlaşmak elbette daha kolay olur.
Trump’ın Ortadoğu’ya güvercin gözüyle bakması elbette oradaki çıkarlarından vazgeçeceği anlamına gelmiyor. Sanıyorum çıkarlarını diplomasiyi öne çıkartarak korumaya çalışacak.
Şu da var elbette:
Trump dengesiz birisi. Sam Amca’yı en iyi karakterize eden bir profil. ABD’nin dış politikasına her zaman pragmatizm egemen olmuştur. Trump dı aynı yolu izleyecek. Yani barışçılığının kalıcı olacağı garantisi yok, ama Türkiye için “sağcı” Trump’ın “ solcu” Haristen daha uygun bir seçenek olduğuna kuşku yok.
ETİKETLER : Yazdır
Yorumlar
Diğer Yazıları





© yeniufuk.com.tr
Künye - iletişim
Müftü Mahallesi Ateş Ahmet Sokak Cerrahoğlu İşmerkezi Kat:5 no:2
Kdz.Ereğli/Zonguldak
03723121008eregliyeniufuk@gmail.com İstek, Şikayetleriniz İçin Tıklayın Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.








